BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Halkın sevgisini kazan!”

“Halkın sevgisini kazan!”

Hazreti Ali’nin Mısır Valisine nasihati: “İdareciler için memlekette adaletin kaim olmasından, bir de halkın kendisine karşı mahabbet göstermesinden daha büyük teselli sebebi yoktur. Zira yürekler selamette olmadıkça ortaya sevgi çıkmaz. Sonra askerin senin hakkındaki güveni, ancak emirlerinden memnun olmalarıyla, onları bir yük gibi görüp bir an evvel başlarından çekilmelerini istememeleriyle kaimdir.



Hazreti Ali’nin Mısır Valisine nasihati: “İdareciler için memlekette adaletin kaim olmasından, bir de halkın kendisine karşı mahabbet göstermesinden daha büyük teselli sebebi yoktur. Zira yürekler selamette olmadıkça ortaya sevgi çıkmaz. Sonra askerin senin hakkındaki güveni, ancak emirlerinden memnun olmalarıyla, onları bir yük gibi görüp bir an evvel başlarından çekilmelerini istememeleriyle kaimdir. Sen, kendilerine ümit sahası aç. Övgüye müstehak olanları taltif etmekte, büyük olaylar yaşamış olanların başından geçenleri dile getirmekte kusur etme. Zira bunların kahramanlıklarını sık sık anmak şecaat erbabını galeyana, mücadelede tereddüt edenleri de gayrete getirir. Sonra bunlardan her birinin fedâkârlığını iyice tanı. Hem sakın birinin hizmetini başkasıyla beraber zikretme. Kimseye de gösterdiği şecaatle münasib düşmeyecek düşük bir paye verme. Bir de mevkiinin büyüklüğü bir adamın ufak hizmetini büyük görmene, mevkiinin küçüklüğü bir adamın kıymetli hizmetini küçük görmene asla sebep olmamalı. Sonra altından kalkamadığın yükleri, gözüne kestiremediğin, gücün yetmeyeceği işleri Allah’a ve Resûlüne havale et. Cenâb-ı Hak hidayete ermesini dilediği bir kavme: “Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne ve sizden olan ulu’l-emr’e itaat edin. Şayet bir şeyde anlaşamaz iseniz onu Allah’a ve Resûlüne havala edin!”buyuruyor. Allah’a havale etmek demek, emirlerine sarılmak demek, Resûlüne havale etmek demek, O’nun her an toplayan, tefrikaya meydan vermeyen sünnetine uymak demektir. İnsanlar arasında hüküm için öyle bir adam seç ki, sence halkın en değerlisi olsun, işten sıkılmasın, mahkemede duruşmaya gelenlere sinirlenerek inada kalkışmasın, hatasında ısrar etmesin, hakkı gördüğü anda hatadan döneceği yerde dili tutulup kalmasın, hiçbir zaman tamah ettiği menfaatin kaybolacağı endişesine düşmesin, meseleyi künhüne varıncaya kadar anlamadıkça, birdenbire hasıl ettiği kanaati kafi görmesin. Şüphe konusunda en fazla temkinli davranır, delillere en ziyade sarılır, hasmın müracaatından en az usanır, işlerin açığa kavuşmasını sabırla bekler, hükmün açığa kavuşmasında kati kararını verir, methetmekle şımarmaz, iltifatı ile eğilip bükülmez olsun. Şu da bir gerçektir ki, böyleleri de pek azdır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT