BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İtalyanlarla ilk görüşte ‘aşk!..’

İtalyanlarla ilk görüşte ‘aşk!..’

Ayakkabı sektörüne 9 ayrı marka kazandıran Pames Grup’un 44 bin metre kare alanda kurulu modern Ar-Ge ve üretim merkezini gören İtalyanlar ilk görüşmede ortaklık anlaşması imzaladılar.



> H. Basri Özaydın İSTANBUL- Hakim, savcılık ve kaymakamlık görevlerinden sonra geldiği İstanbul’da bir ayakkabı firmasının avukatlığını üstlendiği sırada ayakkabı sektörüne girmeye karar veren ve 20 yılda işletmeyi 100 milyon dolar ciroya taşıyan Pames Grup Yönetim Kurulu Başkanı Av. Kazım Sağın, bugünlerde de 25 milyon euroluk İtalyan sermayesini ülkemize getirmenin gururunu yaşıyor. Aile fertlerinin az da olsa desteğiyle 1986 yılında 250 metre kare atölyede üretime başlayan Kazım Sağın, pazarlama becerisi ile Ar-Ge’ye verdiği önemi birleştirerek bugünlere gelebilmiş. Bahçeşehir/Esenyurt mevkiinde 44 bin metre kare kapalı alanda kurulu Ar-Ge bölümü ve modern üretim tesislerinde geliştirdiği MP, Arrow, MPone gibi 9 ayrı markanın üretimini yapan Kazım Sağın, ayrıca 200 civarında yerli ayakkabı markasına da Ar-Ge, moda tasarımı ve ayakkabı yan sanayi ürünleri konusunda hizmet veriyor. Krediye hiç bulaşmadı Türkiye’nin en güzel girişimcilik örneklerinden biri olan Kazım Sağın, firmanın İtalyan ortaklığıyla sonuçlanan başarı hikayesini şöyle anlatıyor: “İtalyanlarla yıllardır irtibat halindeydik. İtalya’da moda evleriyle çalışmalarımız vardı. Bu insanlar modern tesislerimizden ve kaliteli üretimimizden haberdar olunca görüşmeye geldiler. İlk ziyaretlerinde de anlaşma imzaladık. Başlangıç olarak 2 milyon euro yabancı sermaye çekeceğiz. Toplamda ise iki yıl içinde 25 milyon euroluk bir yatırım gerçekleştireceğiz. İtalyanları bu anlaşma ile kendimize yüzde 50 ortak ettik. Yönetimi de birlikte yürüteceğiz. Buradaki üretim alanını genişletme kararı aldık. Birlikte gerçekleştireceğimiz üretimle, İtalya’nın ünlü ayakkabı markalarının yan sanayi ürünlerini üreteceğiz. İkinci hedefimiz de Corplast grubunun bütün dünyaya yaptığı üretimi üstlenmektir. Ayrıca Orta Asya için üretim üssü olmayı hedefliyoruz.” İtalya’da GSMH’nın Türkiye’den çok yüksek olduğunu ve imalat giderlerinin buna yansıdığını kaydeden Sağın, “Ayakkabı emek yoğun bir sektör olduğu için işçilik maliyetleri fiyatlara büyük oranda yansıyor. Bunun yanı sıra İtalya’ya Uzak Doğu’dan da bir baskı vardı. Ancak bu sektörde çok hızlı bir sirkülasyon yaşandığı için mesafe önem kazanıyor. Türkiye bu avantajı kullandı” dedi. Sağın ayrıca bugüne kadar hiç bir kredi kullanmadıklarını tamamen kendi öz sermayeleri ile büyüdüklerini belirtti. MODACILARIMIZ DÜNYAYI DOLAŞIYOR “Türkiye’de ayakkabı üretimi ile ilgili en büyük problem, ayakkabı tabanıdır. Ar-Ge bile tabandan başlar. Modelist ve stilistler de çalışmalarını buradan başlatır. Ayakkabı tekstil ile bir bütünlük teşkil eder. Ar-Ge bölümümüzde aralarında stilist, modelist, mühendis, piyasa araştırmacısı, renk araştırmacısı, modacılardan oluşan 30 arkadaşımız bulunuyor. Bu arkadaşlarımız sürekli dünyayı dolaşarak son trendleri takip ederler. Piyasaya bir sezon 100 parçalık koleksiyonla çıkarsınız. Sadece bir ayakkabı modelinin tasarım ve kalıp maliyeti 200- 300 bin YTL arasındadır. Bu konuda dinamik olmazsanız geri kalırsınız.” Üç çift ayakkabı ile yılı çıkarıyoruz “Türkiye’de yılda 200 milyon çift ayakkabı üretiliyor. Kişi başına düşen ayakkabı sayısı ise 3 çifttir. Gelir seviyesi yükseldikçe ayakkabı bir ihtiyaç olmaktan çıkıyor ve modanın parçası oluyor. Avrupa’da kişi başına bu sayı 10 çifttir. Spor grubunda yüzde 10 pazar payına sahibiz. Her sektörde olduğu gibi ayakkabıda da parça başına yüksek kârlar kalmadı. Şimdi çok fazla üretim yaparak cirodan kazanma devri. Biraz daha profesyonelleşmek istiyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içinde yönetimde aile hakimiyetini azaltarak profesyonellere söz vereceğiz. Firma profesyonel bir kimlikle yönetilmeye başlandığında da halka arzı düşünüyoruz.”
Kapat
KAPAT