BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bunu seveni sen de sev!”

“Bunu seveni sen de sev!”

Ber⒠bin Âzib rivâyet eder. Resûlullah Efendimiz ile berâber idik. Vedâ haccına geldik. Gadîr-i Hum dedikleri menzile konduk. Resûlullah Efendimiz bana buyurdular ki, “Nidâ et ve söyle, Essalâh! Essalâh!” Eshâb-ı güzînin hepsi toplandılar. Buyurdular: “Ben her mü’mine kendi nefsinden evlâ değil miyim.



Ber⒠bin Âzib rivâyet eder. Resûlullah Efendimiz ile berâber idik. Vedâ haccına geldik. Gadîr-i Hum dedikleri menzile konduk. Resûlullah Efendimiz bana buyurdular ki, “Nidâ et ve söyle, Essalâh! Essalâh!” Eshâb-ı güzînin hepsi toplandılar. Buyurdular: “Ben her mü’mine kendi nefsinden evlâ değil miyim.” Dediler ki, “Evet, yâ Resûlallah!” Buyurdular ki, “Benim ezvâcım (hanımlarım) mü’minlerin annesi değil midir.” Dediler ki, “Evet, yâ Resûlallah!” Sonra Hazreti Ali’nin elini tutup, buyurdular ki, “Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Allahım, bunu seveni sen de sev. bunu sevmiyeni sevme.” Hayber gazâsından döndüler. Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Yâ Ali! Eğer insanlar yanlış anlıyarak Îsâ aleyhisselâma söyledikleri gibi söylemeyeceklerini bilseydim, senin hakkında çok sözler söylerdim. O zaman insanlar ayağının tozunu bereketlenmek için alırlardı. Lâkin sana kifâyet eder ki, sen bana Hârûn aleyhisselâmın Mûsâ aleyhisselâma yakınlığı gibisin. Fakat bu kadar var ki, benden sonra Peygamber gelmez. Seni, benim sünnetim üzerine şehîd ederler. Sen âhırette bendensin. Benim havzım üzerine halifem olursun. O Cennet libâsı ile libâslanan olursun. Benim ümmetimden önce Cennet’e girersin. Seni sevenler nûrdan minber üzerinde olurlar. Ve yüzleri beyaz ve nûrlu olur. Onlara şefâ’at ederim. Yarın benim komşum olurlar. Senin cemâ’atin benim cemâ’atimdir. Senin sulhün benim sulhümdür. Senin sırrın benim sırrımdır. Senin âşikârın benim âşikârımdır. Evlâdın benim evlâdımdır.” Hazreti Ali şükür secdesi edip, dedi ki, Allahü teâlâya hamd olsun ki, beni İslam ni’meti ile ni’metlendirdi. Bana Kur’ân-ı azîm-üş-şânı ta’lîm etti. Beni, mahlûkların en üstünü ve Peygamberlerin sonuncusu ve efendisine, fadlı ile, keremi ile sevdirdi. Resulullah efendimiz bir nasihatında Hazret-i Ali’ye buyurdular ki. “Yâ Ali! Bil ki mü’minin üç alâmeti olur. Namaz kılmak, oruc tutmak ve sadaka vermek. Münâfıkın da üç alâmeti olur. Başkalarının yanında namazın rükû’unu ve secdesini tam yapar. Tenhâda hiçbir rüknü yerine getirmez. Methettikleri zaman seve seve yapar. Allahü teâlâyı açıkta çok zikreder. Yalnız kalınca Allahü teâlâyı unutur.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT