BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkes Ankara’ya geliyor

Herkes Ankara’ya geliyor

Dünyanın en ilgi çeken devlet adamlarından bazıları üst üste Ankara’ya geliyorlar. Afganistan Cumhurbaşkanı Hamîd Karzâî, 2006 ziyaretlerini başlattı. Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Dquste-Blazy, Japonya Başbakanı Koizumi, İsrail Başbakanı General Ariel Şaron, beklediklerimiz arasındadır. Daha ilginci İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Jack Straw’ın bu ayın sonunda yapacağı ziyarettir. Bize Brüksel’de müzakere tarihi alabilmek için Avusturya dışişleri bakanı hanımefendi ile 36 saat konuşmasını unutmadık. Avusturya’nın tarihine geçmesi lâzım. Neyse Avusturya, Türkiye ile birlikte Hırvatistan’ı da araya sokuşturdu.



Dünyanın en ilgi çeken devlet adamlarından bazıları üst üste Ankara’ya geliyorlar. Afganistan Cumhurbaşkanı Hamîd Karzâî, 2006 ziyaretlerini başlattı. Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Dquste-Blazy, Japonya Başbakanı Koizumi, İsrail Başbakanı General Ariel Şaron, beklediklerimiz arasındadır. Daha ilginci İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Jack Straw’ın bu ayın sonunda yapacağı ziyarettir. Bize Brüksel’de müzakere tarihi alabilmek için Avusturya dışişleri bakanı hanımefendi ile 36 saat konuşmasını unutmadık. Avusturya’nın tarihine geçmesi lâzım. Neyse Avusturya, Türkiye ile birlikte Hırvatistan’ı da araya sokuşturdu. Ama en ilginç ziyaretçilerimiz ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Peter Pace ile ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’dır. Şubat içinde bekliyoruz. Onlarla ne konuşacağız? Biz, alelusul Amerika’nın Kerkük, Türkmenler ve bilhassa PKK konularındaki vaatlerini tutmadığından feryad ve figan edeceğiz. Ancak Miss Rice ile General Pace, hükûmetimiz ve generallerimizle şikâyet dinlemek üzere konuşmak için gelmiyorlar. Bizden görecekleri yakınlık derecesinde Suriye ve İran meselelerini açacaklar. Var mısınız, yok musunuz? ve Var iseniz ne dereceye kadar varsınız? diyecekler. İran’a karşı üslerimizi kullanmak, aysbergin görünen ucu. İzin vermediğimiz takdirde, Bulgaristan ve Romanya’dan Ermenistan ve Kürdistan’a kadar nice devlet, üslerini açmaya hazır. İngiltere ile İsrail’i saymıyorum bile. Zaten Amerikan donanması hem Basra Körfezi’nden, hem Doğu Akdeniz’den hava harekâtı yapabilir. Hind Okyanusu ve Akdeniz’deki Amerikan donanmaları bu gibi işler için mevcuttur. Onun için Türkiye’den fazlası istenecek ve birtakım vaadlerde bulunulacaktır. Tam bu sırada Sayın Erdoğan’ın Başkan Vladimir Putin’e, Amerika’ya İran için üs vermeyeceğimiz sözlü vaadi basına sızdırıldı. Gene tam bu sırada Rusya, doğal gaz ile ikinci soğuk savaş dönemini başlattı, (bu ifade The Times’a ait.) Dün yazdım. Önemine binaen yarın aynı konuya devam etmeyi dünüyorum. (Dünkü yazımda Rusya’dan ayrılan 4 Sovyet cumhuriyeti ifadesi 14 sovyet cumhuriyeti olacaktı, özür diliyorum). Amerika, Irak’ı üçe ayırdı. Suriye ve İran’da da benzer operasyonlar için kararlılığı, Rusya’nın Avrasya politikasına ters düştü. Türkiye’nin millî politikası hangi çizgilerde kesişiyor? Bizim için hayatî mesele budur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT