BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Gayretli ol!”

“Gayretli ol!”

Resûl-i Ekrem Efendimizin Hazreti Alî’ye vasıyetleri: “Yâ Ali! Gayretli ol ki, Allahü teâlâ gayretli olanı sever. Cömert ol ki, Allahü teâlâ cömert olanı sever. Cesâretli ol ki, Allahü teâlâ ve tekaddes şecâ’ati sever. Eğer bir kimse senden bir hâcet istese, onun hâcetini bitir. Eğer o kimse o hâcete lâyık değil ise, sen hâcet bitirmeye lâyıksın!”



Resûl-i Ekrem Efendimizin Hazreti Alî’ye vasıyetleri: “Yâ Ali! Gayretli ol ki, Allahü teâlâ gayretli olanı sever. Cömert ol ki, Allahü teâlâ cömert olanı sever. Cesâretli ol ki, Allahü teâlâ ve tekaddes şecâ’ati sever. Eğer bir kimse senden bir hâcet istese, onun hâcetini bitir. Eğer o kimse o hâcete lâyık değil ise, sen hâcet bitirmeye lâyıksın!” “Yâ Ali! İnsanlar, Allahü teâlâya yaklaşıyoruz diye çalışıp-kazandıkları zaman, sen akıl kesb eyle, tâ onlara sebkat edesin, onlardan ileri geçesin. Allahü teâlâya dünyada ve âhırette yaklaşmak derece ve kıymetinin onlardan önde olması için gayret edesin.” “Yâ Ali! Baş ağrısı seni rahatsız edecek kadar olursa, iki elini başın üzerine koyup, sûre-i Haşr’ın sonunu oku. “Lev enzeln┠âyet-i kerîmesinden sonuna kadar oku.” “Yâ Ali! Yalan söylemekten sakın. Eğer zannedersen ki, o yalan seni kurtarır, yalan söyleme. Sana doğru söylemek lâzım olsun. O doğru seni helâk edecek bile olsa, doğru söyle.” “Yâ Ali! Beş kelime ki, Cebrâîl bana ta’lîm etmiştir. Onları sana ta’lîm etmemi mi seversin. Yoksa emir edeyim sana beş keçi versinler, bunu mu seversin!”Hazreti Ali dedi, “Yâ Resûlallah! Ben o beş kelimeyi severim.” Buyurdular ki: “Ey mahlûklara rızık veren! Ey fakîrlere rahmet eden! Ey zor durumda olanları kabûl eden! Ey mü’minlerin Velîsi! Ey rahmet edenlerin en rahîmi! Bana rahmet et, acı.” Selmân-ı Fârisî rivâyet eder. Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Kıyâmet günü olunca; Arşın sağında benim için kırmızı yakuttan bir kubbe kurarlar. Arşın solunda İbrâhîm halîlullah için yakuttan bir kubbe kurarlar. Bir kubbe de Ali için benim ile İbrâhîm arasında beyaz inciden kurarlar. Siz iki Halîlin arasında olan Habîbi ne zan ediyorsunuz.” Câbir der ki, Resûlullah Efendimiz Arafat’ta idi. Hazreti Ali karşılarında idi. Buyurdu: “Yâ Ali! Bana yakın ol. Tenini benim tenime değdir ki, beni ve seni halkettiler bir ağaçtan ki, ben o ağacın aslıyım. Sen fer’isin. Hasen ve Hüseyin o ağacın dallarıdır. Her kim o ağaçtan bir dala yapışırsa, Allahü teâlâ o kimseyi Cennet’e dâhil kılar. Yâ Ali! Eğer benim ümmetim sana buğz ederler ise, Allahü teâlâ, azâb meleklerine buyurur: Tâ onları burunları ve yüzleri üstüne çeke çeke Cehennem’e iletirler.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT