BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Meydan okumak!

Meydan okumak!

Dünyanın en demokratik ülkelerinde ve en köklü meclislerinde bile, yazılı kurallara, yazılı hukuka dayanmayan “olamaz, olamayacak ve yapılamayacak” şeyler vardır.



Dünyanın en demokratik ülkelerinde ve en köklü meclislerinde bile, yazılı kurallara, yazılı hukuka dayanmayan “olamaz, olamayacak ve yapılamayacak” şeyler vardır. Bunlar teamül, “convention”, ne derseniz deyin, “vardır” kurulu düzen kökünden yıkılmadıkça “var” olacaklardır... Türkiye’de de, yapılan bütün demagojilere, sürülen bütün “hukuki” iddialara rağmen, laik cmuhuriyetin meclisinde ve kurumlarında hanımların türbanlı ve başörtülü, erkeklerin de sarık, cüppe veya çakşırla bulunamayacakları, görev yapamayacakları, iç tüzük hükmü olmasa bile, “olamaz, olamayacak ve yapılamayacak” şeylerdendir. Durum bu kadar net! Mesele Merve Hanımın veya başkasının kişisel inancı ve hakkı meselesi değil, kendisinin Amerikan vatandaşı olması, inanmadığı ortaya çıkan geçmiş beyanlardan belli olduğu halde nasıl, hangi yüzle “Demokratik ve laik Cumhuriyete, Atatürk ilkelerine bağlı kalacağına” and içeceği çok önemli, hukuk ve ahlak konuları ama, sözde inancının üniforması yapılmış bir kılıkla, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmalarına katılamaz, vesselam! İşi uzatmaya demagojiye boğmaya, hukuk münakaşaları yapmaya; mühimi ülkeyi, milleti daha fazla bölmeye mana ve gerek yok... KONU UZATILDIKÇA... Konu uzatıldıkça ülkenin huzur ve birliğine o kadar fazla zarar veriyor. Merve Kavakçı Hanımın türbanı yüzünden çıkan bunalım, yıllardır müzmin bir yara gibi işleyen başörtü sorununun odağında ve beraberinde tehlikeli bir şekilde tırmanıyor. Benim iyimser umudum bütün bu sorunun sağduyu ve “İz’anla” çözümlenmesi! Ama kötümser sezim de işin karakolda “biteceği”... Zaten bazıları da bunu planlamış ve tezgahlamışlardır! Merve Hanıma da acıyorum, acaba şu sırada oynadığı veya oynatıldığı oyunun ne kadar tehlikeli olduğunun ve Türkiye’nin ve Türk milletinin bölünmesine alet edildiğinin farkında mı? Dışarıda ve içeride birilerinin, kendi çıkarları, emelleri uğruna, mübarek dinimizi kullandıkları gibi, genç bir hanımı kullanmaları da tehlikeli olduğu kadar ayıp da! Bu güç denemesini sarıklı cübbeli bir erkek milletvekiline yaptıramayacakları için anlaşılan Merve’yi kullanmışlardır. Ben inanıyorum ki, o “birileri” Türkiye’nin ve zinde kuvvetlerinin sabır ve direncini “test” ediyorlar; “Bakalım Türkiye’yi bir şeriat devlet ihaline getirmek çabaları daha nereye kadar gidecek?” hatta “kanlı mı olacak kansız mı olacak?” diye... Ve bu olayın Türkiye’yi böleceğini bilerek ve hatta kanlı olayları da, kardeş kavgalarını göze alarak “gerilen ip neresinden koparsa kopsun gayri!” düşüncesi ile! Merve Hanım yakın tarihimizi iyi bilemeyecek kadar genç ve tecrübesiz olabilir. Ya başkaları? Akıl hocaları ve Fazilet Partisinin sayın Genel Başkanı, fütursuzluk ve çaresizlik içinde “Başörtüsünü çıkarıp çıkarmamak Merve hanımın kişisel inanç meselesidir” derken, eğer hanımefendi Meclis Genel Kuruluna gelir ve başörtüsü ile and içerse orada kıyametin kopacağını ve sonra da çok ağır bunalımlara yol açacağını tahmin edemeyecek kadar basiretsiz kişiler midir? Vatanperverliğine ve dürüstlüğüne hâlâ inanmak istediğim sayın Recai Kutan’ı tenzih ederim. Ama bazıları bu neticeyi pekala biliyor ve bekliyorlardı... Dediğim gibi, Türkiye’yi test ediyorlardı. Yoksa TBMM’deki çoğunluğun, o engeli de aşarlarsa toplumun ve asıl önemlisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu oldu-bittiye kuzu kuzu boyun eğeceklerini düşünemeyecek kadar aymaz olamazlardı! Ama onlar böylelikle Türkiye’de kurulu düzenin yerine istedikleri düzeni kurmak yolunda çok büyük bir adım atacaklarına inanmışlardı ve “müsademe rotasında” evvelce de yaptıkları gibi bilerek devam ettiler... İÇTİKLERİ ANDA İNANMAK Ama ben adım gibi biliyorum ki onlar da Merve Hanımın hiç inanmadan içeceği andın Anayasada yazılı metnini de kerhen ve “yeşil tutarak” okumuşlardır. Siz bu sözleri daha önce Şevki Yılmaz gibilerin içtenlikle, inanarak okumuş olduklarına inanır mısınız? Özetlemek gerekirse, Merve Hanımın başörtüsünün ve teşebbüsünün, Türkiye’yi böleceği ve çok ciddi ihtilatlara yol açacağı muhakkak ve herkesçe peşinen malumken, ülkemizin başka tehlikelerle karşı karşıya olduğu bir zamanda, bazı şeyleri zorlamayı kötü niyetten hatta ülkeye ihanetten başka neyi atfedebiliriz? Nitekim bugün Türkiye çözülmesi çok güç bir bunalımın içindedir. Gene soracağım; “Değer mi idi?” MADALYONUN ÖBÜR TARAFI Bu teşebbüsün hiçbir mazereti kabul edilemez. Ancak bu vesileyle bir hususu da belirtmek zorundayım. Geçen akşam bir TV kanalında “cinsellik” konusundaki bir tartışmaya katıldım. Aslında bu konudaki programda tedirgin oldum ama bu vesileyle toplumumuzdaki, maalesef medyanın alet olduğu ahlak yozlaşması hakkında vermek istediğim mesajlar vardı. Medyada, her gün sergilenen aşırı çıplaklıklar ve ahlaksızlıklar, gerici akımlara gerekçe oluyor ve onlara güç veriyor. Bazı muhafazakar kesimler, hele Anadolu’dan İstanbul’a gelenler, çocuklarını etraftaki bu yozlaşmadan korumak için, bir yerlere sığınmak gereğini duyuyorlar. Daha yıllarca önce inancı doğrultusunda dini vecibelerini yerine getirdikleri, namaz kıldıkları, oruç tuttukları için horlandıklarında aynı yerlere sığınmak ihtiyacını duymuşlardı. MNP, MSP, REFAH vb partilerin güçlenmesinde bu olguların, rolü büyük olmuştur! Bu partiler ve daha aşırıları insanlarımızın bu kaygılarını istismar etmişlerdir. Laikliğe sahip çıkan, rejimi gerçekten korumak için yobazlarla mücadele edenlerin, özellikle medyanın, bu hususta daha sorumlu davranmalarını istemek hata mı olur? Çünkü bana “Siz başörtüsüne karşı çıkıyorsunuz ama bazılarının göğüslerini ve her yerlerini pervasızca teşhir etmelerine, bunca ahlaksızlık manzaralarına niçin göz yumuyorsunuz” diye soran okuyucularıma cevap vermekte zorlanıyorum. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Toplumda öyle teamüller (conventions) vardır ki, yazılı kanun ve kurallardan fazla geçerli ve kalıcıdırlar... Kanunlar değiştirilebilir fakat bazı teamülleri, gelenekleri değiştirmek o kadar kolay olmaz!” OLİVER WENDELL HOLMES ABD Yüksek Mahkemesi Yargıçlarından
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT