BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alaycı bir ifade vardı yüzünde!

Alaycı bir ifade vardı yüzünde!

Erol Fransa’dan döndükten sonra iyice serkeşliğe vurmuştu işi. Jale’nin evlenmesini hazmetmek, yaşadığı aşk acısına dayanabilmek için sorumsuz bir hayat sürüyor, bütün zamanını sokakta, kendisi gibi boş gezen arkadaşlarının yanında, içki masalarında geçiriyor, acısını böyle hafifletmeye çalışıyordu. Gülcan aklına bile gelmiyordu.



Erol Fransa’dan döndükten sonra iyice serkeşliğe vurmuştu işi. Jale’nin evlenmesini hazmetmek, yaşadığı aşk acısına dayanabilmek için sorumsuz bir hayat sürüyor, bütün zamanını sokakta, kendisi gibi boş gezen arkadaşlarının yanında, içki masalarında geçiriyor, acısını böyle hafifletmeye çalışıyordu. Gülcan aklına bile gelmiyordu. Anne ve babasına duyduğu öfke yüzünden onları üzmek, onlardan intikam almak duygusuyla yanıp tutuşuyordu. Kimseye inanmıyor, mantığını yitirmiş, taş kalpli bir insan gibi merhamet ve sevgi duygularından uzak duruyordu. O gün de yine avare avare dolaşırken yanına gelen arkadaşı babasının kendisini aradığını, derhal eve gitmesi gerektiğini söylemişti. Lakayt bir tavırla omuz silkti: - Ne yapacakmış ihtiyar beni? - Ben bilmem abi... Adam aradı, bulun Erol’u, hemen eve gelsin, çok acil dedi. - Boş ver... Şimdi işim var. Bir ara uğrarım... Gece yarısına kadar yine sorumsuzca dolaştı gece kulüplerinde. Nihayet artık ayakta duracak hali kalmayınca arabasına binip eve doğru hareket etti. Villanın bütün ışıkları yanıyordu. İçkinin verdiği mahmurlukla gözlerini kırpıştırarak baktı pencerelere. Sonra yavaşça çıktı merdivenleri zile dayandı. Pervin telaş içinde açtı kapıyı: - Ah küçük Bey, nerede kaldınız. Anne ve babanız sizi bekliyorlar... Omuz silkti, cevap vermedi hizmetçi kıza. Salon kapısını açtı: - İşte geldim... Ferit Bey yüzünü buruşturarak baktı oğlunun yüzüne: - Çok şükür teşrif edebildiniz beyefendi... Neredesin bu saate kadar? Erol mahmur gözlerle baktı babasına. Alaycı bir ifade vardı yüzünde. Cevap vermedi. Annesine döndü. Aysel Hanım ayağa fırladı: - Erol... Otur şuraya bu yukarıdaki kenar mahalle dilberi hamileymiş. Erol şaşkınlıkla baktı annesine: - Ne? Sahi mi? Eee? Aysel Hanım tiz bir sesle haykırdı: - Bu senin çocuğun olamaz Erol... Asla olamaz... Erol gözlerini kırpıştırdı. Garip hareketler yaptı içkinin tesiriyle. Dili dolanıyordu konuşurken: - Neden olamaz anne? Biz evliyiz... Bilinçsizce konuştuğu belliydi. Babasına baktı gülerek: - Hadi dede oluyorsun Ferit Akbilek... Ferit Bey öfkeyle haykırdı: - Erol! Kendine gel... Erol koltuklardan birine oturdu. Sarhoş olmasına rağmen Fransa’dan döndüğü akşam yaşananları hatırlıyordu. Bir sigara yaktı: - O benim çocuğum... Anne ve babasının halini gülerek seyrediyor, onları bu hale getirmenin kin dolu zevkini yaşıyordu... *** Erol, Gülcan’ın yanına hiç gitmedi. Bütün gece bekledi genç kadın kocasını. Onun eve geldiğini duymuştu arabanın sesinden. Uyumamıştı. Gözlerinden uyku akmasına rağmen uyuyamıyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT