BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 'Çabamız barış için'

'Çabamız barış için'

Türkiye’nin AB’ye girme isteğinin en önemli sebebinin, dünyada kültür ve medeniyetler çatışmasını önlemek olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Çünkü inanıyoruz ki, medeniyetler ittifakı olmadan AB bir dünya gücü haline gelemeyecektir. Bunu sağlayacak olan da Türkiye’nin AB üyeliğidir” dedi.



> Cemil Yıldız - Ziya Sandıkçıoğlu > ‘Dostluğunuzu unutmayacağız’ Başbakan Erdoğan ve Almanya Başbakanı Schröder, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nca düzenlenen iftar yemeğine şeref konuğu olarak katıldı. İftar yemeğinin verildiği salonda Schröder’e atfen, “İstanbul dostluğunuzu unutmayacak” yazılı afiş dikkati çekti. İSTANBUL- Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Teşkilatı’nın Grand Cevahir Otel’de verdiği iftar yemeğinde bir araya geldi. Yemeğe AB Baş Müzakerecisi Devlet Bakanı Ali Babacan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Vali Muammer Güler. Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile iş ve sanat dünyasının ünlü simaları katıldı. Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Fuat Bol, İHA Genel Müdürü Fevzi Kahraman da davetliler arasındaydı. Ezan okunarak oruçlar dualarla açıldı. İftarın ev sahibi AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, açılış konuşmasında yaşanan fotoğrafın medeniyetler buluşmasının en güzel örneği olduğunu söyledi. Almanya hep yanımızdaydı Almanya’nın tarihte olduğu gibi günümüzde de Türkiye’nin en samimi dostu olduğunu belirten Erdoğan, bunun en canlı örneğini AB sürecinde gördüklerini kaydetti. Erdoğan, “3 Ekim müzakere sürecinin ardından bir iftar sofrasının değerli bir dostumuzun onurlandırması bize ayrı bir güç katmıştır. Pakistan ve bölge ülkelerinde meydana gelen depremde mağdur olan insanları bu acıyı yaşamış olan vatandaşlarımız çok iyi anlayacaklar ve ellerinden gelen yardımı yapacaklardır. Bütün dünyayı ve insanlığı depremzedelere yardıma çağırıyorum. Türkiye kritik zamanlarda yanında olan dostlarını bugüne kadar unutmamıştır, bundan sonra da unutmayacaktır. Sayın şansölye her adımımızda Türkiye’ye desteğini sonuna kadar sürdürerek gerçekten güçlü bir liderlik örneği göstermiştir. Kendisini bu dirayetli tutumu ve destekleri yüzünden kutluyorum. Bu gayret Türkiye’nin de bir parçası olan AB ülkelerinin ve dünyanın ileri devlerinin de daha güçlü olmasına sebep olacaktır. Küresel barış için Türkiye’nin mutlaka AB içinde yer alması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu. Medeniyetler buluşması Uluslararası terör ve giderek artan gelir dağılımındaki adaletsizliğin insanlığı tehdit ettiğine dikkat çeken Erdoğan, “Yaşadığımız tehditler tek bir medeniyetin üstesinden yalnız başına gelebileceği tehditler değildir. Bu tehdit iki büyük semavi dinin İslamiyetin ve Hristiyanlığın geleceğini yok etmeye yönelik ciddi tehditlerdir. Buna karşı durmanın tek yolu ise medeniyetler buluşmasıdır. Ortak özlemimiz bu küresel dünyada adalet, kalkınma, refah ve demokrasi için bizi bir araya getirecektir. Bütün semavi dinlerin hedefi cahaletten kurtulmak, toplumu şiddetten arındırmak ve insanlığın ortak mutluluğu için çalışmaktır. Bu akşam burada ilkini gerçekleştirdiğimiz medeniyetler buluşmasının bütün dünyaya örnek olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. Başarı dostum Erdoğan’a ait Yaklaşık 1600 kişilik davetli topluluğunun yoğun alkışları arasında kürsüye gelen Almanya Başbakanı Gerhard Schröder Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin başlamasının hem Türkiye hem de Avrupa Birliği için büyük bir başarı olduğunu söyledi. Schröder, “Bunda en büyük pay ve başarı sahibi dostum sayın Tayyip Erdoğan’dır. Şimdi onu alkışlayabilirsiniz. Avrupa ön yargıların ürünü olmadığı gibi, kültürel, siyasi ve dini çeşitliliğin yer aldığı geniş bir projedir. Almanya 1965 yılında beri Türkiye’nin mutlaka AB ailesi içine alınması gerektiğini savundu. Türkiye’nin kenarda rol bekleyen figüran olmadığını savuna geldi. 3 Ekim’e gelinceye kadar da bu görüşünün arkasında durdu. Türkiye mutlaka AB’ne girecektir. 3 Ekim tarihinde başlayan müzakare tarihi ile bu yol artık kapanmamak üzere açılmıştır. Bundan kimsenin endişesi olmamalı. Burada bir çerçeve oluşturuldu, bunu doldurmalıyız, Tabi Avrupa’da bazı ön yargıların olduğunu da kabul etmeli ve bunu da ciddiye almalısınız. AB sadece anayasa krizini aşmakla değil, zenginleşmesini de sürdürmekle meşgul olmak zorundadır” dedi. Demokrasiye sahip çıkın Demokrasi, insan hakları ve azınlıkların korunmasının AB normlarının temelini oluşturduğunu belirten Schröder, “Bu değerler AB ülkelerinin diğer dünya ülkeleriyle iş birliği, dostluk ve barış ilişkilerini güçlendirmesi için şarttır. Bunlara Türkiye de uymak zorundadır. Ölüm cezasının kaldırılmasıyla Türkiye bu normlara uymaktaki kararlılığını ortaya koydu biz de Almanya olarak destek verdik. Demokrasiye bundan sonra da sahip çıkın, Almanya olarak biz sizi desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye’ye karşı oluşan ön yargıları da birlikte bertaraf etmeliyiz. Kültürel açıdan da baktığınızda AB’de çeşitlilik esastır. Bu tamamen kültürel emperyalizme karşı geliştirilmiş bir düşüncedir. Türkiye de bu çeşitliliğin bir parçası olarak AB’ye ayrı bir renk katacaktır” şeklinde konuştu. Erdoğan: Kararlılığımız sürecek Erdoğan ve Schröder yemeğin ardından Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde yaklaşık 30 dakika süren bir çalışma toplantısı yaptı. Görüşmenin ardından iki başbakan ortak bir basın toplantısı düzenledi. AB yolundaki desteği için konuğu Schröder’e teşekkür eden Başbakan Erdoğan, 2.5 milyon Türk’ün yaşadığı Almanya ile bu birliktelik ve dayanışmanın bundan sonra da süreceğine inandığını söyledi. Katılım sürecinin meşakkatli olduğunun bilincinde olduklarını ifade eden Erdoğan, kararlılıkla bunun üstesinden geleceklerini kaydetti. Başbakan Erdoğan, Almanya’da yapılan seçimlerin Alman halkına hayırlı olması dileğinde de bulundu. Schröder: Endişeye gerek yok Schröder de, iki ülke arasındaki ilişkilerin “Tarihi ve geleneklere bağlı bir ilişki” olduğunu belirterek, “Almanya’da kurulacak yeni hükümetin de bu önemli ilişkiyi aynen sürdüreceğini düşünüyorum” dedi. Schröder, “Angela Merkel’in başbakan olmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerde bir değişiklik olup olmayacağı” yönündeki soruya, “Türk-Alman ilişkilerinde herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Kimsenin korkuya, endişeye kapılmasına gerek yok. İmtiyazlı ortaklık sorusu tarihe karışmıştır. Bu konuyla artık Almanya’da kimse ilgilenmiyor. Yeni hükümet de bununla ilgilenmeyecek. Çünkü ortada uygulanması gereken bir karar vardır. Bundan emin olabilirsiniz” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT