BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Yaradanından korkmayan kimse...”

“Yaradanından korkmayan kimse...”

Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in vefâtına yakın oğlu Orhan Bey’e yaptığı vasiyeti şöyle: “Oğul, din işlerini her şeyden evvel ele alıp, yürütmek birinci vazîfen olsun! Sakın bu husûsta gevşeklik yapmayasın! Çünkü, bir farzın yerine getirilmesine vesîle olmak, bütün dünyaya sahip olmaktan çok daha iyidir.



Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in vefâtına yakın oğlu Orhan Bey’e yaptığı vasiyeti şöyle: “Oğul, din işlerini her şeyden evvel ele alıp, yürütmek birinci vazîfen olsun! Sakın bu husûsta gevşeklik yapmayasın! Çünkü, bir farzın yerine getirilmesine vesîle olmak, bütün dünyaya sahip olmaktan çok daha iyidir. Din gayreti olmayan, sefâlete, perişanlığa düşer. Dini bütün olmayan kimselere devlet işlerini verme. Zîrâ, Yaradanından korkmayan bir kimse, yarattıklarından hiç korkmaz. Zulümden ve bütün bid’atlerden yanî dinde yeri olmayan şeylerden son derece uzak dur. Seni zulme ve bidate teşvîk edip, sürükleyenleri devlet hizmetinden uzaklaştır, uzaklaştırmazsan bu senin yıkılışına vesîle olur. Allah rızâsı için, devlet hizmetinde ömrünü tüketen sâdık devlet adamlarını dâima gözet! Böyle kıymetli kimselerin vefâtından sonra, çoluk-çocuğunu koru, ihtiyaçlarını karşıla! Kimsenin mülküne dokunma, hak sahiplerinin hakkını ver! Lâyık olanlara, ikrâm ve ihsânda bulun! Bilhassa, askerleri iyi koru, bunların ihtiyaçlarını karşıla, rahat olmalarını sağla! Devletin ayakta kalmasını sağlayan, hakîkî âlimleri ve fazîlet sâhiplerini, edip ve yazarları, san’at erbâbını koru! Onlara hürmet, ikrâm ve ihsânda bulun! Bir ülkede olgun bir âlimin, bir evliyânın, bulunduğunu duyarsan, onu memnûn ederek ülkene getir. Onlara her türlü imkânı tanıyarak ülkene yerleştir ki, din ve devlet işleri nizama girsin! Sakın orduya ve zenginliğe mağrûr olma! Hakîkî âlim ve âriflere hürmet edip, sarayında onlara yer ver. Benim hâlimi örnek al! Hiç lâyık olmadığım hâlde, bunlara hürmet ettiğim için, bu duruma geldim. Allahü teâlânın nice ihsânlarına kavuştum. Müslümanları ve sana itâat eden gayr-i müslîm kimseleri himâye et! Devletin parasını, isrâf eyleme, ihtiyaçların dışında harcama! Senden sonra geleceklere de aynı nasîhatte bulun! Dâima âdalet ile hükmeyle! Ey oğlum, bir işe başlayacağın vakit, Allahü teâlâya sığın! Gücüne, kuvvetine, askerine güvenme! Halkını memnûn et! Halkının sana karşı olan güveninin sarsılmasından son derece sakın! Allahü teâlânın emirlerine aykırı iş yapmayasın! Bilmediğin şeyleri, âlimlerden sorup anlayasın! İyice bilmeden bir işe başlamayasın! Her zaman ihsân sâhibi olasın. İnsan, ihsânın kulcağızıdır. Allah için cihâdı terk etmeyerek benim rûhumu şâd eyle! Şunu da bil ki, bizim yolumuz, Allah yoludur. Maksadımız Allahü teâlânın dinini yaymaktır. Yoksa kuru bir cihangirlik davâsında değiliz. Sana da zaten bunlar yaraşır. Hepinizi Allahü teâlâya emânet ediyorum...” Osmanlı sultanları yukarıdaki vasiyete candan sarılmış, devletin altıyüz sene hiç değişmeyen anayasası olmuştur. Osman Gâzî Osmanlı Padişahlarının ilkidir. 1258’de Söğüt’te doğdu. Çocukluğundan beri iyi bir eğitim gördü. Mükemmel bir asker ve devlet adamı olarak yetişti. Sık sık, Edebâli hazretlerinin dergâhına gider, misâfir olurdu. Daha sonra da damadı oldu... *** HUZURUN KAYNAĞI AİLE Kitabının ikinci baskısı çıktı. Mevcudu kalmadığı için bulamayanlar, Arı Sanat Yayınevi’nden ve kitapçılardan temin edebilirler. > Tel: 0 212 - 454 38 21 Faks: 0 212 - 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT