BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millî Arşivin kurtarılması ricası

Millî Arşivin kurtarılması ricası

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü 3056 sayılı Kanun ile Türk Kamu arşivlerini hukuki, idari ve ilmi açıdan yönetmekle görevlendirilmiş ve teşkilatlandırılmıştır...



Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü 3056 sayılı Kanun ile Türk Kamu arşivlerini hukuki, idari ve ilmi açıdan yönetmekle görevlendirilmiş ve teşkilatlandırılmıştır. İstanbul’da Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Ankara’da Cumhuriyet Arşivi ve Dokümantasyon Daire Başkanlıkları marifetiyle görev ve sorumluluklarını yerine getirmektedir. Bir anlamda genç bir kamu kurumudur. Bu sebeple, kamuoyunda çok yaygın olarak tanınmamakta, önemsenmemekte ve hatta yetersiz idareciler yüzünden yok edilmeye çalışılmaktadır. Yarı akademik bir kurum olması gereken Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü yaklaşık iki yıldır; - Devrin iktidar milletvekillerinden birisinin “Ya O, ya ben” dayatması ile önce uzman genel müdürünü kaybetmiştir. - Bu dayatmanın ardından hemen bir genel müdür adayı bulunmuş ve güya idari boşluk doldurulmuştur. - Bu kuruma atandığı gün öğrenen genel müdür kendisine lütfedilen görevin şaşkınlığı içinde kalmıştır. Kurumu virane ortamına çekmeye çalışmıştır ve bunu da yazık ki büyük ölçüde başarmıştır. - Kurum önce idari bir sarsıntı geçirmiş ve hemen arkasından rutin bilimsel çalışmalar gereksizdir denilerek ve personele bizzat genel müdür tarafından söylenerek yavaşlatılmış ve bazı işlemler tamamen durdurulmuştur, ancak yerine yenileri de konulamamıştır. Artık arşiv fonlarından arşiv yayınları üretilmemesi, bunu başka kamu kurumlarının yapmasının gerektiği söylenmiştir. Ancak geçen zaman içerisinde hiçbir iş yapılmamasından da telaşa kapılan idareciler daha önceki dönemde yayınlanmış bazı kitapların ikinci, üçüncü baskılarını yapmaya başlamışlardır. Hiçbir bibliyografya yayınlanmamıştır. - Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı kamu kurum ve kuruluşlarını arşiv mevzuatı çerçevesinde denetlemekten vazgeçmiş, güya yılda bir kez faaliyet raporu isteneceği belirtilmiştir. Kamu arşivlerinden milli arşive evrak akışı kesilmiştir. - Bu arada idareye yakın kişilerden çalışmayan gruplar oluşturulmuş ve bu gruplara örnek olarak planlama koordinasyon grubu gibi isimler verilerek, personel ve idare arasında bir istihbarat ve iftira mekanizması kurulmuştur. - Hiçbir zaman arşiv eğitimi almamış ve aslında Başbakanlıktaki birtakım kişilerin desteği ya da gazabı sonucu Genel Müdürlükte görev alan ya da sürgün gönderilen kişiler arşiv personeli üzerinde yıkıcı, yıpratıcı, olumsuz propaganda yürütmektedirler. - Özellikle Ankara’da arşiv hizmetleri müstakil bir site içerisinde yürütülmektedir. Uzun yıllar bu sitenin her türlü temizlik ve oda hizmetleri kurumun kendi personeli tarafından yapılmışken, son yıllarda bütün kamu kurum ve kuruluşlarında bu işlemlerin özel temizlik şirketlerine yaptırılması işi arşivde de uygulanmaya başlanmıştır. Arşivde hiçbir sorumluluğu olmayan temizlik şirketi elemanları arşivin gizlilik taşıyan her ortamına girmekte, belgeler bu elemanlar tarafından taşınmakta, temizlik yapıldığı saatlerde bu şirketin elemanları belge yığınları ile başbaşa kalmaktadırlar. Cumhuriyet Arşivi temizlik şirketine emanettir. Hatta temizlik şirketinin elemanları zaman zaman kurumun telefon santralinin operatörü, zaman zaman kafeteryanın işletmecisi olabilmektedirler. Ankara’daki arşiv sitesi, projesi itibariyle ödül almış bir binaya sahiptir. Ancak idareciler bu binanın iç mimarisinde birtakım seçme adamlarına göre özel mekanlar hazırlayabilmektedirler. Bu keyfilik sözkonusu binanın zaman içerisinde tanınmaz bir hale gelmesi için yeterli bir sebep teşkil etmeye başlamıştır. - Bilimsel çalışma yapma perspektifi kaybedilmiştir. “Biz de bir şeyler yaptık” mantığı ile hareket edilmekte, Arşiv Şûrası gibi ne olduğu belirsiz işler yapılmaya çalışılmaktadır. - Türk kamu kuruluşlarının birçoğunda gözlemleyebileceğimiz bir başıboşluk, herkesin her şeyi yapacağı kanaati, partizanlık, keyfilik gibi birçok olumsuz tavır bugün Genel Müdürlüğün gerek Ankara ve gerekse İstanbul birimlerinde yaygınlık kazanmıştır. Bu milli kurum ve mesele hakkında daha önceki ilgilerinizi de dikkate alarak sizleri haberdar etmeyi ve bu durumun köşenizde yer almasını diledik. Devletimiz ve milletimize çok büyük fedakarlıklarla yapılmış olan bu milli kurumun sizlerin görüşlerinizle daha iyi noktalara geleceğini umuyoruz. Destekleriniz için şimdiden teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Derin saygılarımızla. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Çalışanları Not: Yeni iktidar yetkililerinin, Ankara ve İstanbulumuzda, tarihi ve ilmi onurumuz olan Devlet Arşivleri çalışanlarıyla temas kurmalarını rica ederim. A.K.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT