BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rahatsızlar üzerine

Rahatsızlar üzerine

“Türkiye’de milliyetçilik ve İslamcılık artarsa yurt dışına kaçarım” diyen Orhan Pamuk, manevi duygularımızın üst seviyede olduğu mübarek ramazan ayı, Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı heyecanının tam ortasında, sizce ne demeye çalışıyor?



“Türkiye’de milliyetçilik ve İslamcılık artarsa yurt dışına kaçarım” diyen Orhan Pamuk, manevi duygularımızın üst seviyede olduğu mübarek ramazan ayı, Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı heyecanının tam ortasında, sizce ne demeye çalışıyor? Bu tür eksantrik beyanatları neden hep yurt dışındayken veriyor? Bu coğrafyada olmanın dayanılmaz aşağılık kompleksi, Batıya salya sümük hayranlık ve bize ait değerleri kültürel motifler mozaiği olarak müzeye kaldırma arzusuyla, kendini Batıya ve dünyaya beğendirme histerisi olarak tarif edilebilir mi bu çıkışlar? Yani zor bir cümle oldu ama, bu taife o kadar çetin bir travma içinde ki, suya sabuna dokunmadan daha kolay izah etmek de mümkün değil... Ya da bu zor tarif yerine daha kolay ve anlamlı bir gayretle, Yalçın Küçük gibi soy-sop tahliline girmek gerekecek; o zaman da “milliyetçilik”le suçlanacağız! *** Ezandan rahatsız... Başörtüsünden rahatsız... Ramazan davulundan rahatsız... Tarihinden rahatsız... Yani... Yüzde doksan küsuru Müslüman Türkiye’de... Milli ve manevi duyguların yaşanıyor olmasından rahatsız bir ruh hali... Nasıl izah edilir? *** Bu kadar kolay vitrine çıkmak ve orada bu kadar kalabilmek enteresan doğrusu... Konuşamayan ve yazamayan insanların, yazılı ve görüntülü yayıncılıkta cilalanması ve “pazarlanması”, pazarlama sektörümüzün akıllara ziyan başarısıdır. *** Seviniyorum bir yandan da... Çünkü kitap fuarlarındaki canlılık, yayınevi ve yayın sayısındaki artış, artık okumaya niyetli bir millet olduğumuzu gösteriyor. Ve umuyorum yakın bir gelecekte okuyucu, popüler romancıları, gerçek romancılarla, mesela Tarık Buğra ile Ahmet Hamdi Tanpınar ile Peyami Safa ile kıyaslayacak ve artık “pazarlama” cilası parlamak için yetmeyecek. Ondan sonra “kaçarım, giderim” zırıltıları ve şımarıklıkları piyasa yapmamaya başlayacak... Ve yine umuyorum, magazin yıldızı din adamlarından, Türkiye karalayıcısı edebiyatçılardan, medya maymunu bilim adamlarından kurtulacağız... *** Mübarek Ramazan Bayramının bereketinin ve coşkusunun, ortak değerlerine bağlı, geçmişine sahip ve geleceğine inançlı, zorluklar karşısında kaçan değil dimdik duran bir millet olma şuurumuzu her zamankinden daha çok arttırması temennisiyle...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT