BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir doktorun itirafları-II

Bir doktorun itirafları-II

Bundan önceki yazımda ‘aykırı bir doktorun’ yani Amerikalı Prof. Dr. Mendelsohn’un açıklamalarını yazmıştım... Dr. Mendelsohn aynı yıl Los Angeles’taki doktorların, sigorta pirimleriyle ilgili yolsuzlukların artmasını protesto etmek için grev yaptıklarını hatırlatarak;



Bundan önceki yazımda ‘aykırı bir doktorun’ yani Amerikalı Prof. Dr. Mendelsohn’un açıklamalarını yazmıştım... Dr. Mendelsohn aynı yıl Los Angeles’taki doktorların, sigorta pirimleriyle ilgili yolsuzlukların artmasını protesto etmek için grev yaptıklarını hatırlatarak; “Ölüm oranlarında yüzde 18’lik bir azalma görüldü! Grev sona erip, tıbbi makineler yeniden gıcırdamaya başladığında ölüm oranları tekrar önceki seviyesine çıktı” diyor... *** Dr. Mendelsohn kanser hastaları için de şunları yazıyor; “Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi, ameliyat ve radyasyonun aslında mantıksız ve bilimsel olarak desteklenmemiş uygulamalar oldukları açığa çıkarıldıkça, bütün geleneksel onkoloji sahası ortadan kaybolacaktır.” *** Doğu tıbbının beslenmenin sağlıktaki öneminin farkına vardığını ve bundan faydalanmayı bildiğini de ifade eden Dr. Mendelsohn; “Doğu inançlarını incelediğinizde besinlerin ruh sağlığı için ne kadar önemli kabul edildiğini görürsünüz. Hıristiyanlık adı verilen Batı inancıysa, modern tıp anlayışının ta kendisidir. Modern tıp, gerçek besinler yerine, önlerinde saygıyla eğildikleri kutsal sembolik besinler koymuştur...” *** Dr. Mendelsohn, ilaca bağımlı bir hayat idame ettiren modern tıbbın en büyük lokomotifinin ilaç sektörü olduğunu belirterek; “Bir çocuğun canı sıkılıyorsa, bir yerde uzun süre oturamıyorsa, hiperaktiftir ve ilaca ihtiyacı vardır. Bir ömür hiç egzersiz yapmadıysanız ve doğal olarak eklemleriniz sertleştiyse, ilaca ihtiyacınız var demektir. Tansiyonunuz biraz yüksekse, ilaca ihtiyacınız vardır. Burnunuz akıyorsa, hayatınız yolunda gitmiyorsa ilaca ihtiyacınız vardır...Bu böyle sürer gider...” *** Her yıl 10 milyon Amerikalı’nın soğuk algınlığına yakalandığı için doktora gittiğini ve bunların yüzde 95’nin ellerinde bir reçeteyle dışarı çıktığını belirten Dr. Mendelsohn; “Bu reçetelerde yazılı ilaçların yarısını antibiyotikler oluşturuyor. Bu insanlar sadece hiçbir faydası olmayan bir şey satın aldıkları için dolandırılmakla kalmıyorlar, aynı zamanda yan etkilerin tehlikeleri ve ölümcül enfeksiyon riskleri hakkında da kandırılıyorlar.” *** ABD hastanelerinde her yıl tıbbi hatalar yüzünden 44 ila 100 bin kişinin öldüğünü belirten Dr. Mendelsohn’a bu eserinden sonra bir çok tıp çevresi ‘şarlatan’ dedi. Ben ise sadece eseri okumanızı tavsiye edebilirim. Ayrıca ilaçsız tedaviyi savunan iki Nobel ödüllü Dr. Linus Pauling’e de tıp çevreleri ‘şarlatan’ dediğini de hatırlatalım. Birilerinin birilerine ‘şarlatan’ demesiyle bu işler düzelmiyor... Kimin neye inandığı bizi pek ilgilendirmiyor. Lakin neyin doğru olduğu hepimizi galiba ilgilendiriyor... *** Sonuçta, doktorsuz ve hastanesiz bir dünya düşünülemez. İnsanlar bir müşteri gibi görülmemeli. Zaruri olmadıkça, tıbbi cihazlar ve ilaçlara mahkum edilmemeli... Bu isteğin altına sağduyu sahibi her doktorun imza atacağına eminim. *** Yüzde yüz faydalı bir şey yoktur... Ne kadar faydalı olduğu tartışılmalıdır... İlaçların yüzde 51’i fayda sağlıyorsa yüzde 49’da zarar verdiği aşikardır... İnsanlar; eğitim, adalet ve sağlık kapılarında bir müşteri gibi asla görülmemelidir... İşte Amerika’daki sağlık skandallarını Dr. Mendelsohn böyle ortaya koyuyor... Ya bizde ? Belki de bir doktorun itiraflarını yazmasını bekleyeceğiz...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT