BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Yeni bayramlar

Yeni bayramlar

Bayramlarda adettendir. Köşe yazarları “Nerede o eski bayramlar?” cümlesiyle başlayan yazılar kaleme alırlar.



Bayramlarda adettendir. Köşe yazarları “Nerede o eski bayramlar?” cümlesiyle başlayan yazılar kaleme alırlar. Yüzyıllar öncesinden “Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım” diyen Mevlâna’nın tavsiyesi ise bu yazılarda dikkate alınmaz. Oysa Mevlana, yaratıldığından beri her gün değişen dünyada söz sahibi olmak için “realiteyi” dikkate almanın şart olduğunu vurgulamıştır. Bu sözü dikkate almayanlar sanıldığının aksine bayramlara zarar verirler. Çünkü bayramların imajını olumsuz yönde etkilerler. Bayram eskiye ait, artık kutlanılmasına gerek kalmamış küflü bir şeymiş gibi algılanır. Halbuki Yunus Emre, Mevlana’yı da teyit ettiği mısrasında ne güzel demiştir: “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası?” Niçin değişim? Hal böyle iken günlük hayatımızın bir parçası olan bayram kutlamanın şekilsel yanlarının bu değişmeden münezzeh olduğunu da kimse iddia edemez. Şimdiye kadar hep değişenlerden bahsettim. Elbette değişmeyen şeyler de var. Değişmeyi mümkün kılan ve anlamlandıran da zaten bu değişmeyen özdür. Çünkü yeni şeyler söylerken konuştuğumuz zemini inşa eden kültürün devamlılıklarını hesaba katmak durumundayız. Yani değişim yıkımlarla değil sürekliliklerle yaşanan bir olay şeklinde hayatımızın içinde yer almalı. Mesela ramazanın eşitlik, kardeşlik, dürüstlük, adalet, cömertlik, konukseverlik, yardım ve dayanışma gibi bize hatırlattığı değerler zaman ve zeminden bağımsız olarak, her yere ve her çağa aittir. Bayramlar da dostluğun, arkadaşlığın, sevginin, dayanışmanın, vefanın canlı tutulduğu günlerdir. Başlayan bayram esasen biten ramazan ayının muhasebesinin yapıldığı hayatın bundan sonraki akışının bu muhasebenin ışığında yenilendiği zaman dilimidir. Asıl bayram Bayramlar değişen ve değişmeyen boyutlarıyla birlikte kutlanmalı. Unutmayalım, bayram kişisel değil toplumsal bir olay. Mesela Pakistan’da kardeşlerimizin ağladığı bir yerde bizim “eğlence”ye indirgenmiş bir bayram yapmamız hiç mümkün olabilir mi? Ramazan bitti. Bayrama kavuştuk. Eski bayramların artık yaşanmadığına hayıflanmaktansa yeni bayramlar inşa edelim. Eskiler “Bayramınız bayram ola...” dermiş. Peki, bu nasıl mümkün olacak? Esasen yeni bayramları bayram kılacak ipuçlarını Mevlana ve Yunus Emre yüzyıllar öncesinden bize vermiş. Bu ipuçlarını ihmal etmeyelim ki, bayramlarımız bayram olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT