BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “AĞABEYİM UYUYOR”

“AĞABEYİM UYUYOR”

Siz hiç, gecenin bir yarısı acılar içinde karısına, “Çocuklarım sana emanet... Onları dinine ve vatanına bağlı evlatlar olarak yetiştir” diyen kırk dört yaşında bir babanın vasiyetini dinlerken uyuyor numarası yaptınız mı?



Siz hiç, gecenin bir yarısı acılar içinde karısına, “Çocuklarım sana emanet... Onları dinine ve vatanına bağlı evlatlar olarak yetiştir” diyen kırk dört yaşında bir babanın vasiyetini dinlerken uyuyor numarası yaptınız mı? * Sizin hiç, kırk üç yaşında ahirete giderken “Zaman zaman arabanızı hastane yollarında kullandım, hakkınızı helal edin” diyen bir ablanız oldu mu? * Peki, sizin hiç abiniz öldü mü? Elli iki yaşında, “Hayat bir hayal... Babamdan çok yaşadım, yeter” diyen bir abiniz? *** Gazeteci/yazar, burnundan kıl aldırmayan merhametsiz doktorların ve gardiyan gibi ortalıkta dolaşıp insanlara bağırıp çağırmayı meslek sanan mendebur hemşirelerin bulunduğu, bakımsız, şifa vaat etmekten uzak, kirli ve soğuk bir SSK hastanesinde kendisini ziyarete gelen kardeşine: “Babam ve kardeşim nasıl çekmişler, çok zormuş... İki projem vardı, sağılığım izin vermedi” dedi. “Biri, SSK hastanelerinde doğmuş, kısa hayatı boyunca SSK hastanelerinde sürünmüş ve genç yaşta ölmüş bir kızın romanı... Hastanelerdeki insanlık dışı muameleyi anlatacaktım. Romanın adı, kızın da adı olacaktı; Şetval... Hem kullanılmamış bir isim, hem bazı şeyleri çağrıştırıyor. İkinci projem, memleketim Sarıkamış’ın romanı olacaktı. Sarıkamış şehitlerini konu alan dokümanter bir roman...” - Birlikte tatile çıkarız, yazmaya başlarsın. “Ne zaman?” - Yaza... “Çok geç. Şiirdeki gibi: Tabiplerde ilaç yoktur yarama, Aşk deyince ötesini arama...” - Öyle söyleme ağabey... “Yan yataktaki hasta dün öldü. Bugün yakınlarından birisi geldi, yatak boş... Buradan bir öykü çıkarırsın. Sonu da Yunus Emre’nin şiiri ile biter: Ten fanidir, can ölmez, çün gitti geri gelmez Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil.” - İyi görünüyorsun bugün. “Hemşire hanım size de hep zahmet veriyorum, hakkınızı helal edin...” - Yüzüne renk gelmiş abi. “Gelmiş geçmiş bütün insanların, ama inancı ne olursa olsun bütün insanların itiraz edemediği tek gerçek var: Ölüm...” *** Gün geldi, vade doldu. O “gerçeğe” teslim olduğu gün, kardeş(ler)i başındaydı. Bir doçent arkadaşı hasta ziyareti diye gelmişti ama “gerçeği” görünce ne diyeceğini bilememişti: - Hay Allah... Kandilde aradım, sen “Ağabeyim uyuyor” deyince kızdım. Kandil gecesi erkenden uyumuş diye... Meğer hastanede ilaçla uyuyormuş. Allah günahlarını affetsin. Fatiha okudu. ----------------- Cuma günleri yayınlanır
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT