BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mekke’de heyecan artıyor

Mekke’de heyecan artıyor

Büyük bir coşku içerisinde, hacı olmak için Terviye, Arefe ve bayram günlerini bekleyen yüzbinlerce hacı adayı, Mekke’deki günlerini ibadetle geçiriyor, sık sık da kutsal mekanları ziyaret ediyor. Bu arada, son bilgilere göre, hayatını kaybeden Türk hacı adayı sayısı 30’a yaklaşmış bulunuyor.



> Halil Delice (MEKKE) MEKKE - Bir an önce Kâbe’ye kavuşmak için ilerlemek istiyoruz. Ama ne mümkün. Kâbe tarafından akan beyaz bir çığ yolumuzu kesiyor. Beyaz elbiseli, Kâbe nuruyla yıkanmış onbinler, çağlayan gibi üzerimize, üzerimize geliyor. Anlaşılmaz bir durum. Sanki Kâbe’ye doğru ulaşmak gayretinde yalnızca biz gibiyiz. Üzüldüm. Herkes Kâbe’ye ulaşmış da yalnızca biz mi geri kalmıştık? Önümüzde bembeyaz bir sel halinde Kâbe’den akan, Kâbe ile aramıza giren, onbinler. Çevremizde yükselen koca koca binalar. Her adım, aşılması imkansız mesafe, her saniye geçmesi mümkün olmayan asırlar gibi... İşte Harem-i şerif Hedefimiz, Kâbe-i muazzamaya ulaşmak. Çok zorlu mücadeleden, göğüs göğüse çarpışmalardan sonra Kâbe’yi çevreyelen Harem-i şerifi gördüm. Tıkandım kaldım, boğazım düğümlendi, ağlamak istiyorum, ağlayamıyorum. Harem-i şerif karşımdaydı. En mübarek yeri çevreleyen mübarek çember. Bütün haşmetiyle... Ve yürüdük Harem-i şerife doğru. Muammer Gürbüz ağabey ve ben, İsmail Mahnoli ağabeyi aramıza almış kollarına yapışmışız. İsmail ağabey tembihliyor: Sakın ben tamam demeyince gözünüzü yerden kaldırmayın. Yoksa, Kâbe’yi kıyısından köşesinden görür, çok büyük bir şerefi kaçırırsınız. Sizi öyle bir yere götüreceğim ki, bir anda bütün haşmetiyle Kâbe’yi karşınızda bulacaksınız. Heyecan anlatılır gibi değil. Harem-i şerif içinde ilerliyoruz. Mermer direkler, Kâbe’ye yürüyenler, Kâbe’yle şereflenmiş halde dönenler. Gözlerimiz yerde. Basamak basamak indik. İslam aleminin en büyük alim ve evliyası İmam-ı Rabbani hazretlerinin sözleri aklıma geliyor: “İnsanların ve meleklerin şekilleri Kâbe’nin şekline secde ettikleri gibi, bu suretlerin hakikatleri de Kâbe’nin hakikatine secde etmektedir. Kâbe’nin hakikati, bütün hakikatlerin üstündedir. Bu hakikat, mahlukların hakikatleri ile ilahi hakikatler arasında geçit gibidir. Kâbe, dünyada şaşılacak bir şeydir. Görünüşte dünyadaki evlerdendir, hakikatte ise Ahirettendir.” Ve İsmail ağabey, kaldırın başınızı dedi. Kaldırdım, o anı nasıl anlatmalı ki... Eller ve gönüller duaya durdu. Önce okunması istenen dualar, sonra kendimize, yakınlarımıza ve bize dua ile vasiyet edenlere... Kâbe’yi sol yanımıza alıp Hacerül esvedin bulunduğu Rüknü Hacer-i Esvedden, Cennetten gelen taşın bulunduğu köşeden tavafa başlıyoruz. Ama önce, Hacer-i Esvede dönüp Bismillahi Allahü ekber diyerek ellerinizi kulak hizasına kaldırıp yüzümüze sürüyoruz, yani istilam yapıyoruz. Asıl olan, el ve yüzü bu mübarek taşa sürerek tavafa başlamak. Ancak, etrafındaki kalabalık sebebiyle bu mümkün değil. İstilamla tavafa başlıyoruz. Anlayana, hissedene bunda da nice feyiz ve bereketler var. Başkalarını bilmem, ama tavafta en etkilendiğim an, Hacer-i evsed taşına istilam anıydı. Dönüşe katıldık Rivayette, Âdem aleyhisselam Kâbe’yi inşa ettiğinde Melekler, Cennet’ten Hacer-i esved taşını getirirler. Bu taşın içinde, insanların, misak gününde verdikleri kulluk etme sözünün ilahi belgesinin bulunduğu rivayet edilir. Kâbe’yi tavaf etmeğe çalıştık. Ama düzensiz bir biçimde, sıkışa sıkışa, üst üste. Tavaf ederken, özellikle Makam-ı İbrahim hizasında kılınan namazlar, bir anda tavafın akışını kesiyor. Tavafla, Kainat’taki zerreden kürreye ebedi hakikat etrafından dönüşe biz de katıldık. Bu dönüşün bir parçası olmağa çalıştık. Tavafı bitirdikten sonra, iki rekat namaz kıldık. Bu; Kâbe’nin karşısında kıldığım ilk namazdı. Arada maddi duvarlar olmadan. Peki manevi duvarlar? Onları kaldırabilenler, yaradılış, kulluk sırrına erenler. Tavaftan sonra, Safa ve Merve arasında say ettik, yürüdük. Hacer validemizin sünneti yaşayabilmek, onun ıstırabını, evlat, su, dağlar arasında yalnızlık endişesini bir nebze olsun duyabilmek için. Kâbe’yi ilk görme, ilk tavaf ve say sonrası ayrıldık... Hayatımızın en büyük güzelliğine kavuşma sevinciyle... ------ Diyanet’e tam not MEKKE - Türkiye’den mübarek topraklara gelişlerini tamamlayan Türk hacı adayları, büyük bir coşku ve heyecan içinde arefe gününü bekliyor. Bu arada umre ve nafile tavaflarını yapıyor, mukaddes yerleri ziyaret ediyorlar. Önce gelen hacılar, Medine’ye uğrayıp Peygamber efendimizin kabrini ziyaret edip, onun mescidinde 40 vakit namaz kıldıktan sonra Mekke’ye geliyor. Kendileriyle görüştüğümüz Türk hacı adayları, Türkiye’de yakınlarının kendilerini merak etmemelerini ve sıhhatlerinin yerinde olduğunu söyledi. Hacı adayları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın verdiği hizmetlerden memnun olduklarını belirterek, “Ancak özel şirketlerin denetlenmesini istiyoruz. Bu şirketlerden bir kısmı, taahhüt ettiklerini yerine getirmiyor” şeklinde konuştu. Ispartalı hacı adayları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın verdiği hizmetleri beğendiklerini ifade ederek, “Diyanet’in özellikle sağlık hizmetlerinde yalnızca Türk hacılara değil, diğer hacılara hizmet vermesinden memnunuz. Türk hacı adayları, her şeyiyle diğer hacı gruplarından ayrılıyor” dedi. Ispartalı bayan hacı adayları, Diyanet İşleri Başkanlığı’na tam not verdi (üstte). 93 yaşında hanımıyla birlikte hacca gelen Denizlili Halil Gündüz, mübarek topraklarda bulunmaktan çok memnun olduğunu söyleyerek, “Yüce Mevlam, bütün Müslümanlara böyle bir güzellik yaşamayı nasip etsin” şeklinde konuştu (solda). ------ Yedi Türk hacı adayı vefat etti MEKKE - Hac görevi için kutsal topraklara giden Türk hacı adaylarından 7’si daha öldü. Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Daire Başkanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, hac görevini yerine getirmek için kutsal topraklarda bulunan Türk hacı adaylarından 7’si daha çeşitli sebeplerle hayatını kaybetti. Ölen Türk hacı adaylarının isimleri şöyle: İzzettin Mumcu (Adana), Nazmi Sarıbay (Hatay), Fatma Kazan (Eskişehir), Tosun Yeğin (Hollanda), Arif Güven (Amasya), Alişir Çoban (Kocaeli) ve Ayşe Devrez (Ankara). Bu yılki hac döneminde, 3 Aralık 2005 tarihinden bugüne kadar Mekke ve Medine’de ölen Türk hacı adayı sayısı ise 24’e ulaştı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT