BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Genç adam, acıyla buruşturdu yüzünü!

Genç adam, acıyla buruşturdu yüzünü!

Erol alaycı bir kahkaha attı babasının sözlerine karşı: - Artık bu tehditlerinin etkisi yok baba... Ben şimdi yaptığımı Jale’yle ilişkim bitmeden yapmalıydım.



Erol alaycı bir kahkaha attı babasının sözlerine karşı: - Artık bu tehditlerinin etkisi yok baba... Ben şimdi yaptığımı Jale’yle ilişkim bitmeden yapmalıydım. Ama korktum. Haklısın, zayıftım, bana öğrettiğin değerlerin, yani paranın, rahatlığın esiri olmuştum. Yüreğimin sesini dinleyemedim. Ama görüyorum ki sana ve anneme rağmen bir şeyler yapılabiliyormuş. Bunu yakaladıktan sonra asla bir daha geri dönmem. Beni evlatlıktan reddedebilirsin baba, bu senin tasarrufun. Ama benden Gülcan’ı boşamamı isteme. Bu kız hayatınız boyunca sizin boynunuzda bir pranga gibi kalacak. Ferit Akbilek’in gelini diyecekler... Ferit Bey dişlerini ve yumruklarını sıktı. Bir şey söylemeden hırsla salondan çıkıp gitti. Erol kendisini tanıyamıyordu. Babası ve annesi karşısına geldiği zaman Gülcan’a karşı hissettiği vicdanını kıpırdatan bütün suçluluk duyguları kayboluyor, genç kızı intikamı için kullanmaya devam ediyordu. Elinde olmadan gerçekleşiyordu bütün bunlar. Müstehzi bir şekilde gülümsedi: - Bu ders size hayatınızın sonuna kadar yeter. Sizde beni reddedecek yürek yok. Bakışlarını pencereden dışarıya çevirdi. Jale’yi düşündü. Duyduğu kadarıyla genç kız Fransa’ya gitmişti... İçi acıdı. Özlemişti onu. Ama bir daha asla bir araya gelemeyeceklerini adı gibi biliyordu. Jale insanı bir kere silip atacak cinsten bir insandı ve Erol’u hayatından çıkartmıştı. Acıyla buruşturdu yüzünü. O anda ne bütün gece kendisini rahat bırakmayan vicdanının sesini duyuyordu ne de Gülcan’ı düşünüyordu. İçinden yükselen sadece kin, öfke ve intikam duygusuydu. Salon kapısının açılıp annesinin girdiğini gördüğü zaman alaycı ifadesi bir anda yeniden yerleşiverdi yüzüne. Aysel Hanımın kaşları çatıktı: - Babana karşı nasıl davranıyorsun Erol, seni tanıyamıyorum. Adam hiddetinden köpürüyor... - Hak ettiği gibi davranıyorum anne! Aysel Hanım tiz bir sesle haykırdı: - Terbiyesiz! Erol aldırmadı. Lakayt bir tavırla pencereye gitti, dışarıyı seyretmeye başladı. - Seni tanıyamıyorum Erol... Aklını başına topla. Bu kız bizim ailemizin soyadını taşıyamaz. - Taşıyor bile anne. Sen istediğin kadar itiraz et. Jale’yi kabul etmediniz, Gülcan’ı kabul etmek zorundasınız. Aysel Hanım yumruklarını sıktı: - Asla... Asla kabul etmeyeceğim. Değil onu kabul etmek bu evde aynı havayı solumak dahi istemiyorum. Omuzlarını kaldırdı Erol: - Yapacak bir şeyim yok anne. İstersen karımı alıp gideyim. Bir daha görüşmeyelim. Annesini en yumuşak yerinden vurduğunu biliyordu. Bütün olumsuzluklara rağmen Aysel Hanımın ondan asla vazgeçmeyeceğinin bilincindeydi. Annesinin kendisine olan aşırı zaafını çok iyi biliyor, onlardan aldığı intikam paralelinde bunu da çok iyi kullanıyordu. Aysel Hanım korkuyla inledi: - Ben... Ben sen olmadan yapamam... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT