BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Teşekkürler başkan

Teşekkürler başkan

Sevgili Fatih Doğan gazetesi Sabah adına, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’le nefis bir röportaj yapmış!.. ‘’Nefis’’ diyorum çünkü, geçen hafta bu köşeden ‘’Çalımbay’ı yürekten sevin!’’ başlıklı yazımızdaki görüşün bire bir aynı bu röportaj! Bakın ne diyor Demirören başkan; ‘’Rıza benimle gider!’’



Sevgili Fatih Doğan gazetesi Sabah adına, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’le nefis bir röportaj yapmış!.. ‘’Nefis’’ diyorum çünkü, geçen hafta bu köşeden ‘’Çalımbay’ı yürekten sevin!’’ başlıklı yazımızdaki görüşün bire bir aynı bu röportaj! Bakın ne diyor Demirören başkan; ‘’Rıza benimle gider!’’ Bitmedi... ‘’Del Bosque’yi göndermekle yaptığımız hatayı Rıza hoca için tekrarlamayacağız, köstek değil destek olacağız!’’ Bu güzel söylem, bizim Malmö maçı öncesi seslendirdiğimiz görüşün noktası virgülüne aynı. Teşekkürler başkan... Ne güzel doğruda birleşmek... Ama bu açıklamayı yapmakta biraz geç kalmadınız mı sevgili başkan? Neden Malmö maçı öncesi değil de sonrası yaptınız bu açıklamayı? Bir şey daha, sevgili Sinan Engin’in “Futbolcular Gökhan’ı sevmiyor!” iddiası üzerine Keskin’i ayrılmaya mecbur ediyorsunuz. Hemen söyleyeyim, bu konuyu hâlen Beşiktaş formasını giyen üç önemli futbolcuya sordum, “Sinan Engin’in iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” diye... Ne dediler biliyor musunuz? “Gökhan ağabey bizlerin yardımcısıydı. Hepimiz onu çok severiz. Sinan ağabey bütün takımı töhmet altında bırakmasın. Kim sevmediğini söylemişse açıkça o futbolcuların ismini versin!” Evet, aynen böyle sayın başkan!.. Çalımbay’a verdiğiniz destekle bir büyük Beşiktaşlı’yı kazandınız ama Gökhan’a yaptığınız haksızlıkla bir büyük Beşiktaşlı’yı da üzdünüz. İyisi mi, doğruyu açıklayın herkes öğrensin... Çıkın açıkça deyin ki, “Gökhan Keskin’nin ayrılışına benim de gönlüm razı değildi. Ama Rıza hoca böyle istedi. Çünkü o, Büyent Albayrak hoca ile daha iyi anlaşıyor. Beşiktaş’ın menfati için ben de bu ayrılışa izin verdim.” Olimpiyat’a bir-iki Kritik Arnavutluk maçı öncesi Türk futbolu bugün çok önemli bir testten geçecek. Bu hem vizyona çıkarmayı hedeflediğimiz İstanbul’un Olimpiyat Stadı’ndaki ev sahipliği, hem de dünya futbolunun liderlerinden Almanya karşısında Fatih Terim’li Türk Milli Takımı’nın gücünü sınama testi. Sınıfta kalmamak ve ay-yıldızlı ekibimimizi, Alman Milli Takımı karşısında boş tribünler önünde oynamak zorunda bırakmamak için Olimpiyat Stadı’na bir iki... Olmadı Selçuk Selçuk Şahin, Milli Takım ve F.Bahçe’nin dinamolarından... Efendi, ağırbaşlı ve sakin biri. Fakat geçenlerde hiç gereği yokken bir polemiğin içine girdi. Anelka’nın Konyaspor’a elle attığı gol için, “Anelka’nın golü AB’yi solladı. Dünyanın her yerinde hakem hatası oluyor. Bizim maçlarımızda da olmuş olabilir. Bunda bu kadar büyütecek ne var?” Yapma sevgili Selçuk!.. O golü Konyasporlu bir futbolcu F.Bahçe’ye atsa ve o golden sonra şahlansa, sarı-lacivertli takım da maçı kaybetmiş olsa sen bu konuşmayı yapar mıydın, hayır!.. Bin kere hayır!.. O halde, sus sevgili Selçuk... Unutma ki sen, Milli Takım oyuncususun... Gençlere böyle mi örnek olacaksın? Yanal ve Çobanoğlu İki güzel gelişme yaşandı geçen hafta... Biri, Milli Takım eski teknik direktörü Ersun Yanal’ın Vestel Manisaspor’la, diğeri de Milli Takımlar eski menajeri Can Çobanoğlu’nun Denizlispor’la anlaşmasıydı. İki kulüp ve iki taraf da bu anlaşma ile gerçekten büyük bir iş başardı, kutluyorum. Futbolumuz için hayırlı olsun. Yanal kendisini ispat etmiş bir teknik adam. Vestel Manisaspor tercihi de çok yerinde... Çünkü gelişmeyi, büyümeyi hedefleyen bir kulüp V.Manisaspor. Şimdi bütün iş Yanal’ın becerisine düşüyor. İzliyoruz, Dünya Kupası hayalleriyle ilgili hesapların faturasını ona kesmeye hazırlandığımız şu günlerde bakalım neler kazandıracak futbolumuza sayın Yanal... Can Çobanoğlu bir proje adamıdır, işadamı gibi hareket eder. Bulunduğu kuruma değer katmaya uğraşır. Uzun zamandır bir kulübü sıfırdan zirveye taşımanın hayalini kuruyordu. Şimdi Nurullah Sağlam ile birlikte bu arzusuna kavuştu. Zaten bu göreve de hazırdı. Milli Takım’dan ayrıldığı günün ertesinde önce Almanya sonra İngiltere’ye gitti. Orada, büyük kulüplerde incelemeler yaptı, Türkiye’ye de bir bavul dolusu dosya ile döndü. Onun projeleri arasında çalıştığı kulübü, performans olarak orta vadede Turkcell Süper Lig şampiyonu yapmaktan tutun da, UEFA’ya katılmak ve orada hakkıyla temsile kadar önemli hedefler var. Ayrıca, stat işletmeciliği, altyapı, marketing, borsaya kota olma gibi yönetim sanatının önemli konuları da var. Gönlüm her iki futbol adamının da başarılı olmalarını arzu ediyor. Haydi hayırlısı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT