BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eylem halinde bir dünya

Eylem halinde bir dünya

Koca bir yıl gelip geçti... Nasıl geçti? diye dönüp de geriye bakıp muhasebesini yapanların sayısı da az. İnsanoğlu harcadığı paraları, mermileri, zamanı ve dostları değil, yeni kazanacağı parayı, zamanı, kazıklayacağı yeni dostları ve müşterileri sürekli hesap eder.



Koca bir yıl gelip geçti... Nasıl geçti? diye dönüp de geriye bakıp muhasebesini yapanların sayısı da az. İnsanoğlu harcadığı paraları, mermileri, zamanı ve dostları değil, yeni kazanacağı parayı, zamanı, kazıklayacağı yeni dostları ve müşterileri sürekli hesap eder. Başı derde girdiği ve ihtişamından düştüğü zaman ise geçmişteki haşmetli günlerini özlediğinden geriye bakar ve ahlanır... Bugün iyi olanlar ne hikmetse düne bakmayı zavallılık görür... *** Dünyada 2005 yılı nasıl geçti? diye kabaca düşündüğümde, yaşananları hatırladığımda bir hayli hareketli geçtiği sonucuna vardım. İsterseniz kısaca başlıklar halinde hatırlayalım. Ocak ayında; Güney Asya’yı vuran ve 210 bin kişinin ölümüne neden olan ‘tsunami’ felaketi ile yeni bir yıla giren dünya adeta seferber oldu... İslam ülkeleri de ‘din ayırımı’ yapmadan büyük yardım yaptı. Şubat ayında; Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’ye düzenlenen ‘suikast’ ile birlikte 18 kişinin ölümü ile gözler bir anda Suriye’ye çevrildi. Dünya bu suikastın altında bin tane bit yeniği aradı ve kınadı. Mart ayında; Rusya Çeçen lider Aslan Mashadov’un özel bir operasyon sırasında öldürüldüğünü açıkladı. Görüntülerini de yayınladı. Dünya izledi ama kınayan olmadı. Mayıs ayında; Kırgızistan’daki karışıklık Özbekistan’da yaşandı. Kırgızistan’da değişen iktidar Özbekistan’da değişmedi. Çünkü İslam Kerimov şiddet kullandı. *** Temmuz ayında; Afrika’daki yoksulluğa dikkat çekmek için dünyanın dört bir yanında konserler yapıldı. G8 ülkelerinden Afrika’nın borçlarını silmek için düzenlenen konserler sonuç getirmedi ve borçlar silinmedi. Terör Londra’ya girdi. Üç ayrı patlama sonrasında 50’den fazla kişi öldü. Mısır’ın Şarm El Şeyh kentindeki bombalı saldırıda 80 kişi öldü. Ağustos ayında; İsrail 38 yıl işgal ettiği Gazze Şeridi’nden çekilmeye başladı. Bağdat’ta intihar saldırısı dedikodusu yayılınca çıkan izdiham sonucunda 965 kişi öldü. Eylül ayında; Katrina kasırgası New Orleans kentini yok etti. Binlerce ölü ve harabe bir kent geride kaldı. Ekim ayında; Endonezya’nın Bali adasında intihar saldırısının ardından 36 kişi öldü. Pakistan’ın Keşmir bölgesinde 7.6 şiddetinde deprem sonucu 73 bin kişi öldü 3.5 milyon insan evsiz kaldı. Dünya seyirci kaldı. Sadece İslam ülkeleri yardım etti. Paris’te iki Afrika kökenli gencin polisten kaçması sonucu elektrik akımına kapılması ile hayatlarını kaybetmesi üzerine isyan çıktı. Milyonlarca Euro zarar açıklayan Fransa herkese ‘eşit’ davranmanın yollarını arıyor... Kasım ayında; petrol fiyatları tırmanışa geçti. Yüzde 30 artış gösteren fiyatlar rakamları altüst etti. Aralık ayında; İran ikinci nükleer santralini inşa edeceğini açıklamasıyla gözler yeniden Orta Doğu’ya çevrildi. *** 2006 yılında ise neler olacağı belli değil. Orta Doğu’da gerginliğin gittikçe artacağı, ABD, İran ve Suriye ile Lübnan dosyalarını açabileceği ve Türkiye’nin ise bu durumda nasıl bir rol oynayacağı daha şimdiden tartışılmaya başlandı. Kısacası sürekli eylem halinde bir dünya. Tüm umutlarını savaşarak geçiren devler bir yanda... Barış peşinde koşanların mücadeleleri diğer bir yanda. Sonuçta her geçen gün bu yuvarlak dünya daha da kötüye gidiyor... Çifte standart uygulaması ise gittikçe belirginleşiyor. Bu standardın, yeni kutuplaşmaları ve bloklaşmaları beraberinde getireceği de hiç şüphesiz... Bir gün gelecek tüm insanlığın en büyük arzusu ve sermayesi ‘huzur’ olacak... Lakin bulmak da öyle hiç kolay olmayacak!
Kapat
KAPAT