BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vay anam vay!...

Vay anam vay!...

Zor ve tatsız bir kavşağa girdik, tekrar. Fazilet’e de kapatılma davası açıldı. Vay anam vay! HADEP’ten sonra Fazilet’le birlikte iki partimiz yargılanıyor, Türkiye demokrasi sahnesinde.



Zor ve tatsız bir kavşağa girdik, tekrar. Fazilet’e de kapatılma davası açıldı. Vay anam vay! HADEP’ten sonra Fazilet’le birlikte iki partimiz yargılanıyor, Türkiye demokrasi sahnesinde. Fazilet’in Meclis dışı yapılmasıyla, ara seçim gündeme gelecek. Türban tavanı sarstı. Ardından Malatya, üniversitede patlak veren krizle diken üstünde. Sokakta devlet ve halk karşı karşıya geldi. Türban tabanı da sarstı. Fünye çekilmişti. Merve, kraldan fazla kralcılar, derken ipin ucu kaçtı. Türkiye gerildi, bölündü. İyi mi oldu? Vay anam vay, bu gidişin sonu... Tabii, Anayasa Mahkemesi nasıl bir eğilim içine girecek, göreceğiz. Başkan Sezer ile Savcı Savaş’ın bir süre önceki atışmaları bu davaya yansıyacak mı, meraktayız. Ülke olarak, hepimize düşen hep yazıyorum “itidâlli” davranmak. Soğukkanlı olmak. Tartışmanın içine çekilip, yangını daha fazla alevlendirmemek. Zor bir ortam. Merve Meclis genel kurulunda iken sağ partiler sessiz durdular diye bazı laikçiler tarafından kınandılar. Niye yeterince tepki koymadılar, diye. Doğrusunu yaptılar, aslında. Benzin mi dökselerdi. Tırmandırmanın kime yararı vardır? Gelelim, kapatılma olayına... Kameralar MHP milletvekillerine çevriliyor. “Efendim, Fazilet’in kapatılması...” diye sorulunca, cevap: Yargıya intikal etmiş konularda konuşmayız. Yineliyorum: Doğrusu da bu! Gerilimi arttırsalar mı? Bunun dışında, ordunun bu kriz sırasında müdahil olmaması da fevkalade yerindedir. Aksi, Türkiye’deki sıkıntıyı arttırırdı. TSK, hassas davranıyor. Şimdi iş hükümette. Bir an önce kurulup, ulusal birliğe katkıda bulunacak sosyal icraatına başlamalı. DSP de, MHP de, eğer anlaşır, bir araya gelir, bir koalisyon kurarlarsa, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş olacak ve tabanlarındaki ortaklık endişelerini aşmış, bir “ulusal uzlaşı”ya imza atmış olacaklardır. İşte, böyle bir felsefe ile oluşmuş bir hükümet doğal olarak türban meselesinde de milli mutabakatı sağlayacak niteliğe sahiptir, diyebileceğiz. 2000’lerin hükûmeti Anasol-D’nin yapamadığını gerçekleştirebilmeli. Anasol-D, belki bir ölçüde “normalleşmeyi” başarmıştı. Ama, orada tık nefes oldu ve devamını getiremedi. O zaman da yazdıydık. Ulusal uzlaşma dedik. Çoğulcu demokrasinin gereğidir, dedik. Bu yapılmalıdır. DSP-MHP de bunu yapabilir. KENDİ ANAM... Başta kendi annem olmak üzere bütün annelere şükran-ellerinden öperim. Karımı da iyi bir anne olduğundan dolayı kutlarım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT