BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tantanacıların mağduru olmayın!

Tantanacıların mağduru olmayın!

İstanbul’da yaşayanlar bilir. Yolda yürürken iki kişi önünüzde kavgaya tutuşur. Siz daha ne olduğunu anlamadan birkaç kişi de kavgaya müdahil olur ve kendinizi bir anda kargaşanın içinde bulursunuz.



İstanbul’da yaşayanlar bilir. Yolda yürürken iki kişi önünüzde kavgaya tutuşur. Siz daha ne olduğunu anlamadan birkaç kişi de kavgaya müdahil olur ve kendinizi bir anda kargaşanın içinde bulursunuz. Biraz sonra o itiş kakış içinde cebinizdeki cüzdanın veya telefonun “yürüdüğünü” farkedersiniz. Ortasında kaldığınız kavga ve gürültünün düzmece olduğunu anlarsınız: “tantanacıların” kurbanı olmuşsunuzdur. Son haftalarda Hükümete ve Başbakan’a yönelik ilginç bir ters propaganda mekanizması çalıştırılyor. Başbakan’a söylemediği sözler söylettiriliyor, sonra söylenmemiş sözler üzerine yorumlar, polemikler gırla gidiyor. Bu arada Erdoğan, kendisi veya sözcüleri vasıtasıyla “öyle söylemediğini” anlatmaya çalışıyor ama nafile! “Atı alan Üsküdar’ı geçmiş” oluyor. O gulgule ve tantana arasında “ters propaganda” hedefine ulaşıyor. Son aylardaki bazı “tantana” mevzularını hatırlatayım isterseniz: “Ulema krizi”, “içki yasağı”, “din üst kimliktir polemiği”, son olarak ise “gavur İzmir” karmaşası. Bu mevzuların hepsinin ortak paydasında ise söylenmemiş veya kastedilmemiş konuların “eğilip bükülmesiyle” sağlanan dezenformasyon yatıyor. Koman urun! İnsanların yeterince bilgilenmeden, hatta hiç bilgilenmeden “fikir ve kanaat!” sahibi olabildikleri bir ülke burası. Yurdum insanı o kadar çabuk gaza getirilebiliyor ki ! Birilerine saldırmak, sövmek veya itham etmek için iki cümle yetiyor da artıyor bile. Medya eliyle dezenformasyonun şahika örnekleri de hep Türkiye’den çıkıyor ne yazık ki. 2000 yılında krize beş kala “pembe ufuk” tabloları çizen de, kriz patlayınca “haber sosuna batırılmış asılsız isnatları” servise koyan da hep aynı “o kafa” idi. Kırk yıllık Kani Yani olmayacağı için bugün de aynı dezenformasyon tantanası sürdürülüyor. Ekonomi analistleri siyasi ve iktisadi istikrardan bahsediyorlar, geleceğe umutla bakmak için yeterince veri olduğunu söylüyorlar. Lakin Türkiye’nin zihni, “Başbakan İzmir’e gavur dedi mi demedi mi”, “Hükümet içki yasağı koydumu koymadı mı” yaveleriyle o kadar meşgul ediliyor ki. Siz siz olun, idrak kanallarınızı açık tutmak istiyorsanız tantanacıların kopardığı velveleye kapılmayın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT