BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sizi neşeli gördüm!”

“Sizi neşeli gördüm!”

Hazreti Ali bin Ebî Tâlib buyurdu ki, bir gün Resûl-i kâinât Efendimizin huzur-u şerîflerine vardım. Mubârek ve münevver yüzlerini neş’eli buldum. Selâm verdim, oturdum. Dedim; yâ Resûlallah! Sizi neşeli gördüm. Eğer Allahü teâlânden sevindirici bir buyruk nâzil olmuş ise haber veriniz de, sizinle berâber sevinelim.



Hazreti Ali bin Ebî Tâlib buyurdu ki, bir gün Resûl-i kâinât Efendimizin huzur-u şerîflerine vardım. Mubârek ve münevver yüzlerini neş’eli buldum. Selâm verdim, oturdum. Dedim; yâ Resûlallah! Sizi neşeli gördüm. Eğer Allahü teâlânden sevindirici bir buyruk nâzil olmuş ise haber veriniz de, sizinle berâber sevinelim. Buyurdular ki: “Yâ Ali! Cebrâîl aleyhisselâm bana haber verdi ki, Allahü teâlâ Cennet-i Adn’i yarattı. O Cennet’e kırmızı yakuttan bir ağaç dikti. Ona kökünü yere geçir, dallarını dışarı çıkar diye emretti. O ağaç da köklerini yere geçirip, dışarı yediyüzbin dal çıkardı. Her dal üzerinde yediyüzbin kırmızı yakuttan kasr [köşk], her kasrda yediyüzbin oda, her odada bir kapu, her kapuda bir taht, her taht üzerinde bin döşek ve döşeğin kalınlığı bin arşın, her taht üzerinde bir hûrî, onun karşısında kırkbin hizmetci ve kırk bin câriye ve her odada yemeklerden ve içeceklerden öyle şeyleri yarattı ki, ne gözler görmüş ve ne kulaklar işitmiş ve ne bir beşerin hâtırına gelmiş olsun.” Sonra Resûlullah Efendimiz buyurdular ki, “Yâ Ali! Bunlar sana ve seni ve evlâdını sevenleredir. Her kim sana buğz ederse, muhakkak bana buğz etmiştir. Her kim bana buğz ederse, benim şefâ’atime kavuşamaz.” Yâ Ali! Hazarda ve seferde Kuşluk namazına devam et ki, kıyâmet günü olduğu zaman, bir nidâ edici Cennet’in şerefeleri üzerinden nidâ eder ki, nerededir o kimseler ki, kuşluk namazını kılarlar idi. Kuşluk kapısından varıp, selâmetle ve emân ile Cennet’e girsinler.. Yâ Ali! Her kim Cum’a günü guslederse, Allahü teâlâ onun günâhlarını affeder. Bu Cum’adan gelecek Cum’aya kadar pürnûr olur. Kabirde ve mîzânda ağırlık olur. Yâ Ali! Kulların sevgilisi, Allahü teâlâya o kuldur ki, secdede “Yâ Rabbî! Ben nefsime zulüm ettim. Beni affet! Zîrâ günâhları ancak sen affedersin.” der. Yâ Ali! Şarap içen ile dostluk etme. O mel’ûndur. Zekât vermiyen kimse ile arkadaşlık etme. O Allahü teâlânın düşmanıdır. Fâiz yiyen ile arkadaşlık etme ki, o Allahü teâlâ ile muhârebe eder. Kur’ân-ı kerîmde bu bildirilmiştir. (Bekara sûresi 279.cu âyet-i kerîmesinde meâlen); “Eğer fâizi terk etmezseniz, Allaha ve Peygambere karşı harbe girmiş olursunuz...” buyurulmuştur. Yâ Ali! Tembeller için de üç alâmet olur. Allahü teâlânın tâ’atinde tembellik eder. Kusûrlu amel eder. Ameli zâyi’ olur, boşa gider. Namazı tehîr eder. Hattâ vaktini de geçirir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT