BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kışkançlık gönüllerini mühürledi

Kışkançlık gönüllerini mühürledi

Osman Paşa’nın dönüşü, gerçekleri açıklamaya, hakikati anlatmaya, gereğini yapmak için davetiyeydi: -Efendiler, durumumuz, Kanije’de kuşatılan Hasan Paşa’nın vaziyetinden çok iyi değil. Eğer, Tuna ordusunun diğer paşaları hakete geçmezse... Beklediğimiz yardım gelmezse, sonunda, Hasan Paşa gibi, huruç, yarma harekatı yapmak zorunda kalacağız. Hazırlıklarımızı şimdiden buna göre yapalım.



Osman Paşa’nın dönüşü, gerçekleri açıklamaya, hakikati anlatmaya, gereğini yapmak için davetiyeydi: -Efendiler, durumumuz, Kanije’de kuşatılan Hasan Paşa’nın vaziyetinden çok iyi değil. Eğer, Tuna ordusunun diğer paşaları hakete geçmezse... Beklediğimiz yardım gelmezse, sonunda, Hasan Paşa gibi, huruç, yarma harekatı yapmak zorunda kalacağız. Hazırlıklarımızı şimdiden buna göre yapalım. Karargahtaki kumandanlar, başlarını eğdiler, Osman Paşa’ya, “Paşam, beklediğimiz yardım gelir. Onlar bizi yardımsız, ilaçsız, yiyeceksiz komaz.” diyemediler. Çünkü, hırs, çekememezlik, fesatlık, yüreklere çöreklenmişti... HHH Plevne önlerinde muharebe, siper savaşına dönüşmüştü. Tabiî Osman Paşa’nın 8 aylık değil, 8 haftalık erzakı bile yoktu. Rus Başkomutanı Grandük Nikola, bunu çok iyi biliyordu. Plevne çepeçevre kuşatıldıktan sonra Rus çalışması devam etti. Sivastopol istihkâmlarını yapan ve Avrupa’nın en büyük istihkâmcısı sayılan meşhur emekli Orge?neral Todleben (bu da Alman asıllıdır) Rusya’dan ge?tirildi... Plevne’yi iyice çepeçevre kuşatmak için kendisine çok sağlam istihkamlar yaptırıldı. Plevne’nin boğazına esaret zinciri iyice dolandı. Plevne’yi muhasara eden Rus ordusu, 180 bin askerdi. 7 Rus ve 1 Romen kolordu?suna ayrılmıştı. Gorni Dubnik’le Telis’in düşmesi ve Orhâniye’de Şevket Paşa ile irtibatın Gurko tarafından kesilmesi, Osman Paşa’yı müşkül durumda bıraktı. Ama halk ve asker üzerinde ümitsizliğe sebeb olmadı. Osman Paşa, askerin ve sivil halkın maneviyyatını kuvvetli tutmak için, kuzeyde Müşir Mehmed Ali ve güneyde Müşir Süleyman Paşalar’ın ordularının yardıma geleceği haberini yaydı. Halbuki bu iki müşîr, Os?man Paşa’yı delice kıskanıyorlardı. Her ikisi de sırayla Tuna or?duları başkumandanı oldukları halde, ‘Gazi’ unvanını alamamışlardı. Önceleri kıskanç?lıkla Osman Paşa’yı kaderine terkettiler. Sonra Mehmed Ali Pa?şa gerçekten Plevne’yi kurtarmak istediyse de artık iş işten geç?miş, Ruslar kuşatma harekatını tam manasıyla gerçekleştirmişlerdi. 30 Ekim 1877’de Başkumandan Grandük Nikolay, Poradim umumî karargâhından, Osman Paşa’ya şu mektubu gönderdi : “Mareşal Hazretleri, Ekselanslarına aşağıdaki hususları arz etmekle şeref du?yarım: Gorni Dubnik ve Telis’teki Osmanlı kuvveti esîr alınmış, Rus orduları, Osikovo ve Vraça’daki mevzileri ele geçirmiştir. Plevne’yi muhasara eden Rus ordusu ise, hassa ve humbaracı ko?lorduları ile güçlendirilmiştir. Bu suretle Rus Batı Ordusu, bü?yük güce erişmiştir. Şehrin ulaştırma hatları tamamen abluka altındadır. Yiyecek ve içecek ikmali imkânsızdır, insanlık adına daha fazla kan dökülmemesi için direnmekten vaz geçip, teslim şartlarını aramızda görüşebileceğimiz bir yeri bildirmenizi istirham ederim. Aksi takdirde dökülecek kanların mes’uliyeti, Ekselansları’na ait olacaktır. Mareşal Hazretleri, hürmetlerimin lütfen kabulünü rica ederim. Nikolay, Avrupa Rus Orduları Başkumandanı.” Gazi Osman Paşa, kendisine bu Fransızca mektubu getiren altı Kazak süva?risine mükemmel yemek yedirterek, Plevne’de yiyeceğin bol ol?duğunu göstermek istedi. ¥ Devamı var
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT