BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aman bu kurallar değişmesin!

Aman bu kurallar değişmesin!

Müjdeli bir haberle yoruma başlıyoruz. Başkan Rogge, olimpiyatlar işin garanti verdi. Bu köşeden defalarca yazdık, “Yeni kurallar özellikle grekoromen stilde, bizim lehimize” diye. Serbest ve grekoromende genelde madalyaları tecrübeliler aldı.



Müjdeli bir haberle yoruma başlıyoruz. Başkan Rogge, olimpiyatlar işin garanti verdi. Bu köşeden defalarca yazdık, “Yeni kurallar özellikle grekoromen stilde, bizim lehimize” diye. Serbest ve grekoromende genelde madalyaları tecrübeliler aldı. Fazla kondisyona gerek yok ,özellikle künde yapabiliyorsan, çırpılmıyorsan, çırpabiliyorsan ve ayakta 1 dakika idare edebiliyorsan ,kura şansın varsa, iyi de çalıştıysan, madalya almamak işten bile değil. Aman bu kurallar değişmesin. Gemi bu hali ile yürür mü bilemem ama olimpiyatlar için zaman azalıyor, bu madalyaların arkasına sığınırsak yazık olur. Bu kurallarla bir çok şampiyon da yenildi! Bir daha böyle şans zor gelir. Örneğin biraz akıllı olsak 1997’yi yakalayabilirdik. Sponsorlar el insaf, artık biraz da güreşe el atın, yetmedi mi futbol,basketbol, voleybol?.. Grekoda Nazmi ve Şeref, serbest stilde özellikle Serhat Balcı altın almalıydı. Alamadıysalar nedenlerini araştırmak gerekir. Moskova buradan zor olacaktır unutulmamalı. (Kimler 2008’e hazırlanıyor, dünyada onu da kesin olarak göreceğiz). Şeref’le ilgili Mehmet Atalay basına demeç verdi, soruşturma açılacak. Şeref Eroğlu olimpiyat üçüncüsü, Avrupa ve dünya şampiyonu, aman sayın genel müdürüm, şampiyonlar kolay yetişmiyor, 10 yıl sürüyor. Bu konularda Şeref çok hassastır, haklı veya haksız demiyorum ama bir şampiyon ile ilgili işler yaparken dikkatli olmak gerekir. Elbette gerekçeleri vardır. Pekiyi kafilede yer alanların hiç mi suçu yok? İstenilse buna mani olunabilirdi. İdari ve teknik menajer olmalı. Bunu hep dile getirdim. İşin başında esasında bu göreve taliptim ama güven ortamı göremeyince ürktüm, kararsız kaldım. Ama şu anda çok elzem... Hamza yıllarca 84 kiloda ve ilk çıktığın Avrupa, Dünya Şampiyonası’nda 96 kiloda altın alacaksın... Olacak şey değil... Düşünüyorum da, ya Hamza olmasaydı? Türkiye’de rekor grekoromende Hamza Yerlikaya’nın eline geçti. (Serbest stilde Hüseyin Akbaş’ın 4 dünya şampiyonluğu bulunuyor, Avrupa, dünya ve olimpiyatları baz aldığınızda ise her iki stilde rekor Hamza’ya geçti.) Hamza artık bir çırak yetiştirmen lâzım. Sen de bırakınca ne olacak? Bir de Karam’a bel bağlayanlara sesleniyorum! Vallahi Hamza oradaydı, ama Karam yoktu. Güreşmedi derken, aman ha asla küçümsememeli, ihtimal Moskova 2006’da mindere çıkacak. Şimdiden biletinizi ayırın, asrın kapışması olacak. Şöyle film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Hamza’nın, benim de antrenör olarak bulunduğum 1992 Sapanca kampına gelişi, Sadettin Tantan faktörü... 1993-2005, dile kolay. 2 olimpiyat, 3 dünya, 7 Avrupa altını. Var mı ondan büyüğü? Allah nazardan saklasın, iyi ki varsın Hamza. Ya olmasaydın gemiyi kim kurtaracaktı? Hamza’ya dikkat ettiniz mi? Final müsabakasında çok akıllı bir taktik uyguladı genç Macar rakibine. Tabii ki yerde kendi paradına da çok güvendiği için olacak, parterde avantajları ve dezavantajları çok iyi hesapladı. Bravo. Bu dünya şampiyonasında tam serbestte madalya olmayacak denilirken, Aydın karanlıkların ardından kendini, takımı, federasyonu ve arkadaşlarını kurtardı “Süpermen” gibi. 1988 Bratislava Gençler Avrupa Şampiyonası’nda altınla başladı madalya serüveni. Bir ara Zekeriya Güçlü ile milli mayoyu giyme rekabeti, sponsor olunacağı vaadi ile borç batağına girmesi (Bir daha belirteyim, onu Osman Şansal bu bataktan kurtardı), yağlı güreşe dönüş, olimpiyatlarda üçüncülük, ama bir türlü beklenen patlamayı yapamamak... Recep Kara bu arada sahneye çıktı ve rekabet başladı. Ancak aksilik bu ya hep ona karşı kaybetmeye başladı ve tabii ki mayoyu da Recep giydi. Avrupa Şampiyonası’nda talihsiz bir şekilde sakatlanınca, Aydın’a Milli Takım yolu göründü. Aksilik peşini bir türlü bırakmıyordu. Uçaktaki tatsız olay Aydın’a mâl edilmeye çalışıldı. Onu da atlatması bayağı zamanını aldı ve Dünya Şampiyonası onun için dönüm noktası oldu. Aydın Budapeşte’de yeniden doğdu. Çocuklar gibi şen - şakrak.. Bu arada belirteyim, Recep Kara da Aydın kadar değerli. Aman ha Aydın Polatçı’yı kazandık derken onu da kaybetmeyelim. Aydın her şeyin hayırlısı ama onun da payı var senin şampiyon olmanda, unutma.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT