BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Medeniyetleri uzlaştıracağız

Medeniyetleri uzlaştıracağız

TGRT HABER TV’de yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar” programına konuk olan gazetemiz başyazarı Yılmaz Öztuna: “Türkiye’nin AB ile müzakerelere başlaması, batı ile doğu medeniyetinin buluşmasına büyük katkı sağlayacaktır”



ANKARA- Başyazarımız Yılmaz Öztuna, AB ile müzakerelere başlayan Türkiye’nin, iki büyük medeniyetin buluşmasında çok büyük hizmetler vereceğini söyledi. Genel Yayın Müdürümüz Fuat Bol ve yazarımız İsmail Kapan’ın ortaklaşa hazırladığı “Çerçeve’den Yansımalar”ın dünkü konuğu Başyazarımız Yılmaz Öztuna idi. TGRT HABER TV’de yayınlanan programda, Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci, karşılaşılan zorluklar ve sürece dahil olmanın etkileri konuşuldu. Hükümet başarmıştır Yılmaz Öztuna konuşmasına, hükümetin çabalarının övgüye değer olduğunu belirterek başladı. Yılmaz Öztuna, “Hükümetimizin tavrını, direncini iyi buluyorum, tasdik ediyorum. AB politikasında başarı ile yürümüş ve bu noktaya gelinmiştir. AB politikasında söyleyecek söz bulamıyorum. Bu uğurda son 40 yılda çalışan bir çok partiden daha iyi çalışmıştır. Yapılan tenkitler varsa yersizdir” dedi. ABD ile yakınlaşmalı Bu arada hükümeti de temkinli olmaya davet eden Yılmaz Öztuna, hükümetin dördüncü senesine girdiğini ve ciddi bir başarı grafiği yakaladığını söyleyerek, “Bu başarısını fuzuli şekilde harcamamalıdır. AB ile sağladığı başarılı ilişkisini ABD ile de sağlamalıdır. ABD ile arası iyi olan bir ülkeye, AB ülkeleri daha az muhalefet edecektir, daha az sıkıştıracaktır” dedi. En kötü senaryoyu da değerlendiren Yılmaz Öztuna, müzakerelerin başlamaması durumunda Türkiye’nin her alanda sarsıntı geçirebileceğini açıkladı. Yılmaz Öztuna şöyle devam etti: “Türkiye bakımından ekonomik bir sarsıntı geçirilir, gerileme olurdu. İktidarın muhalifleri, seçim isteyeceklerdi. Çok erken seçim olabilirdi. Çünkü, bir çok parti, AB’ye karşı olduğu için değil o yolla hükümeti yıkmak için eleştiri yapıyor.” Terörün işine yarardı Bunun dışarıda da ses getirecek olaylara neden olabileceğini kaydeden Öztuna, “Müzakere başlamasaydı, El Kaide’den başlamak üzere ne kadar terör örgütler varsa hepsi çok sevinecekti. ‘Bizi sömüren bu devletler, kendilerine ait olmayana eşit muamele etmiyor’ diyecek ve AB medeniyetine karşı, İslam aleminde şüpheler artacaktı. Bunun toplamı, ABD politikasını zora sokar. Bunun maliyeti de çok büyük olur” dedi. “İngiltere olmasaydı, ne olurdu” şeklindeki soruya cevap veren Yılmaz Öztuna, “Küçük devletlerden biri olsaydı bu çetin çekişme, iyi neticelenmezdi. İngiltere’nin azmi kararlılığı, soğukkanlılığı bu neticeyi almada ağırlık kazandırmıştır” diye konuştu. Doğu-batı iş birliği Batı ile doğu medeniyetinin buluşmasının temeli hakkında da açıklamalar yapan Öztuna, iki medeniyetin buluşmasında Türkiye’nin çok büyük hizmetler verebileceğini açıkladı. Öztuna, “Tamamen laik olan ve nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye’nin, bu geçişe, bu yumuşamaya çok büyük hizmet edeceği aşikardır. Biz, Hindistan’da bile 900 sene kalarak ehli kitap olmayanlarla bile çok iyi geçinmişiz. Ehli kitap olan Hıristiyanlarla geçinmememiz mevzu bahis bile olamaz. Halkı Müslüman olan bir çok ülke, ‘biz de Türkiye gibi olalım’ diye heveslere kapılacak ve Avrupa kendi medeniyetini yaymak bakımından fevkalade kârlı çıkacaktır. Kültür erozyonunda en fazla Türkiye etkilenecek. Türkçe ortadan kalkmaz fakat bozulur” dedi. Hoşgörü lideriyiz “Medenİyetler çatışmasını istemek için bir terör grubuna üye olmak gerekir” diyen Yılmaz Öztuna, “Biz, bütün dinlerle bir arada çok iyi geçinmenin şampiyonu olan bir milletiz. Biz Ermeni düşmanı filan değiliz. Talat Paşa ve 2. Abdülhamit de Ermeni düşmanı değildir. Bir ırkın düşmanı olmak Avrupa’ya mahsustur. Ermeniler ayaklanmıştır, onlar da bastırılmıştır” diye konuştu. AB’ye çabuk uyum sağlarız YILMAZ Öztuna, tahmin edildiğinin aksine Türkiye’nin AB’ye çok kolay adapte olacağını belirterek “Avrupa Birliği, Hıristiyan kulübü olmadığını, olmak istemediğini, böyle bir arzusu olmadığını ortaya koydu. Nüfus bakımından AB’ye bir yük getireceğimiz, düşüncesi var. Bunun böyle olmayacağına, herkesi inandırmamız lazım. Avrupai hayat tarzı Türkiye açısından çok kolaydır. Ama burada, milli eğitim ve kültürü kaybetmemek lazım. Bu da iktidarların hünerine bağlıdır. Bunu sağlamayan iktidarları memlekete hizmet etmiş saymam” dedi. Kültür erozyonu yaşanabilir BİrlİĞe dahil olduktan sonra milli kültürün zedeleneceği ve Türk dilinin tahrip olacağı iddialarını cevaplayan ünlü tarihçi Yılmaz Öztuna, “Türk kültürü çok sağlamdır. Bu kadar ihmal edilmesine rağmen hâlâ ayaktadır. Atatürk’ten sonra çok ihmal edilmiştir ve hatalar yapılmıştır.” şeklinde değerlendirmelerde bulunarak, gençlerin milli kültürden uzaklaşmasının olumsuz yanlarını ortaya koydu. Avusturya’nın gerisinde Merkel ve Chirac vardı YIlmaz Öztuna, Avusturya’nın AB’ye rest çekecek kadar güçlü bir ülke olmadığını belirterek “Türkiye’nin AB’ye tam üye olmaması için direten bu ülkenin arkasında Fransa ve Almanya’nın muhafazakar partileri bulunuyordu. Bu işin arkasında Chirac veya Merkel var, bu kesindir. Bu işi maskaralığa çevirdiler. Ciddiliği kalmadı” diye konuştu. Türklerden ürküyorlar Bu arada Avusturya’nın da kendisine göre çekinceler yaşadığını söyleyen Yılmaz Öztuna, “Avusturya gittikçe fazlalaşan, Viyana’da bulunan Türklerden ürküyor. Türklere karşı menfi (olumsuz) duyguları vardır. Kara Mustafa Paşa’yı unutmamışlardır. Bizde sorsanız Kara Mustafa Paşa’yı, 50 kişiden 2 kişi bilmez, ama Avusturya’da herkes bilir.” şeklinde konuştu. İngiltere’nin ardından dönem başkanlığının 3 ay sonra Avusturya’nın eline geçeceğini ifade eden Yılmaz Öztuna, müzakerelerde soğukkanlı davranmanın önemine işaret etti. Öztuna, “Adım adım tüm bu müşkilatı geçmek zorundayız, başka çaremiz yoktur” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT