BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gülcan acıyarak baktı adama!..

Gülcan acıyarak baktı adama!..

Mehmet Ali Bey Gülcan’ın kısık sesle anlattıklarını büyük bir dikkatle dinlemişti. Zaman zaman onun da gözleri dolmuş, zaman zaman öfkelendiği, göz bebeklerindeki parıltılardan belli olmuştu. Genç kadın sözlerini bitirirken dudaklarını ısırmıştı:



Mehmet Ali Bey Gülcan’ın kısık sesle anlattıklarını büyük bir dikkatle dinlemişti. Zaman zaman onun da gözleri dolmuş, zaman zaman öfkelendiği, göz bebeklerindeki parıltılardan belli olmuştu. Genç kadın sözlerini bitirirken dudaklarını ısırmıştı: - Benim kaderim buymuş, elden ne gelir... Yaşlı adam başını kaldırdı. Koltukta bacak bacak üstüne oturuyordu: - Üzülme kızım. Hepimizin hayatında çeşitli olaylar var. Herkesin bir kaderi var. Bak ben de canımdan çok sevdiğim, hayatımın en kıymetli iki varlığını aynı anda yitirdim. Kızımı ve karımı. Onları bir trafik kazasında kaybettim. Yapayalnız kaldım dünyada. Çok param var, çok zenginim. Saygın bir yerim var toplumda ama ne çare ki canlarım yok... Ebediyen onlar yok artık. Gülcan acıyarak baktı adama. Yatağından kalkıp onun yanındaki koltuğa oturdu. Koluna dokundu yaşlı adamın. Sesi titriyordu. Yürekten üzüldüğü belliydi bakışlarından: - Üzülmeyin, ölüm acısının ne denli yıpratıcı olduğunu, insanı nasıl çaresiz bıraktığını bilirim. Anneciğimin ölümüyle dünyam yıkıldı sanmıştım. Yıkıldı ama Allah bize bir ömür vermiş, biz geride de kalsak onu yaşamak zorundayız. Herkes gibi biz de sıramızı bekleyeceğiz. Mehmet Ali Bey sevgiyle baktı Gülcan’a. Genç kadının kendi derdini bırakıp onu teselli etmeye çalışması çok hoşuna gitmiş, duygulanmıştı. - Bak Gülcan kızım, ben senin neredeyse deden yaşındayım. Bundan sonra sen benim himayemdesin. Bebeğini benim yanımda dünyaya getirirsin. Ben seni ilk anda, o ağacın altında titrerken gördüğüm zaman kızıma benzettim. Seni onun yerine koyuyorum. Eğer sen de istersen kal burada. Benim kızım ol. Sana ve dünyaya gelecek evladına iyi bir hayat temin eder, yıllardır hasretini çektiğin sıcacık bir baba şefkatini esirgemem. Ben de mutlu olurum, hayata bağlanırım. Ne dersin yavrum? Gülcan’ın gözlerinden iki damla yaş süzüldü: - Ben dünyada artık hiç iyi insanların kaldığına inanmıyordum. Bütün güvenimi yitirmiştim biliyor musunuz? Peki demekten başka çarem var mı benim Mehmet Ali Baba? Allah’a şükürler olsun ki siz çıktınız karşıma... Yoksa her şeyi göze almıştım ben... Mehmet Ali Bey şefkatle baktı zavallıya: - Hiç üzülme artık. Ama söylemek istediğim bir şey var. Babanı bulmak istiyorum. Nerede olduğunu bilmek istiyorum. Merak etme sen on sekiz yaşını doldurmuş, reşit olmuş bir insansın. Sana zorla hiçbir şey yaptıramaz. Ama onu kontrol altında tutmak gerektiğini söylüyor tecrübelerim. Senden bahsedecek falan değilim. Sadece merak benimki... Kızmazsın değil mi? Gülcan boynunu büktü: - Siz daha iyi bilirsiniz efendim... - Haydi bakalım, şimdi rahatça yat uyu... Biliyorsun bir hafta kımıldamak yok. Çok gıdasız ve bakımsız kalmışsın. Doğacak bebeğe yazık evladım... Gülcan huzur içinde hissetti kendisini. Bu duyguyu daha önce hiç yaşamamıştı. Sevgiyle gülümsedi... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT