BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 15 üniversite müjdesi

15 üniversite müjdesi

TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” programına konuk olan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, AB’nin eğitim alanındaki taleplerinden Bakanlık bütçesine, YÖK tartışmalarından yabancı sermayeye kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.



ANKARA- Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 15 yeni üniversite kurulacağının müjdesini verdi. TGRT HABER TV’de canlı olarak yayınlanan ve İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ile Grup Başkan Yardımcısı Murat Odabaş’ın birlikte hazırlayıp sunduğu “Ankara’nın Gündemi” programının bu haftaki konuğu Hüseyin Çelik idi. Yeni üniversiteler yolda Üniversiteleşme oranında 5 yıllık kalkınma planının gerisinde olduğumuzu hatırlatan Bakan Çelik şunları dile getirdi: “15 üniversite için hazırlık yapıyoruz. Ancak üniversite için sadece tabela asılması yetmiyor. Üniversite kurulmaya hazır iller var. Onlara öncelik vereceğiz. Üniversiteleşme tedrici olacak. 8-10 yılda bunları aşarız. Bütçede araştırma-geliştirmeye ayrılan pay ilk kez bu kadar büyük. 450 trilyon TÜBİTAK ve DPT’ye araştırma geliştirme için verildi. Avrupa’da toplam bütçesi 17.5 milyar euro olan 6. çerçeveye ortak olduk. Verdiğimizin 20 katını alabiliriz. Ama üniversite ve özel sektör olarak bu bütçeden yeterince pay alamıyoruz. Verdiğimizden azını alıyoruz. Bakanlık olarak 10 yeni proje sunduk.” Eğitime rekor bütçe Bakanlık olarak eğitimde büyük atılımlara ve reformlara imza attıklarını anlatan Çelik, hükümetin eğitime verdiği önemi şu sözlerle anlattı: “Orduların kazandığı savaşlarla istiklal kazanılır. Eğitimle ise istikbal. Kalkınmayla eğitim at başı gider. Bilgi toplumunda pazı gücüyle kahramanlık bitti. Kahramanlık bilgiyle, gönülle, beyinle yapılıyor. Türkiye’nin en önemli meselesi milli eğitim. Bu yüzden Cumhuriyet tarihinde ilk defa en büyük bütçeyi eğitime ayırdık.” AB ile müzakere sürecinde önemli kalemlerden biri olan eğitim ve bilim, araştırma fasıllarından bahsederken Avrupa ülkelerinde eğitimin farklı farklı olduğunu vurgulayan Çelik, Avrupa’nın eğitimin yapısıyla ilgili bir dayatması olmadığını ama ilkeler düzeyinde kimi beklentilerin olduğunu söyledi. AB’nin müfredatı değiştirin demediğine dikkat çeken Çelik, “Bugün Türkiye’de Avrupa’da olamayan gelişmişlikte müfredat var. Eğitimimiz ekonomiye demokrasiye duyarlı değildi. İnsanları analiz yapması mümkün değildi. Yeni müfredatla bu değişti” dedi. Avrupa da YÖK’ü eleştiriyor AB’nin Türkiye’den eğitimle ilgili beklentilerine de örnekler veren Çelik şöyle konuştu: “Mesela okul öncesi eğitimin yaygınlaşması isteniyor. Biz de artırmak için uğraşıyoruz. Bunu AB istediği için değil gerekli olduğuna inandığımız için. Kız çocuklarının okullaşması isteniyor. Biz daha 2003’te ‘Haydi Kızlar Okula’ dedik. İlerleme raporları da Türkiye’nin bu çabalarını takdir ediyor. Her alanda reform var. Meslek liselerinde durum iyi değil. Avrupa’da lise düzeyinde yüzde 70 mesleki eğitim varken bu bizde yüzde 30. Yani biz tam tersiyiz onlara göre. YÖK’ün merkeziyetçiliği sorgulanıyor. AB ilerleme raporları YÖK’ü eleştiriyor. Bütün Avrupa ülkelerinde YÖK benzeri kurumlar var ama hiç birinde bizdeki gibi bütün yetkileri elde tutan merkeziyetçi kurum yok. AB’ye üye olmasak bile bu değişmeli. Çünkü Bologna deklarasyonuna tarafız. 2010 yılına kadar Avrupa Üniversite alanı kuruluyor. Bu süreçte YÖK yapısı değişmeli. Mesela, Anayasa’nın 130-131. maddeleri YÖK’e olağanüstü yetki veriyor. Bunlar değiştirilmeli. Bunlar bizim de söylediğimiz şeyler. Ayrıca AB finansmanıyla yürütülen projeler var. Socrates, Leonardo gibi programlara yoğun olarak katılıyoruz.” Taşınabilir okullar geliyor Eğitimde piyasanın ihtiyaçlarının göz önüne alınması ve mesleki eğitimin teşvik edilmesi halinde okullaşma oranında Avrupa standartlarının yakalanmasının mümkün olduğunu anlatan Bakan Çelik, turizmdeki ara eleman ihtiyacının yoğun olduğunu vurguladı. Ülke içi nüfus hareketinin yoğun olmasının eğitim yatırımlarını etkilediğini söyleyen Çelik, 2023’te eğitime yeni katılacak öğrenci sayısının azalmaya başlayacağına dikkat çekti. Çelik şöyle konuştu: “Türkiye çok hareketli. Ben göreve başladığımda İstanbul’da 15 bin derslik ihtiyacı vardı. O zamandan beri İstanbul’da 12 bin derslik yaptık ama hâlâ 7 bin yeni derslik lazım. Göç alan her il böyle. Bu yüzden “Eğitime %100 Destek Kampanyası”nı yapıyoruz. Belediyelerden çok ciddi destek alıyoruz. Ayrıca TOKİ ve TELEKOM okul yapıyor. Okulların mimari projelerini de değiştirdik. Biblo gibi binalar. Son derece de fonksiyonel. Biz ihtiyaç duyulan 90 bin dersliği yaparız. Bunun yanı sıra taşınabilir okullar yapıyoruz. Ülkenin 7 bölgesine bu okullar depolanıyor. Bu okullar bir TIR’a bindirilip 48 saatte ihtiyaç duyulan yere okul kurulabilecek. Bir yerde doğal afet oldu mu bu okulları kuracağız. Ayrıca bazı yerler dışa göç verdiği için yaptığımız okullar zaman içinde işlevsiz hale gelebiliyor. Böyle yerler için de taşınabilir okulları kullanacağız.” Tüm problemleri aşarız Türkiye’nin eğitimle ilgili aşılmayacak probleminin olmadığını vurgulayan Çelik, “Eğitime kişi başına harcanan para 1500 dolar. Biz kötü durumda değiliz. 15 katrilyon bütçemiz var. 1 katrilyon da özel idarelerden geliyor. Eğitime destek kampanyası dolayısıyla da 2 katrilyon vatandaşlarımızdan geldi. Bazı dengesizlikler var. Türkiye’nin her tarafına refahı yaymalıyız. Doğu ve Güneydoğu’da eğitimi ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. 20 genel müdürle birlikte Hakkari’ye gideceğiz. Bu tarihte görülmemiş bir şey. Arkasından Muşa, Bitlis’e ve Yozgat’a gideceğiz” diye konuştu. > Pakistan yalnız değil Nuri Elibol ve Murat Odabaş’ın bu haftaki konuğu olan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, konuşmasına, Pakistan için düzenledikleri yardım kampanyasıyla başladı. Tarihinin en büyük depremini yaşayan dost Pakistan’a yardım çağrısında da bulunan Çelik, “Pakistan’da 8 Ekim’de meydana gelen deprem hepimizi mateme boğdu. Kara gün dostumuz olan Pakistan zor durumda. Böyle bir zamanda, o insanların yanında olmalıyız. Türkiye’deki en büyük camia olarak kampanya başlattık. Tüm illere bir genelge yolladık. Her öğrenci 1 YTL verirse 20 milyon YTL olur. Bize İstiklal harbinde, Kıbrıs’ta destek olan bu insanlara insanlık borcumuzu ödemeliyiz” diye konuştu. > ‘CHP bizi kıskanıyor’ Bakan Çelik, yabancı sermaye girişini ve yabancıların Türkiye’de mülk almalarını eleştirenlere de cevap verdi. Söz konusu eleştirileri yapanların bir zamanlar İstanbul’da Vatan Caddesi’nin açılmasına, Boğaz Köprüsü’ne karşı çıkan insanlar olduğunu hatırlatan Çelik, bu eleştirilere şöyle cevap verdi: “Dubai’de yaşayanların yüzde 85’i yabancı. İspanya’nın yüzde 40’ı yabancılara ait. En güzel sahil şeridinde, en turistik yerlerde yabancıların mülkleri var. Kimse rahatsız olmuyor. Bunda yadırganacak bir şey yok. Kopenhag’a gittiğimde oradaki Türklerle bir toplantı yaptım. Bana Türkiye’de yabancıların mülk sahibi olmalarını eleştirdiklerinde ben de hanginizin burada emlaki var diye sordum. Hepsi el kaldırdı. Biz orada kiliseleri cami yapmışız. Orada sıkıntı yok. Etrafımızı koza örüp kendimizi hapsedemeyiz. Türkiye’deki sermaye birikimi ortada. Dünyada yer arayan bir sermaye var. Orta Doğu. Uzak Doğu fark etmez. Bu saplantıları bir kenara bırakmalıyız. Bence burada haset var. Kendileri yapsa övünecekleri şeyleri kıskanıyorlar. Sayın Baykal, AB dolayısıyla Erdoğan’ı kutlasaydı CHP’nin oy oranı birkaç puanı artardı. Onlarsa başarıya ortak olmak, takdir ederek halkın gözünde büyümek varken, felaket senaryoları yazıyorlar.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT