BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Höyüklerimiz hazine gibi

Höyüklerimiz hazine gibi

TGRT HABER TV’de yayınlanan Ankara’nın Gündemi programına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, kültürel değerlerimizin önemine dikkat çekerek, “Mısır’a giden sadece Piramitleri görür. Türkiye’de ise orman, yeşil ve denizin dışında her köşede bir hazine yatıyor. Gelen turistlerin çoğu tekrar gelmek üzere ülkemizden ayrılıyor” dedi.



> Haber Merkezi ANKARA - Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, önümüzdeki yıl 26 milyon turistin gelmesini hedeflediklerini belirterek,”Kitle turizminin yanı sıra Türkiye termal turizmi için de büyük imkanları olan bir ülke. Daha fazla turist için termal turizmine önem vermeliyiz” dedi. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve İhlas Medya Ankara Grup Başkan Yardımcısı Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu ve TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” programına Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç konuk oldu. Sözlerine medyada yer alan ve AK Parti iktidarının gizli niyet taşıdığına ilişkin eleştirilere cevap vererek başlayan Bakan Koç, “Bir iktidar, yaptıkları ve yapmadıkları için eleştirilebilir ama siyaset ilminde hiçbir iktidar ‘siz bunları yapacaksınız’ diye eleştirilmez. Bu tavır boşa kürek çekmedir. Anadolu insanı bu tavra prim vermedi. Biz halkımızın yalnız vücut dilini değil beyin dilini de biliyoruz” diye konuştu. Üstünlüğümüz termaller Türkiye’nin kültürel değerlerinin AB ile müzakere sürecinde kozumuz olduğunu söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, “Ülkemizin kültürel değerlerinin kıymetini bilmeliyizBizim turizmimiz daha önceden sayın Özal zamanında yapılanlarla bir yere geldi. O zaman kitle turizmi tercih edildi. Yani deniz, kum ve güneş ön planda oldu. Zaten dünya turizminin yüzde 75’i bu” şeklinde konuştu. Kitle turizmini benimseyince birçok alternatifin de ortaya çıktığına dikkat çeken Bakan Koç, “Bütün Akdeniz çanağı kitle turizminde rakip oluyor. İspanya, Fransa hatta Tunus. Bugün kitle turizminin araçlarından biri olan her şey dahili kaldıralım diyorlar ama Mısır Cezayir ve Tunus’a karşı ne yapacağız. Buna karşılık benim Mısır’da, Tunus’ta hatta Yunanistan’da olmayan bazı üstünlüklerim var. Mesela termal turizmi. Termal kaynaklarda dünyada 7. Avrupa’da ise bir ölçüme göre 3., bir başka ölçüme göre de 1.’yiz. Ama termal turizmi, Türkiye’nin toplam turizminin sadece yüzde 7’sinden ibaret” dedi. Türkiye’nin termal turizmi için inanılmaz bir imkana sahip olduğunu ifade eden Koç, “Bunca termal kaynaktan yararlanmalı. Kitle turizmi yapanlar zincirlerinin bir halkalarını termal turizmine ayırmalı. Ayrıca Kongre turizmi var. En büyük aşkım kongre turizmi. Kişi başına 5 bin dolardan fazla gelir bırakıyor. Ayrıca kongreler için gelenler her şey dahilin dışında olduğu için alışveriş de ediyor ve esnafın da yüzünü güldürüyor. İstanbul’da bu yıl yapılan mimarlar kongresinin günü, beş yıl önceden alındı. Lütfi Kırdar, 2010 yılına kadar dolu. Demek ki, pek çok tesis yapmalıyız. Prag 17.5 milyon turist alırken İstanbul’un 6.5 milyonda kalması ayıp. Türkiye’nin altyapısında, ulaşımında büyük aşamalar kaydettik. Termal turizminde 15-20 gün kalış var. Kongrede ise 3-7 gün. Ama bunlar bütün mevsimlerde mümkün” şeklinde konuştu. 2005 yılında turizmin yüzde 22 büyüdüğünü ve 21 milyon turistin Türkiye’ye geldiğini kaydeden Bakan Koç, “2006 yılı için 26 milyon turist hedefliyoruz. Biraz bir iddialı rakam bu. Turizmcilerin önlerini açarsak onlardan bu başarıyı bekliyorum” dedi. Giden turist geliyor Türkiye’nin, kültürel değerlerinin en büyük zenginliği olduğunu anlatan Bakan Koç, ülkemizin arkeolojik zenginliklerinin önemini şu sözlerle dile getirdi: “Benim Türkiye’de 2600 höyüğüm var. 2600 Efes var. Her biri Orta Doğu’nun petrol kuyularından daha fazla gelir getirir. Mısır’ın, piramitlerinden başka bir şeyi yok. Ayrıca ormanın yeşili, denizin mavisi Türkiye’de farklı. Bu bizim için avantaj. Dünyadaki turistlerin yüzde 70’i piramitleri görmek istiyor. Ama bir daha gitmek isteyenlerin oranı sadece yüzde 1. Türkiye’ye gelen turistlerin ise tekrar gelmeyi isteme oranları yüksek. Turizme propaganda ile bir şeyler yapılır ama süreklilik olmaz. Bizim tanıtımımız süreklilik sağlıyor. Bunun şuuruna Anadolu halkı vardı. Anadolu’nun Müslümanlaşmasında büyük rol oynayan Hacı Bayram Veli Camii’ni paganlara ait tapınağın yanına yapıyor. Hacı Bayram dinine o kadar güveniyor ki, bundan hiç yüksünmüyor.” Dünyaya yayla turizmi Türkiye’nin kitle turizmi dışında alternatif turizmlerle de ilgilenmesi gerektiğini söyleyen Bakan Atilla Koç, Türkiye’nin bu alanda büyük imkanlara sahip olduğunu açıkladı. Bakan Koç, alternatif turizm imkanlarını ise şöyle sıraladı: “Kış turizmi var. Termal turizmi, kongre turizmi ve golf turizmi var. Bu imkanların Türkiye’nin neresinde yapılacağını tespit ettik. Yakında turizm bölgeleri olarak ilan edeceğiz. Kış turizmi için birçok yeni veya atıl yerler var. Yeterli tesisler yok. Rusya’nın havası soğuk ama kayak yapacak yükseklik yok. Zenginleştikçe yakın yerlere gidiyorlar. Erzurum’da kayak tesisi, havaalanına 20 dakika. Kars Sarıkamış ise istisnai kara sahip. Bu imkanlardan faydalanacağız. Bu turizmi yapanlar üst gelir grubu ve daha çok kalıyor. Mesela Bitlis’te kayak merkezi yapıyoruz. İhale yaptık. 2 tane 5 yıldızlı otel yapılıyor.” 130 yaylamız var Bakan Koç, yayla turizminin ise dünya için yeni bir şey olduğunu ifade ederken, “Türk insanı için yayla hayat tarzı. ‘Acaba bu hayat tarzını turizme katabilir miyiz?’ diye düşünüyor, bilim adamlarıyla çalışmalar yapıyoruz. Bunun adaptasyonunu yapmalıyız. Yeni bir konu. 130 yaylamız var. Envanterlerini çıkarttırdım. Yayla turizmi mesela Arap dünyasının bir kısmı için orijinal olabilir” dedi. Aslan payı Türkiye’nin Turizmin hızla büyüyeceğini kaydeden Bakan Koç, Çin’in hızla büyüdüğünü, gelir arttıkça o insanların da turizme dahil olacağını belirtti. Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçenlerde Vietnam’dan heyet geldi. ‘Uçak gönderirseniz turist göndeririz’ diyorlar. Vietnam’ın 85 milyon nüfusu var. Yüzde 10’unun yüzde onu gelse 850 bin eder. Geçen sene 600 binden fazla İranlı turist geldi. Toplam turist sayısı 21 milyonu geçti. Dünya ortalamasında her yıl bir önceki yıla göre yüzde 10 turist artışı oluyor. Bu artış bizde yüzde 22 oldu. Bu seneki neticelerden memnunum. Şu on günde daha iyi neticeler alırız inşallah.” Turistlere güveniyorum Bakan Koç, Türkiye’de içki yasağı konacağına ilişkin haberlerin turizmi olumsuz etkileyeceğine ilişkin yorumları ise şöyle değerlendirdi: “Kitle turizmi çok kırılgan. En ufak bir haberden bile olumsuz etkileniyor. Ancak Avrupa’daki tur operatörleri 1870’lerde kurulmuş. Neyin ne kadar gerçek olduğunu biliyorlar. Bizim en çok endişe ettiğimiz konu terör. Kuşadası olayını bile atlatabildik. Medya büyük hassasiyet gösterdi. Ben turistin akılcılığına güveniyorum.” Kültürel değerlerimiz AB’de kozumuz olacak Türkiye’nin kültürel değerlerinin AB ile müzakere sürecinde kozumuz olduğuna işaret eden Bakan Koç, “Ülkemizin kültürel değerlerinin kıymetini bilmeliyiz” diye konuştu. Kültürel değerlere çok yönlü bir şekilde sahip çıkılacağını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, “Biz kendi kültürümüzün değerine inanıyoruz. Kültürümüze hor bakmıyoruz. İhya edeceğiz Kültürün her türlüsüne sıcak bakıyor fakat hiçbir şey empoze etmiyoruz. Kütüphaneden folklor araştırmasına bütün alanlarda çalışmalar var. Kaybolmaya yüz tutmuş sanat ve zenaatlerin yaşaması için uğraşıyoruz. Yunus, Mevlana gibi bilinenlerin dışında birçok değer var. Onları ihya etmek lazım. 5-6 medeniyeti bir arada saklamış bu topraklar. Başbakanımız; Kars Ani harabeleri, Van Akdamar kilisesi ve Ahlat mezarlığı gibi değerleri bir an önce elden geçirmemizi söyledi. Akdamar, yakında açılıyor. Ahlat iyi durumda. Ani’de de 35 büyük restorasyon var. İshak Paşa Sarayı bu yaz yıkılma tehlikesinden kurtarıldı. İç restorasyonla da ihya edeceğiz. Divriği Ulucami’ni restore edeceğiz. İki defa ihaleye çıkarıldı. Beni üzdü. Bu büyük bir emanet. Bizden önceki kültür merkezleri inşaatları da hep yarımdı. 15 tanesi bitti. 1991’de ben valiyken temelini attığımız Siirt Kültür Merkezi’ni Bakanken açtım. Böyle çok yer var. İnşallah hepsi bitecek. Bu merkezlerin açılması yetmiyor. İşletilmesi de lazım. Bu merkezlerde her ay bir konser, bir oyun olacak. Filmler DVD’de oynayacak. Devlet tiyatrosu eserleri DVD’ye çekilecek ve bu merkezlerde gösterilecek. Heyecanlıyım Yüzlerce kütüphane kapalıydı. 2007’de hepsi açılmış olacak. Kapalı Müzeler için elemanlara ihtiyaç var. Ahlatta kazı yapılıp restorasyon yapılmadığı için birçok eser çalındı. Türkiye’nin her yanında bir kültür varlığı var. Türkiye’de güzel mağaralar var. Bilmediğimiz yerler var. Afrodisyas antik kentini Aydınlılar bilmiyor. Ben ülkem için heyecanlıyım. Ülkem için acelem var.” Telif meselesini çözeceğiz Korsana karşı mücadelede kanun çıktıktan sonraki ilk yılda iyi neticelerin alındığını hatırlatan Bakan Koç, ancak adli takipte kimi aksamaların yaşandığını sözlerine ekledi. Koç, telifle ilgili uygulamada yaşanan aksamalara değinerek, “Gevşek bir hakemlik olduğu için tam netice alamadık. Bu kanunun oturması için zaman gerekiyor. İlgililerle toplantı yaptık. Mesele inceleniyor. Eser sahipleri ve kullanıcılarının anlaşma zemini ortaya çıktı. Bu işi çözeceğiz. Bir noktaya varacaklar. Bu noktaya daha çabuk varılması için bakanlığa verilen hakemliğin daha icbar edici olması lazım. Yüzden fazla bestesi olan Arif Sami Toker, bugün maddi manada zor durumda. Sanatçının hakkı verilmeli. Batıda bir eser besteleyen kişinin torunları bile kazanıyor. Bir taraf hiç vermemekten vazgeçecek diğeri fazla almaktan” şeklinde konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106805
    % 0.02
  • 5.6889
    % -0.09
  • 6.3007
    % -0.05
  • 7.3638
    % 0.03
  • 269.116
    % -0.25
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT