BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne münasebet

Ne münasebet

Federasyon Onursal Başkanı Şenes Erzik aday olacağı yolundaki spekülasyonlara açıklık getirdi



Bermek’le görüştüm “Güçlü bir yönetimden yanayım” diyen Erzik, “İsimleri konuşmak istemiyorum. Şu aday doğru bu aday yanlış gibi bir değerlendirmeden yana değilim. Ayhan Bermek dün aradı, konuştum... Aday olduğunu söyledi. Ben de ‘hayırlı olsun’ dedim. Hepsi bu... Fatih Terim’in 2010 Projesi’nden de bilgim yok” ifadesini kullandı. “Kesinlikle aday değilim” FIFA ve UEFA toplantıları için yurtdışında bulunan Şenes Erzik’i İstanbul’a döner dönmez yakaladık ve Federasyon Başkanlığı seçimlerini sorduk... “Aday mısınız” sorusuna Erzik, sanki en nefret ettiği cümleyle karşılaşmış gibi tepki gösterdi: “Bu soru çok saçma... Ne münasebet!.. Niçin aday olayım?” Sonra gerekçelerini sıraladı: “Ben UEFA 1. Başkan Yardımcısı ve FIFA İcra Kurulu Üyesiyim. Türk futbolunun da Onursal Başkanıyım. Bu kazanımların hepsini seçilerek elde ettim. Bütün bu kazanımları birileriyle yarışmak için mi ortaya koyacağım, anlamadım. Onursal Başkan gelip seçime girer mi? Böyle bir adaylıktan hem UEFA hem de FIFA Başkanı rahatsızlık duyar!” “En fazla iki aday olmalı” “Başkanlığı bırakırken ‘İşlerim yoğun... Artık Türk futbolunun bana ihtiyacı olmaz, olmasın’ dedik” diyen Erzik, futbolumuzun şu an içinde bulunduğu durumu, şöyle değerlendirdi: “Maalesef ciddi bir otorite boşluğu var. Türk futbolunun en önemli sorunu da bu... Bu boşluğun seçimle doldurulabilmesi için problemi görenlerin hepsinin bir araya gelip, konsensüs sağlaması gerekir. Demokratik açıdan en fazla iki aday çıkmalı, içlerinden biri kazanmalı... Herkes onun etrafından bütünleşmeli... Beş adaylı bir ortam, bölünmüşlük olur, futbolun hayrına da olmaz.” Erzik aday sayısının ikiye düşmesi halinde bile kendisinin aday olmayacağını vurguladı. > Erzik’ten inciler... “Hakem kolay yetişmez” “Levent Bıçakcı zaman zaman fikrimi aldı ama birçok konuda fikir ayrılıklarımız oldu, bu da normal. Hakemleri bir gecede düzeltemezsiniz. Bu müseesesinin eğitimi ve yeniden başka bir zihniyetle yapılanması lazım. Ama Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulu karmaşası, tribün terörü... Her şey meydanda. Sadece ‘Lütfen’ kampanyasıyla Türkiye’nin sorunları çözülmez... “ “Bakan’a kulak versinler” “Sayın Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Mehmet Ali Şahin’in sözlerine kulak versinler... Siyaset bu işin içine girmesin, bu önemli... Gerçekten futboldaki sorunların üstesinden gelecek insanlar futbolun yönetimine talip olsunlar... Sorunlar ancak böyle aşılır, futbolda kalite ancak futbolun içinden gelen güçlü yönetimlerle sağlanır.” “Kalite mi, hani nerde?” “Yarım sezonda 20 teknik direktör değişmiş... İstikrar kalmamış, böyle bir ortama ‘kaliteli’ demek için futboldan hiç anlamıyor olmak lazım. Erozyon, sadece Futbol Federasyonu üst yönetiminin eseri değil. Tahkim Kurulu, PFDK ve biraz da kulüp yönetimlerinden kaynaklanıyor. Bir iki tanesi hariç, kulüplerin hepsi istikrarsız. Bu yapı değişmeli.” “Puanları harcadık!..” “Avrupa’da 6 takımla mücadele ederken bu sayı 4’e düşmüş. Şampiyonlar Ligi’nde puanlar harcanmış! Şampiyonumuz bile bu lige girebilmek için 3. eleme grubunda oynayacak. Ne Avrupa’da ne de Dünya Kupası’nda takımımız kaldı. G.Saray Tromsö’ye, Trabzon Rum takımına elenmiş, F.Bahçe, UEFA’ya bile kalamamış. Bunların mazereti olur mu?”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT