BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni meselesinin 23 Nisan 1915 ve öncesi

Ermeni meselesinin 23 Nisan 1915 ve öncesi

Boğaziçi üniversitesince çok önceleri düzenlenen ama, Devletin siyasetine ters düşeceği düşüncesi ile ertelenen; Osmanlının Son Döneminde Ermeniler Paneli, hukuki bir engele takıldı. Kararı veren Bağımsız Türk yargısı. Karar Türk milleti adına veriliyor.



Boğaziçi üniversitesince çok önceleri düzenlenen ama, Devletin siyasetine ters düşeceği düşüncesi ile ertelenen; Osmanlının Son Döneminde Ermeniler Paneli, hukuki bir engele takıldı. Kararı veren Bağımsız Türk yargısı. Karar Türk milleti adına veriliyor. Bu kararı maalesef açıkça tenkit ettiler ve hatta bazı yayın Organları ‘Yassah Hemşerim’ gibi laflarla mantıksız gösterdiler. Yargıyı böyle davranış ve sözlerle baskı altına alma teşebbüsleri Anayasaya aykırıdır. Her neyse. Tehcir diye dillerine doladıkları mesele, Osmanlı hükümetinin 24 nisan 1915’te, devam etmekte olan savaşın harekat sahası içinde meskun olan Ermenilerden, zararlı faaliyetleri görülenlerini, menzil sahası dışına nakil için kolordu komutanlarına kadar yetki vermesidir. Konu açıktır. Saptırmaya kalkanlar, bilimsel konumları ne olursa olsun gerçeği bilerek gizlemektedirler. A. Board misyoner örgütü, 1810’dan itibaren, Osmanlı topraklarında yaşayan Ortodoks Ermenileri, Protestanlığa döndürmek için 1921’e kadar çeşitli yollardan manevi ağır baskılara uğrattı. Yani tam 111 sene manevi baskı. 450 adet Misyoner okulu açıldı, 50.000 den fazla öğrenci okutuldu ve zihinler ifsat edildi. Tartışmalarda 23 nisan 1915 ve öncesini görüşmekten kaçınanlar, aslında gerçeklerden kaçıyorlar. Yüz sene içindeki Ermeni ayaklanma ve patırtılarını da konuşsunlar. 1820’lerde kurulan Surp Pırgiç Ermeni Vakfının hastane ve huzur evine, 1914 senesi kasım ayına kadar, her gün 100 kilo et ile 300 kilo ekmek Osmanlı Devleti bütçesinden verildi. Yani bu günkü Balıklı Rum Hastanesinin kurucusu vakfa ve 94 sene hiç kesinti olmadan. 1821 Rum Mora Patras İsyanından sonra, Rumlara Osmanlı devletinde daha az görev verildi. Ermenilere ise verilen görev çok artırıldı. Bu güvene rağmen, sadece Kahramanmaraş’ın Süleymani’ye yani Zeytununda 145 sene ara ara devam eden Ermenilerin devlete baş kaldırmaları bitmek bilmedi. Avrupa devletleri bu köyde Konsolosluklar açıverdiler. Panelde bir konuşmacı, Tehcirle Ermeniler açık av haline getirildi diyor.. 1877-1878 Osmanlı Rus harbinde, hem Tuna cephesinde, hem Doğu Anadoluda Rusların görevlendirdiği binlerce Ermeni Kızı ve erkeği Rus orduları hesabına casusluk yaptı.. Osmanlı cephaneliklerini sabote etti.. Erzak depolarını yağmalayıp, Türk birliklerini ölüm tuzağına düşürdü. Aziziye baskınında iki alayımızı topluca şehit ettiler. Bütün bu ihanetlere rağmen, 24 Nisan Tehciri ile, yollarda göç kafilerine tecavüze yeltenen 540 Türk suçlu yakalandı ve Osmanlı hükümetince ölüm cezasına çarptırıldı. O dönemde Kayseri Belediye Başkanı olan rahmetli Rıfat Çalıka’nın hatıralarında, Kayseri hudutları içinde göçün nasıl bir merhamet ve emniyetle uygulandığı çok güzel anlatılmıştır. Özetle bana göre bu Panelin ana maksadı, güya bilimsellik perdesi ardında; ülkemizi Soykırımı kabule ve neticesinde yıllar sürecek bir kan parası yani Tazminat ödemeye mahkum ettirmeye çalışmaktır. Kimse ekmek yediği tekneyi kirletmeye kalkmasın.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT