BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne olurdu?

Ne olurdu?

Lüksemburg’da oluşturulan belgeye Ankara hayır! demek durumunda kalsa idi ne olurdu? Avrupa Birliği’nde tam bir kriz başlardı. Çatlak büyürdü. Türkiye, Birleşik Amerika ile -İngiltere gibi- tam bir stratejik ve ekonomik ittifaka girmeye başlardı. Ama İran, Çin, Hindistan, Rusya ile birleşmemizi isteyenler de seslerini yükseltirlerdi. Dünya dengesi mutlaka değişirdi.



Lüksemburg’da oluşturulan belgeye Ankara hayır! demek durumunda kalsa idi ne olurdu? Avrupa Birliği’nde tam bir kriz başlardı. Çatlak büyürdü. Türkiye, Birleşik Amerika ile -İngiltere gibi- tam bir stratejik ve ekonomik ittifaka girmeye başlardı. Ama İran, Çin, Hindistan, Rusya ile birleşmemizi isteyenler de seslerini yükseltirlerdi. Dünya dengesi mutlaka değişirdi. İçeride Avrupa Birliği muhalifleri ve AK Parti karşıtları, artık gemi azıya alırlardı. Kopenhag kriterlerinden bazıları uygulamadan kaldırılırdı. Demokrasimiz gerilerdi. İçimize kapanmaya başlardık. Dağ taş hemen seçim diye inlerdi. Şu anda ciddi ve inanılır anketlerde ikinci parti görünen Milliyetçi Hareket Partisi lideri Bahçeli, zaten 2006 baharı sözünü telaffuz etmişti. 2002 seçimlerini, bir buçuk sene öncesine aldırıp gününü bile tayin ederek, iki ortağına söylemeden ve mecliste seçim istemeyen oylar rastgele sayılarak gerçekleştirenin Dr. Bahçeli olduğu belki unutuldu. AK Parti’yi iktidar kılanın Bahçeli’nin bu atılımı olduğu apaçıktır. Binaenaleyh iktidardan şikayetlerinin ılımlı çizgiyi aşması şaşırtıcıdır. MHP, Avrupa Birliği muhalefetinin şampiyonluğuna soyundu. AB muhalifleri şimdilik yüzde 30 civarındadır. Ancak bu oyların tamamını MHP’nin alması bahis konusu değildir. Üçte ikisini alabilir. Bununla beraber Dr. Bahçeli, muhteşem ülkücü mitinginde, Avrupa Birliği’ni istemediğine, Türkiye’ye yaramaz olduğuna dair tek kelime söylemedi. Kutluyoruz. Zira AB karşıtı bir partinin istikbali yoktur. Bahçeli, iktidarın tutumunu kınadı. Onurlu müzakere istedi. İyi güzel de, Bahçeli’nin istediği seviyede bir onuru bugün cihan devletleri kullanmıyor. Devletlerinin yararı için her politikacı pek çok şeyi göze alıyor. AB için bazı tavizler verildiği açıktır. Ancak bunların verilmesini zorunlu kılan, 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kucağına son derecede yetersiz ve kusurlu bir AB bohçası koyan eski iktidarlardır. Siz olsanız ne yapıp ne elde ederdiniz? Ben Başbakan’ın ve Dişişleri Bakanı’nın ABD siyasetini eleştirdim. Ancak AB için cansiperâne çalıştılar.
Reklamı Geç
KAPAT