BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB süreci tartışıldı

AB süreci tartışıldı

TGRT HABER TV’de Nuri Elibol ve Murat Odabaş’ın sunduğu “Ankara’nın Gündemi” programına konuk olan AK Parti Milletvekili Dülger, CHP Milletvekili Elekdağ ve DYP Genel Başkan Yardımcısı Kandemir, 3 Ekim’de yaşananları ve sonrasını masaya yatırdı.



> Haber Merkezi ANKARA- Nuri Elibol ve Murat Odabaş’ın birlikte hazırlayıp sunduğu ve TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” programının dün geceki konukları TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı AK Parti Antalya Milletvekili Mehmet Dülger, CHP İstanbul Milletvekili Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ ve DYP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir’di. Türkiye’nin kırk yılı aşkın bir süredir devam eden AB hedefinde önemli bir merhaleye denk düşen 3 Ekim’de yaşananların ve Müzakere Çerçeve Belgesi’nin arka planının tartışıldığı programda, Türkiye’nin AB’ye tam üye olmasının ulusal stratejik hedef olduğu vurgulandı. Gücümüze güvenelim AB ile 3 Ekim’de başlayan müzakere sürecini değerlendiren Mehmet Dülger, Türkiye’nin 44 yıldır ilk defa masaya oturduğunu ve bunun önemli olduğunu vurguladı. Dülger, Müzakere Çerçeve Belgesi’nin Türkiye’nin AB müzakereler süreci içinde bir yol haritası olduğunu belirterek, “Türkiye’nin AB hedefine ulaşması için önüne çıkan engeller küçük değil. Uzlaşma denince akla teslimiyet geliyor, bu yanlış. Şuna inanmalıyız, Türk siyasisi ve Türk diplomasisi istediklerini kabul ettirecek güçtedir. Masada olmak önemli bir şey” dedi. Hedef tam üyelik Müzakere hedefinin tam üyelik olduğundan kimsenin endişesi olmaması gerektiğini anlatan Dülger şunları kaydetti; “Kimse evlenmemek için nişanlanmaz, boşanmak için evlenmez. Avrupa titiz. Türkiye boyutları ve mahiyetiyle Avrupa’nın naturasını değiştirecek. Bu konudaki korkuları tabii buluyorum. Madem ki masaya oturacağız, tartışacağız. Biz uzlaşmazlığı değil uzlaşmayı esas alacağız” dedi. AP bizi bağlamaz Dülger, Avrupa Parlamentosu kararlarının müktesebat içinde sayılması dolayısıyla Türkiye’nin Ermeni soykırımı iddialarını tanımak zorunda kalacağı iddialarıyla ilgili olarak da “AB geleneğinde AP kararları bağlayıcı değildir. Fransa için bağlayıcı olmayan bize niçin bağlayıcı olsun?” diye konuştu. Medeniyetler barışı Avrupa’nın medeniyet değişikliği yapma arifesinde olduğunu Türkiye’nin AB’ye tam üye olmasıyla tarihte yüzlerce yıl mücadele ettikleri insanlarla Avrupa’nın ilk defa beraber bir şeyler yapacağını anlatan Dülger, “Batı alemi 700 milyon. İslam alemi ise 1.5 milyar. Bu iki alemin çatışma yerine işbirliği yapması barış getirir. Türkiye’nin AB’de yer alması bu açıdan çok önemli” şeklinde konuştu. > Kandemir: Belgeden kaçış yok DYP Genel Başkan Yardımcısı ve emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir ise Müzakere Çerçeve Belgesinin yol haritası olduğuna dikkat çekerek “Bu belge bağlayıcıdır. Bundan kaçış yoktur. Belgede Türkiye’ye biçilen rol ise ikinci sınıf ortaklıktır. 3 Ekim sürecinde Avusturya piyonluk yapıp dikkatleri bir noktaya yoğunlaştırdı. Bir çok ağırlaştırılmış maddeyi unutturdu. Avusturya geri adım atınca ferahlamış gibi olduk. Halkımız yanlış beklentilere sokuldu. Konu bizler için bile çok karışık. Bu gerçekleri halkla paylaşmalıyız” dedi. > ‘Türkiye’nin önü sisli’ CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da, Müzakere Çerçeve Belgesi’ni ‘ucu açık’ ve ‘muğlak’ diyerek eleştirdi. Elekdağ, Türkiye’ye yapılan haksızlığın bununla da kalmadığını belirterek, “Belgede ayrıca serbest dolaşım, tarım gibi hayati alanlarda sürekli ve kalıcı kısıtlamalar uygulanabileceği ifade ediliyor. AB Türkiye’nin kendinden uzaklaşmasını ve kopmasını istemediği gibi, çok yakınlaşmak da istemiyor. Türkiye’nin önü sisli ve karanlık. Bu bakımdan 3 Ekim Türkiye için başarı değildir” dedi. Mayınlı bir yol AB müzakere sürecinde Türkiye’nin önünde iki mayın olduğunu söyleyen Elekdağ, “İki mayından biri Kıbrıs. Kıbrıs Rum gemisi uçağı Türkiye’ye gelmek ister Türkiye izin vermezse müzakereler durdurulabilir. İzin verirseniz sıra tanımaya gelir. Tanıma olursa KKTC azınlık kabul edilir. İkinci olarak belgede Avrupa Parlâmentosu karar ve teklifleri de müktesebata dahildir. Diğer adaylardan farklı olarak Türkiye tam üye olduktan sonra değil uyum döneminde de müktesebata uyacaktır. Bu da Ermeni soykırımının tanınmasından, Öcalan’ın serbest bırakılmasına kadar gidecek bir süreci başlatır” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT