BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kadınlar & erkekler

Kadınlar & erkekler

ERKEKLER; * Dırdır, şikayet, bıdı bıdı... * Erkenden uyanıp odada gürültü yapması... * Evin eksikleriyle ilgilememesi... * Maç günleri eve iptal edilemeyecek misafirleri çağırması...



ERKEKLER; * Dırdır, şikayet, bıdı bıdı... * Erkenden uyanıp odada gürültü yapması... * Evin eksikleriyle ilgilememesi... * Maç günleri eve iptal edilemeyecek misafirleri çağırması... * Geceleri erkenden uyuyakalması... * Saçlarının; fırçalara, küvete, lavaboya ve her köşeye dağılması... * Benim arkadaşım senin arkadaşın ayrımı yapması... * Temizlik kontrolörlüğü yapması... * Eve giriş çıkış saatlerinin çetelesini tutması... * Kendisi diyete girdiğinde, erkeği de diyete sokması... KADINLAR; * Dağınık erkek delirtir... * Kumandanın hep erkeğin elinde olması... * Dolaptan kendi için çıkarttığı havluları, erkeğin kullanması... * Kendisi için aldığı pahalı kozmetik ürünlerini, gelişigüzel kullanması... * Kadınların sıcak sevmeleri ve erkeklerin camı veya klimayı açması... * Önceleri çocukluk anılarını bile takip ederken, sonra seslenişini bile duymaz olması... * Evde tamir edilmesi gereken şeyler için hiçbir girişimde bulunmaması... * Çoraplarını çıkarttığı gibi herhangi bir yere atması... * Kadın yememişken erkeğin umursamadan sarımsaklı yemekler yemesi ve ağzının kokması... (KADIN - ERKEK VİNYETİ) tebeşir tozu “-Hırsları kökünden atmak imkansızdır... Onları yalnızca asıl amaçlarına doğru yöneltmeye çalışmalı...” (...Tolstoy) S.Ö.Z. der ki; “-Düşünen adamın parmaklarının arası boş kalmaz; ya kalem olur, ya sigara...” (...Fazla sigaran var mı’ demeden önceki müthiş S.Ö.Z.leri...) tuzaktan kumanda (STAR - Telegol...) ADNAN AYBABA: Yıldırım başkanla görüştüm, yapması gerekenleri söyledim... Benim dediklerimin tersini yaptı, sonuç ortada... xxx (KANAL D - Televizyon Makinası...) OKAN BAYÜLGEN: Başka söyleyeceğiniz bir şey var mı?... SEYİRCİ: Hayır... Sizi çok beğeniyorum, yeni programınızı hayırlı ediyorum... xxx (KANAL D - Hayaller Gerçek Oluyor...) YARIŞMACI ŞERMİN: Ben aslında isim vermek istemiyorum ama Remziye Hanım elense iyi olur... bugünün buluşu * İlk kez bir satıcı, müşterisine “Memnun kalmazsanız iade edin” seçeneği sundu... (07.11.1921) bizimkiler... (*Bizimkiler’in yaptığı söylenen, ama inanılmayan bombalar...) Güya Talip, bayramda bedava diye halk otobüsüne binmiş... Para vermeden geçince “Hoop hemşerim” şeklindeki doğal tepkiyi duymuş... Adamla 15 dakika “Bayramda beleş” tartışmasına girmiş... Yolcular şoförü doğrulamış ve bu kadar olaydan sonra “Olsun” diye basın kartını çıkarıp, “Bana yine beleş” demiş... Gözlük camının değişmesi, aynı güne rastlamış... xxx Hesapta Engin Abi, Cem’in kendisine bağlayacağını söylediği adamla konuşmak istememiş... “Sakın burda olduğumu söyleme” diye tenbih etmiş... Cem hattı geri alıp, iki yalanı biraraya getirerek söylemiş; “-Engin Bey şu an burada yok, telefonla konuşuyor...” xxx Anlatıldığına göre; Hasan Ali Abi İş Bankası’na olan kredi kartı borcu için Yenibosna Şubesi’ne gitmiş... Sıra numarası alıp beklemeye koyulmuş... Herkes sanki borcunu yatırmak için o günü seçmiş... 40-45 dakika bekledikten sonra sıra kendisine gelmiş... Ekstreyi uzatmış görevli, “200 metre aşağıda İş Bankası var, oraya yatıracaksınız” demiş... Yanlışlıkla Yapı Kredi’ye girmiş olan Hasan Abi’nin evi de İş Bankası’nın bir sokak üstündeymiş... temelin yeri... Annesi, gurbetteki Temel’e mektup yazmış... Şöyle; Sevgili oğlum Temel; ... Artık senin büyükşehire gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz... Baban bir gazetede, “İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini” okumuş... O yüzden hemen taşındık... ... Sana yeni adresimizi veremiyorum... Çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemsehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye “cadde adını ve kapı numarasını” söküp götürmüşler... ... Bu evde garip bir çamaşır makinesi var... Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için “duvardaki zinciri çektiğimden beri” bir daha o gömlekleri görmedim... ... Geçen hafta buraya sadece iki kez yağmur yağdı... İlki üç gün sürdü, ikincisi ise dört gün... ... Benden istediğin yeleği postaya verdim... Ancak halan, o koca düğmelerle paketin çok ağır olacağını söyledi... O yüzden “düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk”... Orada bulabilirsin.... (Seni seven annen...) itiraf reyonu... (isim: mustafa kaya... şehir: şimdilik van... yaş: yirmibir...) Abi iftara elektrikler kesik girdik... Mutfakta 3-4 tane mum yanıyor... Tabii bizim moraller alt-üst olmuş, bir yandan yemek yiyoruz bir yandandan da TEDAŞ’a homurdanıyoruz... Neyse iki kişi arasından en uynık olanımız yani ben dışarı baktım. Bizim evin haricindeki bütün evlerin elektriği yanıyor... Birden Melih’le göz göze geldik ve yaklaşık 15 dakikadır çalışan buzdolabının sesine dikkat kesildik... Meğer kendimize boşuna eziyet ediyormuşuz. Epey bir zaman sonra ışıkları açtık... (omer.soztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) ...gündemin kırıntıları... Başbakan, bayram sabahı rektörlere çatmış... Bayramları karıştırdı herhal... ... Beşiktaş’ın maçını televizyonlar vermemiş... TV’lerin günahını aldık... Dehşet görüntülerini yayınlamıyorlar işte... ... Halk Ekmek sosyetelik oluyormuş... Tam light ekmek, kepekli ekmek oluyor... sanatik kritik “-İnsanlar paralarını binlerce dolarlık mücavherlere yatırıyorlar... Aynı parayla kasetime yeni besteler alırım daha iyi...” (...Gülben Ergen) politik kritik “-Sen ‘Türkiye’yi pazarlamakla mükellefim’ diyorsun... O zaman ben de seni Yüce Divan’a göndermekle mükellefim...” (...Devlet Bahçeli) sportik kritik “-Hangi oyuncu nerede mutluysa orada oynamalı... İmkan olsa da Anelka gibi oyuncuları milli takıma alıp oynatabilsek...” (...Aziz Yıldırım) > Şifa Yemek Öğle Menüsü > Gemici Kuru Fasulye... > Türkmen Pilavı... > Turşu... > Revani...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT