BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukuksuz yargı

Hukuksuz yargı

Kurulun ceza konusundaki dayanak maddesinin ortadaki eylemle çelişmesi, cezaların kalkabileceğini gösterdi



> M.Tahir Kum Dayanak çok “farklı” çıktı Türk futbol tarihinin en geniş kapsamlı dosyalarından biri olan A.Sebat-Kayseri maçıyla ilgili Profesyonel Disiplin Kurulu’nun önceki gün verdiği tarihi cezaların hukuki dayanağı “farklı” çıktı. Yaklaşık 5 aydır süren soruşturma sırasında “Bu bahisdir, şikedir veya bahis şikesidir” derken PFDK, sürpriz bir şekilde, yargılamasını talimatındaki karşılığı “teşvik primi alma ile verme” suçu olan 36. madde üzerinden yaparak karara bağladı. Karar konusundaki dayanak maddesinin ortadaki eylemle tam zıt olmasının yanı sıra, kurulun sonuç kısmında “ortada daha aydınlanmayan kısımlar var” itirafında bulunması kararın şüphe üzerine verildiği bunun da hukukla bağlaşmadığı belirtildi. Para “yenin” diye mi geldi? ... Ve bu cezaları, talimattaki “Hileli danışıklı futbol müsabakası” olan yani; “şike suçu” üzerinden değil de “Sair hallerden menfaat”, diğer bir deyişle “teşvik primi suçu” üzerinden geçirerek sonuca bağlayan PFDK’ya soruyoruz; “Teşvik primi; futbolculara “yenmeleri” için, “Şike” ise futbolculara “yenilmeleri” için verilen bir maddi menfaat ise, bu olayda ceza alan A.Sebatlı futbolculara bu para ne diye vaad edilmiştir? Sizce?, maçın sonucu Kayserispor’un galibiyeti, yani A.Sebat’ın yenilgisi üzerine ayarlandığı iddia edilen böyle bir karşılaşmada, bu para vaadi A.Sebatlı oyunculara “yenin” diye mi, “yoksa” yenilin diye mi vaad edilmiş olabilir? Bunun cevabı “yenilin” sözcüğü ise bunun karşılığı neden uygulanmamıştır? Şüpheler üzerine ceza İlk yarısı A.Sebat’ın galibiyeti üzerine ayarlanan bu maçta rakip Kayserispor kalecisi Metin Aktaş’a bu para hangi şartla vaad edilmiş olabilir? A.Sebatlı oyuncular bu işin içine “yenmek değil yenilmek” üzere girdiği şeklindeki kararınız sabit ise acaba bu dediğiniz gibi teşvik primi mi, yoksa şike kapsamına mı girer? Burda, “hileli maçtan” kasıt; “yenilmek üzere oynamak” ise, hileli maçın karşılığı da “şike” ise neden bu eylem “şike” değil de “teşvik” kapsamına sokulmuştur? Kaldı ki, “Hileli ve danışıklı futbol müsabakası” yani, “şike”de kulüplerin içinde olması aranmamaktadır. Bu 3. şahıslarda olabilir. Son olarak, PFDK’nın bazı şüphelerin hâlâ aydınlanmadığı itirafına rağmen dosyayı karara bağlaması hukuki açıdan doğru mudur? ------ HİLELİ VE DANIŞIKLI FUTBOL MÜSABAKASI (Şike): Madde 35 - Müsabakaların sonuçlarını etkilemek amacıyla hileli ve danışıklı futbol müsabakası yapan, yaptıran veya buna teşebbüs eden kişiler ve aracıları en az bir yıl müsabakadan men cezası veya hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılır. Kuruluşlar, Federasyon Yönetim Kurulu tarafından küme düşürme cezası ile cezalandırılır. (Şike, kısa tarifi “yenilin” diye verilen paradır) ------ SAİR HALLERDE MENFAAT (Teşvik primi) Madde 36 - Bir futbol müsabakasının neticesinden faydalanması mümkün olan kuruluş ve kişilerden maddi menfaat temini suretiyle müsabakaya katılan, bu suretle müsabakaya katılanlara maddi menfaat vaadinde bulunan veya temin veya ita eden kişi veya kuruluşlar, altı aydan iki yıla kadar müsabakalardan men veya hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılırlar. Sorumluluğu bulunan kişi veya kuruluşlara ayrıca para cezası verilir. (Teşvik primi, “yenin” diye verilen paradır)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT