BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizim Serhat fena çuvalladı!

Bizim Serhat fena çuvalladı!

Yahu sevgili Serhat, yani (ULUEREN), sen de mi bomba yedin ? Merak etme, yakında Star satılacak, patron değişecek. Diyeceğim şu: Diyorsun ki ve de Adnan’a karşı diğer yorumcuları ve sunucuyu da yanına alarak, “Fırat Aydınus muazzam maç yönetti. En yüksek notu alır. Zaten gözlemci ile görüştüm...” Peki, not kaç Serhat? Sadece 7,2... Eh şöyle böyle... Yani hiç de senin ve diğer yorumcu yandaşların gibi görmemiş gözlemci maçı...



Beşiktaş’ta ikinci trafik kazası! Yok yok Yıldız Yokuşu’ndan inerken freni patlayan kamyon, otobüs durağına falan girmedi. Rıza Çalımbay hocamın tuhaf oyun planlarından birinde daha, bu defa Pancu ile Youla çarpıştılar ve Youla’nın burnu çatladı. Hatırlayın; dün de Koray’la Gökhan aynı kazayı yapmışlardı. Gerçekten de karmaşık işler hep kazayla sonuçlanır... Sivas’ın askeri, çok askeri terhis edecek! Bülent Uygun... Türkiye Ligi’nin eski gol krallarından... Hem de hayatında hiç en uç adamı olarak oynamamış olmasına rağmen... Eh böyle bir futbol beyin ve gözünün bir gün bir takımın başına geçip de, transfere soyunması, doğal olarak tam not alacaktı. Bizim asker Bülent, Kalla, Fran, Andersson ve sonradan oyuna giren teknik yapısı güçlü karası ile müthiş bir transfer işi becermiş. Ders ola!... Bu da ne demek TV-8? TV-8, Avrupa’dan futbol maçlarının naklen yayını gerçekleştirerek ciddi bir hizmet vermektedir. Ama ne var ki, spor programları içine bir garabet de düşürdü bu arada... Efendim neymiş; Sinan Engin (otoriter yorumcu)... Yok yahu! Peki, diğer yorumcular salata mı? Hiç yakışıyor mu, Göktuğ? Körlerle sağırlar birbirini ağırlar! Ne güzel! Çıkmışlar kendi televizyonlarına sallayıp duruyorlar... Neymiş; federasyon çok iyi işler yapıyormuş, hatta onun seçtiği Disiplin Kurulu da... Ama Tahkim öyle mi ? Hemen istifa etmeliymiş... Durun bir dakika... Deniz Barış’a, dikkat edin, dikkat edin, dikkat edin, 2005-2006 şampiyonluk primini de ödemiş olmakla, (Elimde belge var) sizin istifanız istense daha iyi olmaz mı? Gönderdiğiniz resmi yazı bu Tahkim’e... Siz dua edin de, bitmemiş ligin primini veren bir kulübe Tahkim... Hadi neyse... Her şeyi birbirine karıştırıyorsunuz. Petkov’u önce bedelsiz aldık, diye resmi yazı gönderiyorsunuz, sonra başkan çıkıp ben parayı elden verdim, diyor... Siz anlaşılan ne ağzınızdan çıkanı duyuyorsunuz, ne de elinizden çıkanın farkındasınız. Eh, ne demişler? Bak; başlık! Gerets de mi kumarbaz çıktı? Tamam, hem Hakan, hem Ümit, hem de Necati, Vestel’e karşı idare eder... Hem de en kralından, en kral gollerle... Ama aynı maçta, ilk 30 dakikalık bölümde Vestel’in Mondragon’u ne kadar zor durumlara soktuğu da unutulmamalı... G. Saray bu üçlüyle rakibin yarı alanında iyi işler yapar ama, kendi yarı alanında da zaaflar gösterir. Yarın Vestel’den daha iyi ve daha etkili işler yapan rakip yarı saha takımı çıkabilir. Dikkat! Siz bu spor medyasının dolmuşuna rağbet etmeyin Mr. Gerets... F. Bahçe, Deniz için sadece “Ödemeli” Basından okuduğuma göre F.Bahçe, Deniz davasında FİFA’ya kadar gitmeyi düşünüyormuş. Hatta basında kulüp amigolarına göre yola da çıkmış... Aman siz siz olun, sadece ve sadece Cavcav’la anlaşıp, işi kapatın, daha doğrusu Deniz’i de, kendinizi de kurtarın. Çünkü ortada sadece Deniz’in suçu değil, kulübün de suçu görülmektedir. Ben söylemiyorum, evraklar ve onların ulaştığı statüler söylüyor. Ben olsaydım, Futbol Federasyonu’ndaki bazı yandaşlarımın okşamalarıyla uyuşmaz, adrese havele çıkarırdım. Marlboro’yu Muammer kaptı! Bizim çay ocağının sahibi Muzaffer’in koyu Beşiktaşlı biraderi Muammer’e son maçta bir paket Marlboro kaybettim. İddia şöyleydi; Ben F. Bahçe’yi tutup, bir gol de avans verdim. Tabii kaybettim. Eh ben şimdi, maça gireli bir dakika bile olmamış adama penaltı attıran, tek santrfordan çifte dönmek için 80 dakika bekleyen Daum’a bulaşmayayım da kime bulaşayım... Yarın Beşiktaş da, savunmanın ortasına iki tane yabancı oturtsun, ona da oynarım... Allah’tan Kardeşler’in tezgah kreatörü adaşım G. Saraylı Kemal aynı iddiaya girmekten son anda vazgeçti... Rıza, kendini tekzip etti! Rıza kardeşim; sen değil miydin geçen sezonun ortasında, “Ronaldo’yu bir yere bırakmam, o benim en önemli oyuncum” deyip, adamı Konya yolundan döndüren ve ayağının tozuyla takıma koyan...Eeee peki sonra neden yolcu ettin? Bir düşün bakalım... Bir daha düşün... Ronaldo bugün takımda olsaydı, sence nasıl olurdu? Bizim Serhat fena çuvalladı! Yahu sevgili Serhat, yani (ULUEREN), sen de mi bomba yedin ? Merak etme, yakında Star satılacak, patron değişecek. Diyeceğim şu: Diyorsun ki ve de Adnan’a karşı diğer yorumcuları ve sunucuyu da yanına alarak, “Fırat Aydınus muazzam maç yönetti. En yüksek notu alır. Zaten gözlemci ile görüştüm...” Peki, not kaç Serhat? Sadece 7,2... Eh şöyle böyle... Yani hiç de senin ve diğer yorumcu yandaşların gibi görmemiş gözlemci maçı... Ne haber Everton zaferi palavracıları? F.Bahçe’nin Everton’u özel maçta farklı yenişine bizim spor basını methiyeler düzerken, ben de Eventon’un bu sezon düşme tehlikesi yaşayacağını ve Avrupa Kupaları’ndan da hemen terhis olacağını iddia ettim. Yazı bu sütunda 3 Ağustos Çarşamba günü çıktı. İnanmayan arşive girer bakar... Canaydın’ın peşinden mutlaka gidilmeli! G. Saray Kulübü başkanı Sayın Özhan Canaydın, Tromsö’deki stad rezalatini gündeme getirdi ama, ne yazık ki, ardından “Bu mücadelede biz de varız” diyen çıkmadı. Eeee dünya ufak... Yarın size de böyle bir ikramiye çıkar... Ama ne yapıp yapmalı, bütün kulüpler birleşip, şu UEFA’nın kulağına şiddetli asılmalıdırlar... Bizim stadlarımız, bu köy-kasaba takımlarının stadlarını birkaç defa içlerine aldıkları gibi konfor açısından da fark atarlar. Ama UEFA bize gelip zart-zurt eder. Birleşirsek, şimdi yandılar demektir... Ne olur bir işi iyi yapın (Kanal-a)! Kanal-a ‘da Fransa ligi maçları var. Harika... Büyük hizmet... Özlemle bekliyordum, bu işi kim yapacak diye... Bu hafta Bordeaux-Lyon maçıyla siftah ettim. Ama o da ne ? Yorumcu, Lyon’un tek forvet, Carew’le oynadığını söylüyor. Açıp sordum, kim diye... Eski hakem Sadık İlhan’mış... Ne tek forveti hoca? Govou ile Malouda kaleci mi ki? Yattara ne yapmış? Vatan’daki habere göre, Trabzonsporlu Yattara, evinde porno izlerken eşinin hücumuna uğramış ve az kalsın bıçaklanıyormuş. Yahu; bu maharetli futbolcuların hepsinde de böyle bir arıza var. Ne kadar kötü... Halbuki bunlar birer Hüseyin, Tayfur, Ümit gibi düşünseler, yaşasalar, ne güzel olur...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT