BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nostalji...

Nostalji...

Buna ister fıkra deyin, ister bilmece... Ama güzel bir şey... Soru şu; “-Tam kare biçiminde bir oda... Köşegenlerin kesişme noktası, yani karenin tam ortasında bir tenis topu... Köşelerden birinde Süpermen, karşısında Örümcek Adam, diğer köşede Türkiye’nin AB’ye girmesini savunan dürüst bir AB diplomatı ve karşısında Türkiye’nin AB’ye girmesini istemeyen bir AB diplomatı... ‘-3... 2... 1... Çık...’ komutuyla topa doğru koşacak ve topu kapacaklar...



Buna ister fıkra deyin, ister bilmece... Ama güzel bir şey... Soru şu; “-Tam kare biçiminde bir oda... Köşegenlerin kesişme noktası, yani karenin tam ortasında bir tenis topu... Köşelerden birinde Süpermen, karşısında Örümcek Adam, diğer köşede Türkiye’nin AB’ye girmesini savunan dürüst bir AB diplomatı ve karşısında Türkiye’nin AB’ye girmesini istemeyen bir AB diplomatı... ‘-3... 2... 1... Çık...’ komutuyla topa doğru koşacak ve topu kapacaklar... Topu kim kapar?...” *** Gerçekçi cevap istediler, ben veremedim... Meğer cevabı şöyle imiş; “-Tabii ki Türkiye’nin AB’ye girmesini istemeyen bir AB diplomatı... Çünkü, Süpermen, Örümcek Adam ve Türkiye’nin AB ye girmesini savunan dürüst bir AB diplomatı sadece masal kahramanlarıdır... Gerçek hayatta yoktur...” S.Ö.Z. der ki; “-Kadın ve erkek arasındaki en belirgin farklılık şu; Kadınlar elde ettiklerinin, erkekler elde edemediklerinin peşine gider...” (...Kadınlar’ın Dimyat’a gitmesini, erkeklerin ise bulgurdan olmasını anlattığı müthiş S.Ö.Z.leri... tuzaktan kumanda (Basın Toplantısı...) YEŞİM SALKIM: Hayatımın erkeğini yirmi günde buldum, çok mutluyum... MUHABİR: Yıldırım aşkı diyebilir miyiz?... YEŞİM SALKIM: Ne derseniz deyin, sonu aşka çıkacak... MUHABİR: Peki evliliği düşünme taraftarı mısınız?... YEŞİM SALKIM: Evet, taraflardan biri benim.. Hayata dair... * Talihsiz insanın haline herkes vah çekmeye hazır; lâkin o acınışlar kimsenin ta bağrından kopup gelmiş değildir... ... * Pek az kişi vardır ki, iyi talihli bir dostun başarılarını kıskançlık duymadan kutlayabilsin... ... * Ölümlü insanlar mutluluk saydıkları başarıya doymazlar... ... * Kıskanılmayan, imrenilecek bir erdemi olmayandır... (...Agamemnon) > ...gündemin kırıntıları... Cumhuriyet’in 82. yılı kutlamalarına hazırlanırken; AK Parti Kadıköy İlçe Teşkilatı, “Cumhuriyet’in 83. Yılı Kutlu Olsun” diye yazmış... Teşkilat, ilerici olmayı abartmış... *** Televizyonlarda gelin kaynana programlarının yerini Dövüş sporları alıyormuş... Al birini, vur ötekine... *** Beşiktaşlı yönetici Yahya Kemal Gencer Bolton’u ellerinden kaçırdıklarını, rövanşta yeneceklerini söylemiş... Görevde bir hoca olsa, bu gaf için cezalandırılacak ama... tebeşir tozu “-Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır...” (M.S.Fobes) itiraf reyonu... Şirketin yemekhanesinde tavuk çıkınca “Kuş Gribi” muhabbetleri oldu... Ben de yemeği hem yapan, hem de dağıtan aşçımızın önünde; “-Bu tavuklar 2003’ün arkadaşlar, Kuş Gribi’nden yana bir korkunuz olmasın... Yalnız Sars olabilir” dedim... Adamın bıyıkları titremeye başladı... Herhalde Kasım Usta’nın personel servisine işi düşene kadar porsiyonları birkaç gündür olduğu gibi az yiyeceğiz... *** (isim: ibrahim acıyan... şehir: istanbul... yaş: yirmidört...) Üç - dört yaşlarındayken, yüzümdeki büyükçe olan beni anneme gösterip ne olduğunu sormuşum... Annem, “ben” olduğunu söyleyince soranlara yüzümdeki kahverengi şeyin “annem” olduğunu söylüyormuşum... İşin kötüsü, insanların bana güldüğünü hayal meyal de olsa hatırlıyorum... Çok safmışım... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) temelin yeri... Temel Trabzonspor’un sahasında sağlık görevlisiymiş... Futbolculardan birinin ayağı kırılınca hemen sarıp sarmalamış ve ambulansa attığı gibi hastaneye götürmüş... Doktor ayağa bakar bakmaz Temel’e fırçayı basmış: “-Yahu sen ne yapmışsın böyle?... Kırılan ayağı değil, ötekini sarmışsın...” Temel cevap vermiş; “-O ayak zaten kırılmış doktor bey... Bari sağlam olanı sağlama alayım dedim...” bizimkiler... (Dündar Abi’nin yanlış çevirdiği telefon muhabbetleri...) “-Kusura bakmayın rahatsız ettim... Ben sonra tekrar ararım...” xxx “-Alo... Özür dilerim ben telesekreter bekliyordum... Birden siz çıkınca dondum...” xxx “-Ben mi sizi aradım?... Pardon, kusura bakmayın... Peki kimsiniz siz?...” xxx “-Nee, Kıbrıs mı?... Numarayı iki kere çevirdim galiba pardon... xxx “-Ekranda cevapsız çağrı mı var?... Ben cevapsız çağrı bırakmam kimseye...” xxx “-Benim numaramdan mı aradılar?... Benim numaram kaç ki?...” xxx “-Öyle biri yok mu?... Nasıl biri var?...” bugünün buluşu * İlk kez bir sihirbaz; tehlikeli bir oyunu denerken “Bunu evde denemeyin” uyarısında bulundu... (24.10.1944) > H A Y L  Z Gör ne çok terler o da Yalnız ki... Sofrada... *** Y A Ğ D A N C I Patronun yanına gide gide Ayak kapları oldu hepten pide! B İ R S A R H O Ş A İçkiyi içer çanakla Eve döner dört ayakla! *** A C I G E R Ç E K Suçüstü tutuldu kedi Satırı kuyruğu yedi!.. (Latif Karagöz'ün iğneleri...) sanatik kritik “-Yaptığımız iş suya yazı yazmak gibi... Şöhret için ailesini, eşini satmış, kimsenin yüzüne bakmayan, kötü günde elini tutacak dostu olmayan biri olmak istemem...” (...Vildan Atasever) politik kritik “-Merak ediyorum, sadece bir şiir okuduk diye hapse girdiğimizde bu Barolar Birliği nerdeydi acaba?... Hak hukuk derdi o zamanlar yok muydu?...” (...Tayyip Erdoğan) sportik kritik “-Bir takımın kenetlendiği gol attığı zaman belli olur... Sahadaki futbolcular sevinirken yedekler de onlar kadar havaya uçuyorsa, başarı geliyor demektir...” (...Eric Gerets) Şifa Yemek İftar Menüsü > Kremalı Mantar Çorba... > İzmir Köfte... > Çoban Salata... > Pirinç Pilavı... (www.sifayemek.com.tr)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT