BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Camilere sıra koydular!

Camilere sıra koydular!

Diyanet İşleri Başkanlığı’na; Uzun yıllar yurdumuzun değişik yörelerinde görev yaptım. Emekli olup, memleketim İzmir’e yerleştim. İzmir camilerinde, diğer bölgelerde görmediğim dikkat çekici bazı uygulamalar beni üzdü.



Diyanet İşleri Başkanlığı’na; Uzun yıllar yurdumuzun değişik yörelerinde görev yaptım. Emekli olup, memleketim İzmir’e yerleştim. İzmir camilerinde, diğer bölgelerde görmediğim dikkat çekici bazı uygulamalar beni üzdü. Karşıyaka’da bulunan üç caminin (Bahçelievler Güzelbahçe, Soğukkuyu Çömezzade Hacı Mehmet Efendi, Nergis Başçılar) arka taraflarına, tabiri caiz ise, kiliselerdeki gibi tahta sıralar kondu. Daha önce plastik sandalyeler üzerinde namazlarını kılan bazı yaşlılar, şimdi o tahta sıralarda namaz kılıyorlar. Birkaç yıl sonra yaşlı cemaat arttıkça sıralar artacak ve Allah korusun, zamanla camilerimiz kiliselere benzetilecektir. Belki zamanla, yaşlılara kolaylık sağlanması için yerdeki halılar da kaldırılacak ve camiye ayakkabı ile girilecek. Akıl erdiremediğim başka bir uygulama da, camilerde en fazla iki-üç saf olmasına rağmen, imam efendilerin o minik yaka mikrofonlarını bir türlü çıkarmamaları. Mikrofondan çıkan tiz ve cızırtılı sesler, namazlarımızı huşu içinde kılmamızı engelliyor. Cenaze namazlarında (özellikle Karşıyaka Mevlana Camii’nde) camiye kolları omuzlarına kadar açık kıfafetlerle gelmiş kadınlar, erkeklerin hemen yanıbaşında duruyorlar. Bu cahillik ve saygısızlık, birçok vatandaş gibi beni de rahatsız etmektedir. Bazı vatandaşlar bu yüzden, cenaze namazlarını kılmadan ayrılmak zorunda kalmaktadırlar. Görevlilerin hiçbir uyarıda bulunmamaları da çok garip karşılanıyor. Burada Cuma namazlarında da farklılık var; yurdun her köşesinde 16 rekat kılınan Cuma Namazı, İzmir’de 10 rekat kıldırılmaktadır. Sebebini, amacını öğrenebilmiş değilim... Yukarıda bahsettiğim, İzmir’e has değişik veya maksatlı uygulamaların cevabını verebilecek bir yetkili yok mu? > İsmi mahfuz-İZMİR Belediye otobüsleri zehir saçıyor! İETT’nin kullanmakta olduğu bazı eski otobüsler zehir saçıyor. Egzoz borularından çıkan simsiyah duman ve bıraktıkları ağır koku, özellikle duraklarda bekleyen vatandaşlar için büyük tehdit oluşturuyor. Araba yoğunluğunun arttığı saatlerde bu tehdit daha da artmaktadır. Birçok vatandaş, bu yüzden baş ağrısı ve mide bulantısıyla başlayan rahatsızlıklara maruz kaldığını bildirmektedir. Tam olarak uygulanmasa da, vatandaş için mecburi hale getirilmiş egzoz ölçümleri bu otobüsler için de yapılmıyor mu? Doğalgaza geçilmesiyle beraber, temizlenmeye yüz tutmuş İstanbul’un havası, bu tür motorlu araçlarla kirletilmemelidir. Bu konuda Belediyenin daha duyarlı olması, o araçları ya tamir ettirmesi, ya da kullanım dışı bırakması gerekmez mi? Kaçak kömür operasyonları yapılırken, öbür taraftan bu tür araçlarla havanın kirletilmesi çelişki olmuyor mu? Hesabımızı iyi yaparsak kalkınmamız çabuk olur Özelleştirme yapılması, sanayi kuruluşlarının özel sektöre devredilmesi güzel, yalnız bunlardan gelen para doğru kullanılmalı. Devletin borçları hakkıyla tahsil edilmeli. Gariban bir vatandaştan her kuruş için annesinin kızlık soyadını bile soranlar, o paraları çalanların da yakasına yapışabilmeli. Tekstil, gıda ve diğer sanayi dallarında mutlaka toparlanmalıyız, ithal mallara mahkum olmamalıyız. Kumaşçılık, hazır giyim sektörünün yenilenmesi, bu alanlarda yeni anlayışlara gidilmesi gerekir. Hesabımızı iyi yaparsak kalkınmamız çabuk olur... > Hüseyin Aksu-İSTANBUL > Tel: 0 212 454 38 22 Fax: 0 212 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT