BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğu insanının samimiyeti

Doğu insanının samimiyeti

Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanının o kadar çok meziyeti var ki, hangisini sayayım. Güneşe, rüzgara, kar ve yağmura direnen kayalar gibi sağlam ve sabırlılar bir kere. Hakeza ahlâkları. Onları onlar yapan örf ve âdetlerinin güzelliğini hemen her yerde görmek mümkün. Saygı, sevgi ve hoşgörünün insan bedeninde yoğunlaşıp nasıl bir manevi güç olduğunu görmek için bu bölgeleri gezmek ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanları tanımak lazım.



Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanının o kadar çok meziyeti var ki, hangisini sayayım. Güneşe, rüzgara, kar ve yağmura direnen kayalar gibi sağlam ve sabırlılar bir kere. Hakeza ahlâkları. Onları onlar yapan örf ve âdetlerinin güzelliğini hemen her yerde görmek mümkün. Saygı, sevgi ve hoşgörünün insan bedeninde yoğunlaşıp nasıl bir manevi güç olduğunu görmek için bu bölgeleri gezmek ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanları tanımak lazım. Hele bir misafirperverlikleri var ki, deme gitsin. Türk halkının ana geleneğidir bu, hepsi ikram etmeyi, misafir ağırlamayı sever esasında ama Doğu ve Güneydoğu’da zirve yapar bu âdet. Misafir etten kemikten bir insan olarak değil de, bir sultan, bir padişah muamelesi görür bu yörede. Misafire gösterilen izzet ve ikramın, ayrıca ona yapılan hizmetin Doğu insanı için ayrı bir yeri vardır: İftihar vesilesidir onun için. Misafire hizmet ettiği için kendini bahtiyar addeder, mutluluk duyar bu yaptığı işten dolayı. Bu güzel hasletlere sahip olan yöre halkı bir çocuk kadar da saf ve temizdir. Onu da söyleyeyim. Başına ne gelmişse bu saflığından gelmiş zaten. Suiistimal edilmeye müsait bir saflıkta çünkü onların bu temizliği. Doğu İşadamları Derneği Başkanı Nimetullah Güneş aradı iki gün önce. Yöreyle ilgili yazı yazıyorum ya, teşekkür etmek istemiş. Fakat, iki gözü iki çeşme. Ağlamaktan iki kelime edemiyor. Koskocaman adamın böyle çocuk gibi ağlamasından ben de etkilendim. O susmasa ben ağlayacaktım. O raddeye gelmişti yani. Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nun gerçekleştirdiği 3 günlük Diyarbakır, Batman ve Siirt gezisinde katılmış ve ev sahipliği yapmıştı zaten Nimetullah Güneş. Misafirlerin rahat etmesi için nasıl koşuşturduğunu görmesem, ne denli çalıştığını bilmesem o dağ gibi adamın ağlamasına bir anlam veremeyeceğim ama dedim ya Doğu insanı bu işte. Hem sapına kadar sağlam ve kavi hem de dokunsan ağlayacak kadar yufka yürekli... Tıpkı STK Platformu Başkanı Hasan Ekşi gibi Nimetullah Güneş de dinmesini istiyor akan kan ve gözyaşının. “Silahın yerini kalem alsın.. bilgisayar alsın.. iş makinesi alsın” diyen Güneş, Hasan Ekşi’nin ziyaretinin kendilerini çok mutlu ettiğini bildirdi ve onun yaktığı meşaleyi daha da harlatmak için her türlü desteği vereceklerini söyledi. Bu meşalenin etrafa saçtığı ışığın kendi çocuklarını aydınlatacağını belirtirken; “Dolayısıyla” diyen Nimetullah Güneş; şöyle konuştu: “Bu sivil inisiyatifin şuurundayız ve büyümesi için yöre halkı olarak elimizden gelen desteği vereceğiz.” İşsizliğin had safhaya ulaştığı Siirt’te bir üniversitenin dahi olmadığına dikkat çeken Nimetullah Güneş, “Eniştemiz” diye hitap ettiği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda ilgisini istedi. Sınır ticaretinin bölge ekonomisini güçlendirecek bir potansiyele sahip olduğunu ancak bazı engellerden dolayı bu potansiyelin bir türlü harekete geçirilemediğini bildiren Güneş, “Sınır ticaretindeki artış yöre halkının refah seviyesini kısa sürede yükseltecek bir unsurdur” dedi. Nimetullah Güneş, ayrıca Doğu ve Güneydoğu’nun kalkınması için bölgenin serbest ticaret bölgesi haline getirilmesini de istedi...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT