BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İSTİMLAK

İSTİMLAK

Uyum yasalarının nimetlerinden demek doğru olur mu? Eskiden şu sebeble bu sebeble, vatandaşın mülkü istimlak edildiği zaman hem rayiç bedel üzerinden ödeme yapılmazdı hem de ihtilaflar yıllarca sürüp giderdi.



Uyum yasalarının nimetlerinden demek doğru olur mu? Eskiden şu sebeble bu sebeble, vatandaşın mülkü istimlak edildiği zaman hem rayiç bedel üzerinden ödeme yapılmazdı hem de ihtilaflar yıllarca sürüp giderdi. Buna ihtilaf demek de doğru değil. Yer istimlak edilir, vatandaşın yıllar önce beyan ettiği değer bir bankaya yatırılır, “vatandaş paran orada ister al, ister alma” denirdi. Vatandaş da başlardı kapı kapı dolaşmaya. Şimdi, Türkün zekası sayesinde bulduğu boşluklarla yine istimlak konuları suiistimale açık ama hem eskisi kadar değil hem de mağduriyetler önemli ölçüde azaldı. ..... Küçük yerleşim yerlerinde suiistimal çok kolay değil. Herkes herkesin gözü önünde. Ama büyük yerlerde arada kaynayıp giden yerler oluyor. Mesela ilçe belediyeleri, kendi sınırları içinde hizmetler veya kamu yararı için uygun gördükleri yerleri büyük şehir meclis onayı ile istimlak edebiliyorlar Bir ilçe belediyesinin istimlak etmeye, yeşil alana dönüştürmeye niyet ettiği bir yer hakkında mülk sahibini önceden bilgilendirmesi şart koşulsa mağduriyetler daha da azalır. Bazan her şey olup bittikten sonra mülk sahibinin haberi oluyor, bazan son aşamada. Bu işi çok iyi niyetle ve iyi şekilde yapanlar da var. Mülk sahibi ile görüşülüyor, süre veriliyor..Şu kadar süre içinde ya burayı yap, ya da bize sat biz alıp yapalım, deniliyor..Son çare olarak istimlak ediliyor. Görüntü kirliliğinden dolayı değil de kamu yararı için istimlaki düşünülüyorsa o da anlatılıyor. Aksi parası ödenmiş olsa da zulümdür. > Gürültü patırtı Çözmek, olgunlaştırmak, bir sonuca bağlamak için kamuoyunun gündemine getirilen konular yaygara, patırtı, gürültü arasında kaybolup gidiyor. Bir sonuca bağlanamıyor. Mesele ne olursa olsun taraflar hemen ikiye ayrılıyor. Olurcular, olmazcılar.. Sokak ortasında kalan konular yağmura, çamura, rüzgara göre şekilleniyor. Batıda basın yoluyla kamuoyu devamlı aydınlatılıyor, şekillendiriliyor. Türkiyede bu çizgi oluşturulamıyor. Evvela bizde eğitilmiş bir kamuoyu yok. Bir konuyu uzun süre dert edinip sonuca götürmek isteyen hırslı insanlar yok. İkincisi kamuoyu denilen şey aslında bulanık bir ortamdır. Konular net olarak ortaya konulamayınca sonuç da bulanık oluyor. Üçüncüsü kamuoyu kamuoyu, birtakım kamplaşmalar içerisinde. Gündeme getirilen konuları sahiplenme, konunun kamplara yakınlığına göre renk alıyor. Sağlıklı bir kamuoyu yoktur. ..... Durmuş oturmuş toplumlarda davranışlar daha berrak, daha rafine. Komplike değil, formüle edilebilir. Bizde ya da bizim durumumuzda olan ülkelerde insanların hareket tarzını çok değişik faktörler etkilediği için iş karmaşık hale geliyor. Toplum anlamında bir düzen ortaya çıkmıyor. Adamlarda karışık unsurları ahenkleştiren harmonize bir yapı var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT