BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Neden 43 gün bekledi

Neden 43 gün bekledi

Serkan Balcı olayına farklı bakış... Yazarımız Kemal Belgin soruyor...



Konu konuyu açar! F.Bahçe’nin Sayın Başkanı Aziz Yıldırım, önceki gün kulübün yayın organından, yaklaşık 4 saatlik bir konuşma yaptı. Futbol Federasyonu’ndan alt yapıya, Avrupa hedefinden yabancı statüsüne kadar sayısız konuya değindi. Ama bunların içinde hiç kuşkusuz iki konu vardı ki, insanın dudaklarını uçuklatacak cinsten... Bunlardan biri genç futbolcu Serkan’la diğeri ülkenin teknik adamları ve futbolcuları ile ilgiliydi. Şimdi bunları açalım... Türkiye-İsviçre, Dünya Kupası baraj maçı 16 Kasım 2005’te oynanmıştı. Yani Sayın Başkan ekrana çıktığından 43 gün önce... O maçın sonrasında soyunma odasına giden koridorlarda bazı olaylar çıkmış ve her iki taraftan da bazı futbolcularla görevliler suçlanmıştı. O günlerde F.Bahçeli Serkan’ın adı ne yazılı, ne de görsel basında gündeme gelmemişti. Neler olmuş neler? Ama bir de öğrendik ki, neler neler olmuş ve Serkan boğazına kadar işin içine batmış veya batırılmış. Sayın Başkan şöyle diyordu; “Serkan, arkadaşlarına veya hocalarına koridorda İsviçreli bir futbolcuya vurup yaraladığını söylemiş. Bunu öğrenince kendisini çağırdım ve sordum. Bana, ‘O atmosferde kahraman olmak için yapmadığım halde yaptım dedim’ dedi. Daha sonra Federasyon, Samandıra’ya avukat göndermiş ve Serkan onlara vurmadığını söylemiş. Fakat bizim Federasyon, FIFA’ya Serkan’ı şikayet edince, onlar da Hamit Altıntop’un ifadesine başvurmuşlar. Hamit de baskı altında kalınca ki, öyle yapılmış, Serkan’ın vurduğunu söylemiş. Bizim Federasyon kendini kurtarmak adına genç bir futbolcuyu ateşe atıyor...” Hamit yalancı şahit mi ki? Şimdi ben de bunu yiyenlere, ya da yemeyip gargara yapmaya çalışanlara soruyorum; “Siz profesyonel bir futbolcu olsanız böylesine önemli bir maç sonrası futbol hayatınızı bile tehlikeye atabilecek ve de özellikle işlemediğiniz bir fiili hava atmak adına ‘Yaptım’ der misiniz? Bunu o günün şartlarında yani bırakın Avrupa’yı, dünya yerinden oynadığı bir sırada hem de fiili işlememiş olmanıza rağmen, şaka ile karışık bile söyler misiniz? Hatta hatta fiili işlemiş bile olsanız, itiraf yoluna mı, inkar yoluna mı gidersiniz? Hamit Altıntop gibi Almanya’da doğmuş ve yetişmiş bir profesyonelin, Başkan Yıldırım’ın iddiasına göre, baskıyla falan, yalancı şahitlik yapabileceğine inanır mısınız? Hamit, Almanya’da hiçbir F.Bahçeli ile karşılaşmayacak mı? Hamit’in hiç mi bir F.Bahçeli dostu yok? Hamit, “Vurmadı” deseydi ne olurdu? Yine başkanın baskı iddialarına göre, en fazla Milli Takım’a bir daha çağırılmazdı ki, o Federasyon da gittiğine göre... Yani burada Hamit de, baskıyla falan, resmen yalancı şahit konumuna sokulmuştur. Yıldırım için bu bir fırsattı Peki, F.Bahçe’nin Sayın Başkanı, böyle bir açıklama için neden 43 gün bekledi? Öyle ya, istediğini yapabilen, kendini tek reis ilan eden kişi, mesele Serkan’ın ceza alabilecek duruma gelmeden müdahale etmez miydi? Ama o günlerde Federasyon henüz iş başındaydı, ‘Neme lazım’ mı denmişti acaba? Her şey bir kenara, bu Federasyon’un gitmesi için ayağa kalkan Başkan, bunu bir fırsat bilerek daha önce davranmaz mıydı? Neden davranmadı? Hiç inandırıcı gibi gelmiyor iddialar... Özellikle de Serkan’ın yapmadığı bir fiili futbol hayatını sona erdirebileceğini bile düşünmeden kahramanlık uğruna yaptım demesi inandırıcı mı? Ya Hamit Altıntop’un yalancı şahitliği? Telefonda itiraf Başkan Aziz Yıldırım’ın “Hamit Altıntop’a Serkan Balcı’nın adını vermesi için baskı yaptılar” açıklamasının ardından dün de F.Bahçe’nin resmi internet sitesinde Serkan ile Hamit’in telefon görüşmesi yayınlandı. Bu arada Hamit İHA’ya yaptığı açıklamada telefon konuşmasını doğruladı. Avusturya’da tatil yapan milli futbolcu, konuşmaların banda alındığından ise habersiz olduğunu söyledi. İşte o telefon görüşmesi... Serkan Balcı: Seni saat 10.00’da çağırıyorlar.11.00’de toplantı var, saat 10.00’da diyorlar ki, “Serkan’ı suçlayacaksın” öyle mi? Hamit Altıntop: Onun adını ver dediler. Bilmiyorum ya... Oyalamak mı istiyorlar, öyle bir şey. Vallahi bak çok pişmanım. Biraz düşünme zamanım olsa zaten hayatta söylemezdim. Ama o kadar çabuk oldu ki kardeşim... S.B: Baskı yaptılar değil mi? Ben anlıyorum seni. Yani kimsenin ismini vermeyeceksin, sadece Serkan’ın ismini vereceksin. H.A: Evet, sadece Serkan’ın ismini ver dediler. S.B: Niye ya? H.A:Avukatlar, Başkan (Levent Bıçakcı) yanlarındaydı. Avukatlar dedi işte. S.B: Serkan’ın ismini vereceksin diye değil mi? H.A: Vallahi bak çok pişmanım. S.B: Yok canım seninle alakası yok ya. Onların yaptığı ayıp ya. Kendilerini kurtarmak için birilerini ateşe atıyorlar kardeşim. H.A: İnşallah hiçbir şey olmaz kardeşim. S.B: İnşallah... İnşallah... Sen pişman olacaksan zaten senin kendi niyetin önemli zaten. Sen iyi niyetli bir insansın zaten... H.A: Allah razı olsun kardeşim. S.B: Tamam kardeşim benim, sıkma sen canını. Federasyon yalanladı Futbol Federasyonu, Serkan Balcı’yı İsviçreli bir oyuncuya vurduğuna dair FIFA’ya ihbar ettikleri yönündeki iddiayı yalanladı. Federasyon’dan yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi; “Aziz Yıldırım’ın 16 Kasım’daki maç sonrası yaşananlarla ilgili Serkan konusundaki açıklaması Futbol Federasyonu’nu zan altında bırakmıştır. Bizzat Başkan Levent Bıçakcı, inisiyatif kullanarak ortada herhangi bir somut delil olmadığı gerekçesiyle, hazırlanan savunma dosyasına Serkan’ın ‘Ben de vurdum’ ifadesini koydurtmamıştır. Federasyon tarafından şu ana kadar FIFA’ya bu konuda sözlü ya da yazılı bir bilgi iletilmemiştir...’’ FIFA olayı doğruladı FIFA Disiplin Komitesi Sekreteri Heinz Tannler imzasıyla Federasyon’a gönderilen yazıda, “FIFA Disiplin Komitesi Başkan Yardımcısı A.Salman Bir Ebrahim ve FIFA Disiplin Komitesi Sekreteri Heinz Tannler, FIFA Disiplin Yasası’nın prosedür gereği 113. ve 114. maddesine göre soruşturma başlatılmıştır. Bu olaylar dahilinde Hamit Altıntop, 23 Aralık 2005’teki ifadesinde Serkan Balcı’nın maç sonrası İsviçreli oyuncuya vurduğunu belirtmiştir. Bu nedenle Serkan Balcı için disiplin prosedürleri uygulanacaktır. Diğer adımlar ise Ocak 2006’da konuşulacaktır” denildi. Serkan’ın ocak ayı içinde İsviçre’ye çağrılacağı belirtildi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT