BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarımda kollar sıvandı

Tarımda kollar sıvandı

Tarama süreci 5 Aralık’ta başlayacak olan tarımda kollar sıvandı. 5 kişilik yürütme kurulu oluşturuldu. Zor süreçten, Türkiye’nin kazançlı çıkması bekleniyor



ANKARA - Türkiye’nen Avrupa Birliği (AB) ile 3 Ekim’de müzakerelere resmen başlamasıyla birlikte çeşitli kurumlar da AB ile uyum için hareketlerini hızlandırdı. Müzakerelerde Türkiye’yi en fazla zorlaması beklenen tarım konusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcısı Nebi Çelik başkanlığında 5 kişilik bir ekip oluşturuldu. Bundan sonra da tarımda müzakerelerin sağlıklı yürüyebilmesi için öncelikle Türkiye’deki tarım istatistiklerinin ve kayıtlarının güvenilir hale getirilmesi gerekiyor. Bu çerçevede, kamu kurumlarının yapısı da değişecek. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı adı altında örgütlenecek. Üretimimiz kayıt dışı AB ile tarım alanında tarım ve kırsal kalkınma, veterinerlik, bitki sağlığı, gıda, balıkçılık ve malların serbest dolaşımı başlıkları altında uyum süreci yürütülecek. Müzakerelerin sağlıklı yürümesi açısından tarımla ilgili kayıt ve verilerin gerçekçi olması da büyük önem taşıyor. Ancak uygulamada hem bitkisel hem de hayvan varlığı bilgileri kayıtlara değil, tahmine dayanıyor. Tahminlere göre et, süt ve gıda üretiminde kayıt dışılık fazla. Şekerpancarı gibi sözleşmeli yapılan üretimler dışındaki bitkisel üretimin de büyük bölümü kayıt dışı. Türkiye’nin önemli üretici olduğu kuru üzüm, kuru incir, kayısı, fındık gibi ürünler dışındaki ürünlerde standart ve kalite problemi yaşanıyor. DGD’lere esas olacak Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) 3 yıldır uygulanıyor ama başarı sağlanamadı. Ayrıca büyükbaş hayvan varlığı için kulak küpeleme projesi de besicilerin kayda girmek istememesi nedeniyle başarı sağlanamıyor. Halbuki bu bilgiler hem destekleme hem de kota dağıtımında hayati önem taşıyor. Soğan ve elma dağları Türkiye’de tarımın planlanması büyük önem taşıyor. Bu planlama yapılmadığı için çiftçi kazancına göre üretim yapıyor. Bir yıl çok kazandığını, ertesi yıl yine ekiyor. O ürünün iyi kazandırdığını görenler de o ürünü ekince üretim fazlası oluşuyor. Böyle olunca bazen soğan, bazen elma dağları oluşuyor. Yumurta ve sütte üretim artınca “Devlet yumurta, süt alsın, okullara dağıtsın” istekleri yükseliyor. Çiftçi, devlete en kolay satabileceği buğday, mısır, şekerpancarı, tütün gibi ürünleri üretmeye yöneliyor. O zaman da devlet, üreticiyi korumak için, milyonlarca ton ürünü almak durumunda kalıyor. Çiftçi ürettiği ürünün piyasada fiyatının oluşmasını beklemek yerine devlete satıp parasını almak istiyor. Geçimlik tarım yaptığı için tarıma yatırım da yapmıyor. Şimdi ne olacak? * Hayvancılık ürünlerinin serbest dolaşımı için Türkiye’nin şap, kuduz gibi hastalıkları yok etmesi gerekiyor. Bunun için de kayıt şart. * Ülkemizde AB’ye ihracat yapabilecek tavukçuluk entegre tesisleri bulunuyor. Üretim rakamları sağlıklı olursa AB’de süt gibi kota uygulanan ürünlerde kayıt şart. Kotalar için kayıt sayısı üzerinden pazarlık başlayacağı için bunun önemi de artıyor. * AB’ye uyum halinde devlet doğrudan alım yapmayı bırakacak. Kurulacak müdahale kuruluşları ile fiyatlara müdahale edilebilecek. TMO, bir müdahale ve destekleme ödeme kuruluşu haline gelecek. * Topluluğa yeni üye olan ülkelerin müzakere süreçleri incelenecek, tarımdaki tecrübeler ışığında pozisyon belirlemek için yetkililer, Polonya, Macaristan ve Romanya’ya ziyaretlerde bulundular.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT