BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kosova için Türkiye’nin tutumu

Kosova için Türkiye’nin tutumu



Kosova trajedisinde Türkiye’nin tutumu, Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in ziyareti ile kesinleşti. Cumhurbaşkanımız, hem Makedonya, hem Arnavutluk sınırlarındaki kampları, dostumuz bu iki devletin başkanları ile birlikte ziyaret etti. Zirveden, Türkiye’nin hangi çizgide bulunduğunu belirledi. Sayın Demirel’in dış ülkeleri ziyaretlerinde Türk devleti için -çok büyük bir vukuf, tecrübe ve saygınlığa dayanarak- sağladığı faydalar, tarihî çaptadır. Ve daima ülkemiz için doğru olan yönleri göstermiştir. Birçoğunda beraber bulunduğumuz için yakından biliyoruz. Demirel, şahsî üslûbuyla, Türkiye’nin Balkanlar’daki sürekli varlığını, esasen Balkan devletleri arasında bulunduğunu, yarımadada olup bittilere, kesip biçmelere izin vermiyeceğini, kesin şekilde vurguladı. Biz Kosova’yı, 1913’te Sırbistan’a, oradaki Müslümanlar’ı asıp kessin, varlıklarını yağmalasın şeklinde bırakmadık. Bilakis Londra andlaşmasında, Müslüman halkın hukuku dikkatle belirtilmiştir. Sayın Demirel, büyük komşumuz Rusya ve huysuz komşumuz Yunanistan’ı da barışa yardımcı olmaya çağırdı. Hitler kalıntısı soykırımcılara arka çıkarak barış sağlanmaz. Orman kanunu düzeni teşvik görür. Rusya gibi Batı’ya entegre olmak isteyen muazzam bir devletin, 19. yüzyılda geçerli kaba Balkan politikalarını tekrarlamıyacağını umuyoruz. Ama Clinton da, karadan harekât yapılmayacağını lüzumlu lüzumsuz söyleyip durdu. Miloşeviç’e istemiyerek cesaret verdi. Halbuki gerek Kongre’de, gerek Amerikan halkında, kara harekâtının kaçınılmazlığı fikri gittikçe ağırlık kazanıyor. Başkan, bu eğilime uyacaktır. Kosova’ya tamamen hâkim olup katil Sırp güçlerini kovmaktan başka çare yoktur. Havadan bombardıman, Saddam’ı ne kadar etkiledi ise, Miloşeviç için de aynıdır. Bu Hitler bozuntusunu uçak göndererek bertaraf etmek hayaldir. Politika hayalle yürümez. Askerlik, hiç yürümez.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT