BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Tarih yazdık’

‘Tarih yazdık’

Zorlu bir yola girildiğini belirten Dışişleri Bakanı, 3 Ekim gününü anlatırken, “Tren kaçıp gidecekti. Bazen ‘Tamam, bu iş bitti’ dediğimiz oldu. Ama duruşumuzu hiç bozmadık” dedi. AB’nin tarihî bir karara imza attığını belirten Gül, “Türk halkı için de daha fazla refahın yolu açılmıştır” diye konuştu.



LÜKSEMBURG- Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye ile AB arasında müzakerelerin başlamasının, Türkiye’nin yanı sıra AB, bölge ve dünya için tarihi bir olay olduğunu söyledi. Gül, Lüksemburg’da düzenlediği basın toplantısında, uzun ve yorucu çalışmaların sonucunda müzakerelerin resmen başladığına işaret ederek, çalışmaların bundan sonra da yoğun şekilde süreceğini belirtti. Türkiye-AB ilişkileri sürecinde bundan sonra yükün büyük bölümünün Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’ın üzerinde olacağını kaydeden Gül, “Neredeyse kaçıp giden bir tren söz konusuydu” dedi. Gül, Avrupa içinde ne zaman muhalif bir ses yükselse, bu sese karşılığın yine Avrupa içinden geldiğine ve Türkiye’nin AB’ye katkılarının anlatıldığına işaret ederek, “Açık söyleyeyim, zaman zaman bu iş bitmiştir dediğimiz sahneler birkaç kez yaşandı. Ancak duruşumuzu hiç bozmadık. Kararlı olduk ve kazandık” dedi. Dünyaya büyük hediye Müzakerelerin başlamasının birçok bakımdan tarihi niteliğe sahip olduğunun altını çizen Gül, şöyle konuştu: “Bütün dünya için tarihidir. Soğuk savaş döneminden sonra özellikle 11 Eylül’den sonra dünya, çatışmalar, kavgalar, etnik gerginlikler, kötü haberlerle karşı karşıya kalmıştır. İlk defa dünya büyük ve olumlu bir gelişmeyle karşı karşıyadır. Doğu, Batı, Asya, Avrupa, İslam ya da Hristiyanlık kavga ya da ayrışma yerine bugün ilk defa birleşmeyi görüyoruz. Bundan büyük bir olumlu hava olamaz, bu dünyaya büyük bir hediyedir.” AB’nin aldığı kararın Türkiye için olduğu kadar Avrupa için de tarihi nitelik taşıdığını vurgulayan Gül, şöyle konuştu: “Avrupa artık küresel planda önemli bir rol oynayacak bir aktör haline geldi. Avrupa’nın büyük olabilmesi için tarih boyunca iki şeye ihtiyacı olmuştur: Biri çok kültürlülüğü hazmetmek, ikincisi de Asya’ya köprü olmak. Türkiye ile Avrupa çok kültürlü insanlarla farklı dinlerle yaşama kararını vermiştir.” Türkiye-AB ilişkilerinin bölge için de ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Gül, Türkiye’nin Balkanlar’da, Kafkasya’da ve Orta Doğu’da daima istikrar yayan bir ülke olduğunu, AB ile beraber Türkiye’nin bu işlevini çok daha emin ve güçlü şekilde yaymaya devam edeceğini kaydetti. Dev bir adım “Büyük bir tarihi dönemeç geçilmiştir, büyük bir adım atılmıştır” diyen Gül, Türkiye’nin 1000 yıldır Avrupa’da, 200 yıldır Avrupa siyasi kurumsallaşmasının içinde ve son 50 yıldır da AB ile farklı ilişkiler içinde olduğunu belirterek, “Bu tarihin gidişinin bir bakıma tescil edilmesidir” diye konuştu. Türkiye’nin çağdaş dünya ile beraber olmayı ve evrensel standartları kendine taşımayı, AB ile hayata geçirmeyi planladığını söyleyen Gül, “Bu karar ile Türkiye çok daha öngörülebilir bir ülke olmuştur. Bir ülkenin geleceğinin öngörülebilir olması kadar önemli bir şey yoktur. Demokrasi, istikrar ve refah açısından bu çok önemlidir” dedi. Türkiye’nin bu standartları AB için olduğu kadar, kendi halkı için de istediğinin altını çizen Gül, Türk halkının daha fazla özgürlük, demokrasi için uğraştığını, uğraşmaya devam edeceğini belirtti. Halkımız faydalanacak Gül, şöyle devam etti: “Reformları devam ederek geliştireceğiz. Türkiye son üç yıldır demokratik bir ülke oldu demiyorum ama çok çok daha pekişmiştir, çok daha kurumsallaşmıştır. AB’nin komisyon raporuyla Türkiye’nin kritik eşiği geçtiği tespit edilmiştir, yani ilk defa halkı Müslüman olan bir ülke Avrupa standartlarında bir demokrasiyi gerçekleştirmiştir. Bu sadece Türkiye için değil, tüm dünya için çok anlamlıdır ama her şeyden önce de kendi halkımız için çok önemlidir. Çünkü o demokrasinin nimetlerinden bizim halkımız faydalanacaktır. Gül, sürece emeği geçen Dışişleri Bakanlığı çalışanlarına, ilgili kurumların temsilcilerine teşekkür ederken, yetkinin, partinin ilgili kurulu ve Bakanlar Kurulu’ndan alındığını hatırlattı ve “Sayın Başbakanımız da işin başında olmuştur, bütün emeği geçenler, bunu milletimiz, Türk halkı için yapmıştır, bir kez daha hayırlı olsun diyorum” diye konuştu. Saatler durdu! TÜRKİYE’nin müzakere-lerin başlamasına yönelik Hükümetlerarası Konferansa katılmaya karar vermesinin gecikmesi üzerine ilginç bir yöntem izlendi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Lüksemburg’a Türkiye saatiyle (TSİ) 01.05’te gelince, saatler 23.58’de donduruldu. Böylelikle müzakerelerin başlangıcı resmi kayıtlara öngörüldüğü gibi 3 Ekim olarak geçti. Bakan Gül de, müzakerelerinin başlatıldığı resmi törende, İngilizce olarak “İleride Türkçe de AB dillerinden biri olacak” diye başladığı konuşmasını Türkçe sürdürdü.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 117699
    % 0.95
  • 3.7846
    % -0.57
  • 4.6331
    % -0.58
  • 5.2473
    % -0.7
  • 161.666
    % -0.81
 
 
 
 
 
KAPAT