BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirören: Tüp patlamaz

Demirören: Tüp patlamaz

Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu “Baş Başa”ya katılan Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, “Tüp patladı” tabirinin yanlış olduğunu söyledi. Demirören, “Tüp patlamaz. Tüpü bir yangının ortasına atın; şayet kaçak yoksa, patlamaz” dedi.



İSTANBUL- TGRT HABER TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Baş Başa programının bu haftaki konuğu Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören oldu. Programda LPG tüpleri hakkında önemli bilgiler veren Erdoğan Demirören, halk arasında doğru bilinen pek çok şeyin de yanlış olduğunu anlattı. Halk diline yerleşen “tüp patladı” tabirinin yanlış olduğunu söyleyen Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, “Tüp patlamaz. Tüpü alın bir yangının ortasına atın. Eğer kaçak yoksa tüp patlamaz” dedi. Bu durumun ancak güvenli, üretim aşamasında bütün denetimleri yapılmış tüpler için geçerli olduğunu söyleyen Erdoğan Demirören, vatandaşın korsan tüplerden uzak durması gerektiğine dikkat çekti. LPG de tehlikesiz Aynı şekilde hakiki standartlarda yapılmış bir LPG tankının da patlama ihtimalinin bulunmadığının altını çizen Erdoğan Demirören şunları şöyledi: “Ticaret Bakanlığı’nın standartları vardır; her tüketici bunu alırken bilinçli davranmalı. Vatandaş aracını LPG’ye çevireceği zaman, Ticaret Bakanlığı’ndan alınmış belgesi olan yerlere taktırmalı. Bunu yaptıkları taktirde asla çekinmesinler. Eğer çok çekinceli olsaydı koskoca Ford fabrikası, Fiat fabrikası ürettiği araçlarına LPG tankı takıp piyasaya sürmezdi.” İşsizlik yok tembellik var Programda Türkiye’deki işsizlik konusu hakkında da açıklamalarda bulunan Erdoğan Demirören, şunları söyledi: “Türkiye’de bence işsizlik yok, tembellik, iş beğenmeme ve çökmüş bir eğitim sistemi var. Gençliğimizi çok iyi eğiterek, meslek sahibi yapmalıyız. Ben üç yıldır çok iyi bir ücretle, yetişmiş kalifiye eleman arıyorum. Ancak geçen zamanda istediğim özelliklere sahip, kaliteli, iyi bir eğitim almış 20 kişi bulamadım. Bu problemi halledebilmek için öncelikle eğitimi uygulamalı verip, kaliteli eleman yetiştirmeliyiz. İş hayatında da verimliliğe göre maaş sistemini hayata geçirmeliyiz. Bunun için gençler de kendilerini yetiştirmeye, geliştirmeye çalışmalıdırlar. Ülkemizdeki kadar insanın boş gezdiği bir başka toplum yok. Bunun sebebi aile yapımızdan, geçmişte bir kişinin çalışıp bir çok kişiye baktığı sistemden kaynaklanıyor. Burada anne babalara düşen, çocuklarını sokaktan alarak çok iyi bir eğitim vermektir.” Baş Başa Programı aracılığıyla gençlere seslenen Erdoğan Demirören; “Gençlerimiz her nerede çalışacaklarsa önce verecekler, sonra da haklarını isteyecekler. Buna işadamları da devlet de hazırdır. Bilmelidirler ki vermeden almak yalnızca Allah’a mahsustur. Ülkemizin gelişmesi dünyada söz sahibi olan bir konuma gelmesi için bu şekilde hareket edilmelidir” diye konuştu. Paramızı güçlendirmeliyiz Dünyada sermaye sıkışması nedeniye globalleşmenin gerçekleşemediğini ifade eden Erdoğan Demirören şunları söyledi; “Dünyanın neresine giderseniz gidin yeni bir iş kurmanızın imkanı yok. Gelişmiş ülkelerde de yatırım kapısı kapanmıştır. Türkiye ve Çin gibi gelişmekte olan ülkelerde ise yatırımcılar için çok iyi ortam oluşmuştur. Bugün Türkiye, krizlerle uğraşan Avrupa’nın en güçlü ekonomisine sahiptir. Bu ülkeler paralarının güçlü olması ve kendi paralarıyla iş yapmalarından dolayı yaşadıkları ekonomik sarsıntı hafif olmaktadır. Bizde ise kriz çıktığında Türk Lirası’nın değeri olmadığından Dolar arıyoruz. Bunun için paramıza nasıl değer kazandıracağımızın yollarını bulmalı ve paramızı güçlendirmeliyiz. Bunu gerçekleştirdiğimizde uluslararası piyasada kendi paramızla yatırım yapabiliriz. Ayrıca ekonomimizde oluşabilecek muhtemel krizleri de paramızın gücü sayesinde etkilenmeden atlatabiliriz.” AB ile sektörlerin Batılı kimliği oldu Avrupa Birliği ile müzakerelere başlayan Türkiye’nin Batılı bir kimlik kazandığının altını çizen Erdoğan Demirören, müzakerelerle birlikte Batılı bir kimlik kazandığımıza dikkat çekti. “Avrupa Birliği ile müzakere sürecine giren Türkiye’de tüm sektörler artık kaliteye çok önem veriyor” diyen Erdoğan Demirören, “Bu süreçte rekabet etmekte zorlanacak olan KOBİ’ler birleşmelidirler. Aksi durumda rekabet edemeyecek olan işletmeler kapanmaya mahkum olurlar” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT