BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sabrı tavsiye ederler”

“Sabrı tavsiye ederler”

Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Kıyâmet günü bir nidâ edici, nidâ eder ki; Ehlullah olan kalksın! Ebû Bekir, Ömer, Osmân ve Ali kalkarlar. Ebû Bekir’e denilir ki: Var, Cennet kapısında dur.



Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Kıyâmet günü bir nidâ edici, nidâ eder ki; Ehlullah olan kalksın! Ebû Bekir, Ömer, Osmân ve Ali kalkarlar. Ebû Bekir’e denilir ki: Var, Cennet kapısında dur. Allahü teâlânın rahmeti ile, istediklerini Cennet’e koy. İstemediğini de Allahü teâlânın kudreti ile Cennet’e koyma. Hazreti Ömer’e denir: Var, mîzân [terâzî] yanında dur! Kimi istersen, Allahü teâlânın bereketi ile mîzânını ağır et. Kimi istersen, Allahü teâlânın bereketi ile, mîzânını hafîf et. Osmân’a denilir. Al bu asâyı. Var Kevser havuzunun yanına dur! Kimi istersen havuzdan su içir. Kimi istersen içirme. Alî’ye denilir ki: Bu hulleyi, (elbiseyi) giy! Allahü teâlâ bu hulleyi senin için hazırlamıştır.” Bu dört hâl, Çihâr yâr-i güzîn hazretlerinin şeref ve fazîletinin ifâdesidir. Übeyy bin Ka’b anlatır: Ben bir gün Vel-Asr sûresini, Resûlullah Efendimizin huzur-ı şerîflerinde okudum. Bitirince, dedim ki: Yâ Resûlallah! Lütuf eyleyip, bu sûre-i azîm-üş-şânın tefsîrini beyan buyurun. Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: Birinci âyet-i kerîmede meâlen, “Allahü teâlâ günün âhirine yemin ederim” buyurmuştur. İkinci âyet-i kerîmede meâlen, “Elbette, Ebû Cehil’in işi ziyânda, zelîl ve başı aşağıdadır” buyurmuştur. Üçüncü âyet-i kerîmede meâlen, “Ancak îmân edenler” buyurması, Ebû Bekr-i Sıddîk içindir ve devamında meâlen “Amel-i sâlih işleyenler” buyurulması, Ömer-ül Fârûk içindir ki, çok amel işleyici ve şükür edici ve iyi işler yapıcıdır. “Hakkı tavsiye ederler”; Osmân-ı Zinnûreyn içindir ki, sabır tutucu ve hayâ-hilm sâhibidir. “Sabrı tavsiye ederler”, Aliyyül Mürtedâ içindir ki, vefâkârdır ve kendini hıfz edicidir. Resûlullah Efendimiz, Ebû Bekr-i Sıddîk’ı îmâna benzetti. Ömer-ül Fârûk’u amel-i sâlihe benzetti. Hazreti Osmân’ı hak işte vasiyete denk etti. Aliyyül Mürtedâ’yı, sabr işinde vasiyete benzetti. Ebû Bekir îmân yerinde oldu. Ömer amel yerinde oldu. Ömer, Ebû Bekir’in fer’idir. Ebû Bekir, îmân yerindedir. Îmân kalbin fi’lidir. Ömer amel yerindedir. Amel bedenin fi’lidir. Kalb bedene tâbi değil, beden kalbe tâbidir. Âyet-i kerîmede; “Îmân edenler, sâlih amel işleyenler, hakkı tavsiye edenler, sabrı tavsiye edenler” buyurulması, burada da, önce Allahü teâlâyı bilesin. Sonra Muhammed Mustafâ Efendimizi bilesin ve dîn-i İslam’ı tutasın. Dîn-i İslam üzerine ilerleyesin. O Hazreti Ebû Bekir’i hak üzere halife ve imâm bilesin. Ondan sonra Hazreti Ömer’i, ondan sonra Hazreti Osman’ı, ondan sonra Hazreti Ali’yi hak üzere halife ve imâm bilesin...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT