BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu ayıp temizlenmeli

Bu ayıp temizlenmeli

Türk futbol tarihinin en büyük skandalı Türkiye Gazetesi’nin insancıl, ya da daha sert bir dille vatansever davranışıyla önlenmiştir. Söz konusu olan Deniz Barış’ın Avrupa Kupası ve milli maçlarda oynatılma isteğine federasyonun da balıklama atlamasıdır.



Türk futbol tarihinin en büyük skandalı Türkiye Gazetesi’nin insancıl, ya da daha sert bir dille vatansever davranışıyla önlenmiştir. Söz konusu olan Deniz Barış’ın Avrupa Kupası ve milli maçlarda oynatılma isteğine federasyonun da balıklama atlamasıdır. Faciadan dönülmüştür. F.Bahçe hükmen mağlup olmaktan, Türkiye Gazetesi sayesinde kurtulmuştur. Futbol Federasyonu, hem kendini yakmaktan hem de F.Bahçe’yi ateşe atmaktan yine Türkiye Gazetesi sayesinde kurtulmuştur. Bu arada komik haberi gece yarısı öğrenip gazeteye gelerek belki de gazetecilik açısından sarı kartlık bir eylem yapmıştır ama, F.Bahçe ve federasyonu kurtaran Tahir Kum kardeşimi de kutlamak isterim. Şimdi meseleyi biraz açalım. Çünkü bunu yapmazsak, son dakikada kurtulduğumuz büyük faciayla gelecek günlerde de yüz yüze kalabiliriz. Büyük bir olasılıkla F.Bahçe Teknik Direktörü Daum, yedek kulübesindeki sıkıntıyı önlemek amacıyla yönetiminden Deniz Barış için bir girişimde bulunmasını talep etmiştir. F.Bahçe yönetiminin başkanı veya yöneticileri, ya da kulüp çatısı altındaki bazı görevliler Daum’un talebine dört elle sarılmış görülmektedirler. Bu açık ve net karşımızda durmaktadır. Çünkü F.Bahçe’deki sorumlular, Daum’a Şampiyonlar Ligi Disiplin Talimatı’nın 15. maddesinin 4. fıkrasına göre Deniz Barış’ın her hangi bir müsabakada oynamasının mümkün olamayacağını bildirmiş olmalıydılar. Ama dünya kulübü sloganıyla yaşayanlar böyle bir disiplin talimatından haberdar olmadıklarını, Daum’un talebini federasyona bir yazı ile ileterek kabul etmiş görünmektedirler. Ve ne acıdır ki, Futbol Federasyonu da F.Bahçe’nin bu resmi teklifine genel sekreterinin imzasıyla resmi bir cevap vererek, Deniz Barış’ın Avrupa Kupaları ve milli maçlarda oynayabileceğini duyurmuştur. Tabii skandala bir adım kala Türkiye Gazetesi’nin haberiyle F.Bahçe Deniz’i hemen kadrodan çıkarmış, bu arada da Futbol Federasyonu ile telefon diplomasisi kurmayı da son bir umut olarak ihmal etmemiştir. Ve ne acıdır ki, F.Bahçe’nin bu ısrarı ile federasyonun yanlışı, ayıbı çatısı altında bir birine paslama yarışı, Türk spor medyasına gerektiği gibi yansıtılamamıştır. Ve de televizyon ve gazetelerde Deniz Barış’ın federasyon izniyle uluslararası maçlarda oynayabileceği şeklindeki haberde, yine müthiş spor basınımız tarafından uykuda karşılanmıştır. Yani ne acıdır ki, Türkiye’de spor sayfalarını yönetenler, spor gazetelerinin başında olanlar, televizyonlarda kurum kurum müdürlük ve otoriterlik yapanlar böyle bir skandalın farkına bile varmamışlardır. Bir kere daha değinmekte yarar vardır. Türk futbolunun lokomotiflerinden biri olan koca F.Bahçe ile Türk futbolunu yönetme ve yönlendirme görevini hem de özel yasasıyla üstlenmiş Futbol Federasyonu, ve de Türk spor basını tam anlamıyla sınıfta kalmıştır. Şimdi acaba F.Bahçe Kulübü’nde Daum’un isteğine, “derhal” yanıtını vererek federasyona baş vurulmasını isteyen ve de resmi yazının altına imzasını atanlar, Hakan Bilal Kutlualp kadar da mı suçlu değillerdir? Futbol Federasyonu’nun böyle bir talebe izin veren yönetimi ve onun kararını imzaya atan genel sekreteri, yine koltuklarında oturmaya mı devam edeceklerdir? Spor medyası, gazetesi ve televizyonuyla, yine kurum, kamuoyunun önünde dolaşabilecek midir? Bana göre Türk futbolunun geleceği açısından bütün sorumluların bir haysiyet gösterisi ile istifa etmeleri gerekmektedir. Düşünebiliyor musunuz, PSV gibi bir sezon öncenin yarı finalistini iyi bir oyunla sürklase eden F.Bahçe, şayet Tahir Kum ve Türkiye Gazetesi olmasaydı aynı skorla hükmen mağlup olacaktı. Şayet bu eskilerin çok beğendim deyimiyle, “Varta nasıl olsa atlatılmıştır” diye yine ortalıklarda gezinilecekse, kalıbımı basarım yeni skandallara hazırlıklı olunuz. Ama şunu da biliniz ki, bu defa Türkiye Gazetesi de, Tahir Kum da, diğer gazeteler (!) ve diğer gazeteciler (!) gibi sesini çıkarmayacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT