BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denizli’ye reva mı bu?

Denizli’ye reva mı bu?

Denizli... Havlu ve bornoz ihracatında dünya lideri. ‘Mermer’e yeni girmesine rağmen çok iddialı. Sahip olduğu müteşebbis insanlar sayesinde her gün biraz daha güçleniyor. Pamukkale gibi bir hazinesi var ki, antik değeri ve sağlık turizmi yönünden kelimenin tam anlamıyla altın yumurtlayan tavuk...



Denizli... Havlu ve bornoz ihracatında dünya lideri. ‘Mermer’e yeni girmesine rağmen çok iddialı. Sahip olduğu müteşebbis insanlar sayesinde her gün biraz daha güçleniyor. Pamukkale gibi bir hazinesi var ki, antik değeri ve sağlık turizmi yönünden kelimenin tam anlamıyla altın yumurtlayan tavuk... İş adamları gerçekten çok müteşebbis. Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) 9. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) müthiş bir performans gösterdi ve yaptığı dört dörtlük organizasyonla göz doldurdu. Zirve’nin konusu “Yeni Sanayi Perspektifleri: Tekstil ve Konfeksiyon’un Geleceği” idi. Ayrıca, hemen belirteyim ki, Zirve’nin gerçekleştirildiği Pamukkale Üniversitesi Kongre Salonu da mükemmeldi. Onlardan bilahare, daha sonraki yazılarımda bahsedeceğim ancak yine de hemen söylemeliyim ki, iş adamı ve uzmanların sundukları tebliğlerin her birisi beyin fırtınası estirdi dinleyenlerin ufkunda. Şimdi sıkı durun. Böylesine seviyeli, dolu dolu geçen bir Zirve’nin nasıl bir sukutuhayalle bittiğini anlatayım size de ister gülün, ister ağlayın!.. Üç günlük Zirve’nin sona erdiği cuma günü Pamukkale Üniversitesi’nden ayrıldık ve 20.15 uçağına yetişmek için Çardak Havalimanı’na doğru yola koyulduk. Kafalarımız bilgi dolu. Beynimiz ise bu bilgileri sindirmek ve arşiv yapmakla meşgul. Denizli-Çardak arası 50 kilometre. Şehirden çıktığımızda yoktu ama yolda kar yağışı başladı. Karayolu berbat. Otobüs kağnı gibi gidiyor. Sonunda ulaştığımız Havalimanı, lebalep insan dolu. Gelişigüzel park etmiş araçların arasında koşuşturanları görünce bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettik ama uçağın kalkmayacağı hiç aklımıza gelmedi. Halbuki öyleymiş: Sefer iptal! İş adamı... öğretim üyesi... gazeteci... hacı adayı... herkes orda. Fakat, yetkili ara ki bulasın!.. Yok. Yok. Yok!.. O kadar yolcu ve duvar! THY yetkilileri adeta duvar oldu. Ağızlarından tek kelime çıkmıyor. Sonra biri gelip yarım ağız, “Hava muhalefeti nedeniyle uçak seferi iptal” dedi. İyi de, ne yapacak bu kadar insan şimdi? Kimi otogarın nerede olduğunu soruyor, kimi otel arıyor, kimi cep telefonuna sarılmış yakınlarına bilgi veriyor: Sefer iptal! Oh! Ne âlâ, ne âlâ! Eh, biz de tornistan otele!.. Otobüs koltuğuna büzüşmüşüz ama moralimiz hâlâ iyi. Havalimanı’ndan ayrılmadan önce bir görevli, “Yarın sabah uçururuz sizi, endişe etmeyin” dedi çünkü. Sözlerinin sonunda sarf ettiği, “Her ihtimale karşı sabah 07.00’de bir telefon edin” sözcük nedense bize bir teminat gibi geldi, ‘denize düşen yılana sarılır’ misali. Ettik de. “Gelin” dedi yetkili. “10.00 uçağı ile uçacaksınız!” Bundan daha güzel bir haber olur mu? Otobüse doluşup geldik ama heyhat. Uçak yine yok! Bize niye “Gelin” dediniz be arkadaş? “Akşam ense tıraşınızı pek göremedik. Bir de gündüz gözüyle bakalım, dedik” demiyorlar ama üç aşağı beş yukarı sonuç bu!.. Akşam şehre dönüşümüz zaten bir ölüm kalım savaşı olmuştu. Çardak’tan çıkıp ana yola girdiğimizde yolun sağı solu devrik kamyon, minibüs, otobüs doluydu. Kayan yan yatmış. Bizim de birkaç defa canımız burnumuza geldi. Sabah, “Uçacağız” ümidiyle bir koşu geldik ama şimdi aynı yolu tekrar bir daha tepmeyi kimsenin gözü yemiyor. Sonunda biri lütfetti ve “İzmir’e gidin” dedi. “Oradan uçacaksınız!” Çaresiz, boynumuzu büküp kuzu kuzu yola koyulduk. Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Ve geldik Adnan Menderes Havalimanı’na. Gelmek, ne ifade eder ki, uçak olmadıktan sonra?!. Herkes yorgun.. herkes perişan!.. O kadar insanın ortak kanaati şu oldu: Bir daha bu mevsimde Anadolu’ya gitmek mi? Allah korusun! Sonunda uçtuk uçmasına ama 50 dakikalık bir yolu neredeyse 50 saatlik bir serüvenle tamamlamak pahasına! Denizli gibi ihracatçı ve turizm bölgesi bir şehir nasıl olur da böyle bir muameleye maruz kalır? Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) de Karayolları da THY de sınıfta kaldı. Kar yağdı okullar tatil!.. Kar yağdı uçak seferleri iptal!.. Kar yağdı evden çıkmak yasak! Oh ne âlâ, ne âlâ!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT