BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > OLUR MU Kİ?

OLUR MU Kİ?

Özel okullar teşvik edilecekmiş. Özel Okullar Kanununu kökten değiştiren tasarı imzaya açılmış.



Özel okullar teşvik edilecekmiş. Özel Okullar Kanununu kökten değiştiren tasarı imzaya açılmış. ..... Önce bir hatırlatma yapmalıyım: Özel okulların teşvik edilmesi yirmi yıldır her sene en az iki defa gündeme gelir, bir iki gün konuşulur, konu kapanır. Konuşulur derken kamuoyunda tartışılmaz. Sendika işe olmazla başlayıp aynı konuları tekrarlar, dernek beklentilerini ve temennilerini sıralar..O kadar. Başka kimseden bir şey duymayız. Artık özel okulların toplam içindeki yüzdesinden midir (yüzde 2), adı özel olduğu için midir, paralı olmasından mıdır bilinmez konu hep küçük bir azınlığın keyfe keder meselesi zannedilir. Gariptir, dershaneler de paralı olduğu halde imajları farklı. Kamuoyu bu işi sahiplenip dert etmez. Bizde kamuoyunun bir konuyu sahiplenmesi demek feryat figan demektir. Hesap-kitap, orta ve uzun vadeli beklentiler kamuoyunun ekseriyetinin derdi değildir. Ben hâlâ, yirmi yılın sonunda bu konunun halledileceğine inanamıyorum. Meclisten sonra Köşk onayı lazım..Bir tarafıyla işe Danıştay bakabilir..Öbür tarafıyla Anayasa Mahkemesi ilgilenebilir. Ya bir yerlere takılır ya da teşvik denilen şey elektrik, doğalgaz, su indiriminden ibaret kalır. Ama bizi şaşırtıp öngörülen değişiklikleri yapabilirse kısa vadede olmasa da uzun vadede özel okulların payı toplamda yüzde 20’lere, hatta 30’lara ulaşır ki, bu hem kamunun yükünün azalması hem de kalite ve esneklik demektir. Bu arada becerilebilirse teşvikten sonra mantar gibi özel okullar türeyebilir. Bazı mağduriyetler olabilir. Hemen koşar adım, şu işe de bir el atıp herkesi hizaya sokalım hastalığımız bu konuda da nüksetmezse zaman içinde rayına oturur. ..... Haber önceki gün kamuoyuna duyuruldu. Yine sadece sendika sözcüleri konuştu. Sendika bu işin neresinde bana göre belli değil. Özel okulların teşvik edilmesi ihtimalinden niye rahatsız o da belli değil. ..... Birbiriyle ilgisiz ama mantığı benzeşiyor. Dershanelerin hepsi özel. Şöyle denemek için her ilde kamu dershaneleri açılsa..sendika da gönüllü öğretmenler bulsa, nasıl bir sonuç elde edilir acaba? Bunu söylerken dershane lüzumlu demiyorum. Hepsi kapatılsa üniversiteye giren sayısı değişmez..kimsede bilgi eksikliği de olmaz. Belki zannedilenin aksine taşradakilerin şansı yükselir. Özel okullara örtülü muhalefet edip dershaneleri örtülü şekilde teşvik etmenin bir sebebi olmalı. Üstelik özel okullara yapılan harcama kamunun yükünü azaltıyor. Hesabı en iyi sendika yöneticileri yapıyordur: Özel okulların cirosu ile dershanelerinkini karşılaştırınca aklınıza ilk gelen ne oluyor. Ben olsam bütün dershanelere özel okula dönüşmek için ayrıca teşvik uygularım. İsteyen lise olsun, isteyen ilköğretim..İsteyen ikisi birden.. > TDK Türk Dil Kurumu’nun herkese açık güzel bir hizmeti var: Dağarcığınıza her gün iki söz. TDK sitesine girip elektronik posta adresinizi bıraktığınız zaman her gün iki kelime gönderiliyor adresinize... Bu iki kelimeden birine Türkçe karşılık öneriyorlar, bu iş de bana biraz garip geliyor. Zorlama ile nereye varılır, ne kazanılır bilmiyorum. Geçmişte bu gayretler alay konusu da olmuştu. Mesela postama son gün gelen iki kelimeden biri: Hands free. TDK uzmanları bu kelimeye iki karşılık önermişler: El boşta veya dokunmasız.. Bu hizmet için piyasa tabirinin yadırganacağını biliyorum. Bilerek şunu söylüyorum: Üretilen kelimelerden ne kadarı piyasada rağbet görmüş, kullanıma girmiş. Yaklaşık bir oran bulunabilirse bundan sonrası için ya bu gayretleri kabullenir boynumuzu bükeriz ya da yormayın kendinizi, deme cesaretimiz olur. Yeni teknolojilerle dilimize giren kelimelere karşılık aramak neyse de bin yıldır kullanılan kelimelerin unutturulmasını kabullenemiyorum. Bugün hands free’e karşılık arayanlar dün de tasavvur, tahayyül, muhayyel, muhayyile kelimelerine karşılık uydurdular. Ne kadarı tuttu, tutanlarla kim ne kadar derdini anlatabiliyor belli değil.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT