BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boşuna heveslenmeyin!

Boşuna heveslenmeyin!

Ankara’da, yeni siyasi senaryolar yazılıyormuş; yeni oluşumlar konuşuluyormuş! Birileri, iktidara gelmek ve ülkeye hizmet etmek için kolları sıvamış. Bayram’dan sonra düğmeye basılacakmış. Hayırlı olsun! Zaten siz, geçmişte de ne yaptıysanız, “ülkemiz, milletimiz ve devletimiz” için yapmıştınız. Öyle değil mi?



Ankara’da, yeni siyasi senaryolar yazılıyormuş; yeni oluşumlar konuşuluyormuş! Birileri, iktidara gelmek ve ülkeye hizmet etmek için kolları sıvamış. Bayram’dan sonra düğmeye basılacakmış. Hayırlı olsun! Zaten siz, geçmişte de ne yaptıysanız, “ülkemiz, milletimiz ve devletimiz” için yapmıştınız. Öyle değil mi? Yapamazsınız... Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım! Ne yazık ki, oyunun kuralları değişti. Hiç kimse, artık o eski günlerin hasretiyle yanıp, tutuşmasın. Avrupa Birliği ile götüreceğimiz müzakere sürecinde, ekonomi söz konusu olduğunda, bazı mayınlardan uzak durmak zorundasınız. Çok sevdiğinizi söylediğiniz, “ülkemiz, milletimiz ve devletimiz” adına, mesela şunları yapamazsınız: *** *Ekonomi denilen oyunda, “hem hakem, hem forvet ve hem de kaleci” olamazsınız. Oyunun yarısında kuralları değiştirerek, boş kaleye şut atamazsınız. *Enflasyonu, bir hayat tarzına dönüştüremezsiniz. Yüksek kronik enflasyonu, “... ekonomik büyümenin, istihdamın ve kalkınmanın, bedelidir!” diye yutturamazsınız. *Bol sıfırlı bir ulusal parayı, sineye çekemezsiniz. Ülkenizi, kuyruğunda tam 15 tane sıfır barındıran, katrilyonlu rakamlarla tanıştıramazsınız. *Yüksek enflasyon dolayısıyla, ulusal paranın temel fonksiyonlarını dumura uğratarak, ekonomiyi yeniden dolarize edemezsiniz. *Kamu maliyesini müflis kılarak, geçmişte olduğu gibi, dünyanın en yüksek faizini ödeyemezsiniz. Bütçe’yi, bir faiz ödeme belgesine çeviremezsiniz. *Bütçe dışı fonlar ihdas ederek, Meclis’ten geçen bütçenin dışında, ikinci bir bütçe oluşturamazsınız. *Merkez Bankası’nı, “kısa vadeli avans” adı altında, popülizmin finansmanına katkıda bulunmaya zorlayamazsınız. *Merkez Bankası’nı, bir banknot matbaası gibi göremezsiniz. Banka’yı Hazine’nin; Hazineyi de, Hükümet’in emrine veremezsiniz. Daha açık konuşmak gerekirse, bu ülkeyi, İttihat ve Terakki’den miras kalan “Yok kanun, yap kanun!” geleneğine sadık kalarak, “Yok para, bas para!” ilkesiyle yönetemezsiniz. * Ekonomide hakem rolü üstlenen bir dizi özerk kurul ile çalışmak zorundasınız. Karton bankaların kurulmasına, boşaltılmasına ve tasfiye edilmesine kayıtsız kalamazsınız. * Bir türlü “özelleşemeyen özel sektör!” sıfatıyla, “yazı da benim, tura da benim...” diyemezsiniz. *Büyük şehirlerde oluşan imar rantlarını, keyfinize göre paylaştıramazsınız. *İstihdam artışı sağlamak ve işsizliği önlemek bahanesiyle, yeni KİT’ler, yeni arpalıklar kuramazsınız. *Vatandaşınızı 35 yaşında emekli ederek, sosyal güvenlik kurumlarının iflas etmesine seyirci kalamazsınız. * 150 tavuk barındıran bir kümes için teşvik veremez, kümesin açılışına Bakan düzeyinde katılamaz, kurdele kesemezsiniz. *Ülkenizin uluslararası yolsuzluk ve endekslerinde tırmanmasına seyirci kalamazsınız. Beşeri gelişme endekslerinde, bir dizi Afrika ülkesiyle aynı kategoride yer almayı, içinize sindiremezsiniz. *Sermaye birikimi modeli olarak “Ahbap Çavuş Kapitalizmi”ni yeniden yeşertemezsiniz. Bu model gereğince, “Kâr” bireysel ve şirketsel, ‘zarar’, her zaman olduğu gibi kamusaldır!” diyemezsiniz. *IMF’yi kovamazsınız. İç borçlar için konsolidasyon, dış borçlar için moratoryum ilân edemezsiniz. *Kambiyo serbestisini, sınırlayamazsınız. Kısa vadeli sermaye hareketlerine vergi koyamazsınız. ...Ve daha neler, neler... *** Hoşunuza gitmedi mi? Siz bilirsiniz!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT