BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Derviş Musa” nasıl “Merkez Efendi” oldu!

“Derviş Musa” nasıl “Merkez Efendi” oldu!

Sümbül Sinan Efendi, talebelerinden Muslihuddin Musa’yı çok seviyordu. Diğer dervişler bu duruma gıptayla bakıyorlardı ancak, hocalarının ne sebeple onu daha çok sevdiğini de merak ediyorlardı. Ve bir gün...



Bir gün Sümbül Sinan Efendi, bir gün ders esnasında dervişlerini çetin bir imtihana tâbî tuttu. Onlara dedi ki: - Ey bir avuç topraktan ibaret olan canlar! Bu âlemin nasıl yaratılmasını isterdiniz? Her derviş kendi gönlünce cevaplar sundu. Sıra Muslihuddin Musa Efendi’ye geldi ve yüzünde elmaslar oynaşan Sümbül Efendi tatlı bir tebessümle: - Eee, bir de sen söyle bakalım Musa Efendi, sen nasıl bir dünya isterdin? “Âlem bir nizam içinde” Musa Efendi başını kaldırmadan cevap verdi: - Efendim, bu âlem öyle tatlı bir nizam içinde ki; buna bir şey ilâve etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez! Sümbül Efendinin istediği de buydu. Ay yüzünde görülmemiş bir ışık belirdi ve dedi: - Aferin derviş Musa! Demek her şey merkezinde, böyle olmalıydı diyorsun! Öyleyse senin adın bundan böyle Merkez Muslihuddin olsun! Bundan sonra derviş Musa, “Merkez Efendi” ismiyle gönüllerde taht kurdu... *** Yine dervişlerin Sümbül Efendi etrafında birer pervane misali döndüğü günlerden biri, Sümbül Efendi dervişlerini imtihana tutmak istedi. - Ey dervişler, her birinizden birer demet çiçek istiyorum, dedi. Bütün dervişler dışarı süzüldü. Kırlara, bahçelere doğru koştular ve demet demet, kucak kucak çiçekler topladılar. “Hangi çiçeğe el atsam...” Ancak Merkez Efendi düşünceliydi. Elinde, tek bir tane solmuş, kurumuş, cevheri gitmiş papatya vardı. Sümbül Efendi’nin önüne varıp boyun büktü ve: - Efendim, hangi çiçeğe el atsam, onu Allah Allah diye zikreder buldum ve koparamadım, kusurum affola, dedi Zaten Sümbül Efendi’nin beklediği de bu değil miydi... Bu asil davranış karşısında bütün dervişlerin başı önlerine eğilmişti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT