BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Acı bir fren sesi duyuldu!

Acı bir fren sesi duyuldu!

Halit köşkten ayrıldıktan sonra deniz kenarında bir müddet oturup ne yapması gerektiğini düşündü. Erol’dan duydukları aslında şok etkisi yapmıştı. Gülcan’a öfke kusuyordu içinden. Dişlerinin arasından hiddetle söylendi kendi kendine:



Halit köşkten ayrıldıktan sonra deniz kenarında bir müddet oturup ne yapması gerektiğini düşündü. Erol’dan duydukları aslında şok etkisi yapmıştı. Gülcan’a öfke kusuyordu içinden. Dişlerinin arasından hiddetle söylendi kendi kendine: “Seni sürtük seni! Bir oturamadın oturduğun yerde, ne istersin bilmem ki, bulmuşsun yağlı kapı, kır boynunu otur. Ne halt etmeye çeker gidersin. Kim bilir kimin peşinden çekip gittin. Ne yapacağım şimdi ben. Kırk yılda bir banka gibi bir adam bulmuştum. İstediğim zaman istediğim kadar parayı koparıyordum. Kız ben seni bulursam lime lime doğramaz mıyım?!.” Sabahleyin tanımadığı bir adamdan aldığı sigara paketinden son sigarasını çıkartıp yoldan geçen birinden ateş isteyerek yaktı. “Bırakmayayım bu Erol’un peşini. Karısına sahip çıkmadığı için tepesine çökerim. Polise falan gitmekle tehdit ederim. Başka yapacak bir şey yok!..” Kendi kendine söylenerek yürüyordu. Yaşadığı mahalleye dönecek para yoktu cebinde. Hâlâ Erol’un villasının karşısındaydı. Aşağı yukarı dolanıyordu. Birden villanın kapısından Erol’un spor arabasının çıktığını görüp ani bir hareketle atıldı arabanın önüne: - Dur bakalım, kızımın nerede olduğunu söyleyeceksin bana!.. Erol tiksinerek baktı adama. Motoru durdurup indi arabadan. Halit’in yakasına yapıştı: - Bana bak, kızın şimdi mi geldi aklına. Gitti, yok işte, kaçtı!.. Beni rahat bırak yoksa sana çok kötü ödetirim bunu... Şimdi yıkıl karşımdan... Halit hemen sinmişti. Süklüm püklüm oluverdi bir anda: - Beni yanlış anladın aslanım. Ben kızı merak ettim sadece... - Nesini merak ediyorsun, çekip gitmiş işte... Halit yutkundu: - İyi de aslanım, bari eve dönecek yol parası ver bana... Erol tiksinerek baktı karşısındaki sefil kılıklı adama. Elini cebine atıp iki tane banknot çıkartıp suratına fırlattı: - Al bunları... Bir daha çevremde görürsem mahvederim seni bilmiş ol! Dünyaya geldiğine pişman olursun. Haydi şimdi defol buradan. Bir daha da adımını atma sakın. Halit gözü dönmüş gibi aldı paraları. Yılışık bir tavırla eğildi önünde Erol’un: - Allah razı olsun aslanım senden. Tuttuğun altın olsun... Sağ ol. Söz veriyorum, bir daha gelmem... Erol hızla arabasına binip uzaklaşmıştı. Halit elindeki paralara bakıp sırıtıyordu. Günü kurtarmıştı. Heyecanla yola çıktı. Otobüs durağına gidecekti. Fakat paraları aldığı için sevinçten öylesine gözü dönmüştü ki sol taraftan hızla gelen arabayı görmedi. Acı bir fren sesi duyuldu. Halit bir anda kendini havada buldu. Acıyla inledi. Yere düştüğü zaman cansızdı. Arabanın şoförü telaş ve korkuyla indi arabadan. İnce bir kan şeridi sızıyordu Halit’in kafasından. Şoför telaşla bağırıyordu: - Benim suçum yok, atladı arabanın önüne. Yol benimdi. Toplanan birkaç kişi merakla seyrediyordu yerde yatan cesedi. Halit hırsının kurbanı olmuştu... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98028
    % 0.96
  • 5.7029
    % -0.53
  • 6.3956
    % -0.91
  • 7.0772
    % -1.06
  • 258.521
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT